23. bölüm · SON YOKLAMA

BÖLÜM 23 – YÜZÜĞÜN SAHİBİ

Emirhan D

Saat 22.17

Su deposundan çıkarılan fotoğraf, laboratuvar masasının üzerine dikkatlice yerleştirildi.

Kimse konuşmuyordu.

Herkes aynı siyah taşlı yüzüğe bakıyordu.

Komiser Murat Aydın sessizliği bozdu.

"Bir yüzük, tek başına hiçbir şey ispatlamaz."

Elif başını salladı.

"Ama bir örgütün sembolü olabilir."

---

Fotoğraf yüksek çözünürlükte tarandı.

Yüzük büyütüldü.

Siyah taşın üzerine çok ince işlenmiş bir şekil ortaya çıktı.

Bir baykuş değil...

Bir pusula.

Pusulanın kuzeyi gösteren oku kırılmıştı.

Komiser not defterine küçük bir çizim yaptı.

"Baykuş bizi Gece Nöbeti'ne götürdü."

"Bu pusula ise..."

"...başka birine."

---

22.54

Şehir müzesinden eski okul fotoğrafları istendi.

Görevli, yıllardır açılmamış bir kutuyu gönderdi.

Kutunun içinde açılış törenine ait onlarca fotoğraf vardı.

Komiser tek tek incelemeye başladı.

Üçüncü fotoğrafta gözü bir ayrıntıya takıldı.

Okulun kurucuları ön sırada duruyordu.

Arka tarafta ise öğretmenler.

Ve en sağ köşede...

Takım elbiseli genç bir adam.

Sağ elinde aynı siyah taşlı yüzük.

Fotoğrafın altında isimler yazıyordu.

Komiser parmağını yavaşça son ismin üzerine koydu.

Orhan Vardar

"Bu kim?"

Müdür Kemal dosyayı aldı.

Uzun süre baktı.

"Resmî kayıtlarda..."

"...okulun ilk disiplin kurulu başkanı."

---

"Sonra ne olmuş?"

"Dosyada ölüm tarihi var."

"Tarih?"

"2001."

Komiser birkaç saniye düşündü.

"Eğer 2001'de öldüyse..."

"...bugünkü cinayetleri işlemesi mümkün değil."

Elif gülümsedi.

"Demek ki ilk kez gerçekten geçmişin peşindeyiz."

---

23.26

Laboratuvarda fotoğrafın arka yüzü incelenirken yeni bir ayrıntı bulundu.

Çıplak gözle görünmeyen yazılar, özel ışık altında ortaya çıktı.

«'Sınıf değişir.'»

«'Öğretmen değişir.'»

«'Ama nöbet bitmez.'»

Komiser satırları defterine geçirdi.

"Bunun anlamı ne olabilir?"

Kimse cevap veremedi.

---

Tam o sırada genç polis Yusuf heyecanla içeri girdi.

"Komiserim!"

"Nedir?"

"Eski disiplin kurulu kararlarını bulduk."

Kalın klasör masaya bırakıldı.

Kararlar tek tek incelendi.

Çoğu sıradan disiplin cezalarıydı.

Kopya...

Kavga...

İzinsiz çıkış...

Son sayfalardan biri eksikti.

Koparıldığı belliydi.

Fakat karbon kâğıdının izi hâlâ duruyordu.

Elif özel ışığı açtı.

Silik harfler yavaş yavaş görünmeye başladı.

«Karar No: 47»

«"...öğrencinin resmî kayıtlardan çıkarılmasına..."»

Komiser kaşlarını çattı.

"Resmî kayıtlardan çıkarılmasına mı?"

Müdür şaşkınlıkla dosyaya baktı.

"Böyle bir ceza olamaz."

"Olmamış zaten."

Komiser satırı dikkatle okudu.

"Biri bunu resmî karar gibi yazmış."

Altındaki isim tamamen kazınmıştı.

Sadece ilk harf kalmıştı.

A...

---

23.58

Komiser odadan çıkıp boş koridora yürüdü.

Bir gündür ilk kez okul sessizdi.

Ne telefon çalıyordu...

Ne koşuşturan polisler vardı.

Tam merdivenlere yönelirken, eski zil kendiliğinden tek kez çaldı.

Dın...

Murat olduğu yerde durdu.

Bu kez elektrik kesilmedi.

Kimse bağırmadı.

Sadece zayıf bir çocuk sesi duyuldu.

Nereden geldiği belli değildi.

«"Geç kaldınız..."»

Komiser hızla sesi takip etti.

Koridorun sonunda kimse yoktu.

Yalnızca açık kalmış küçük bir pencere vardı.

Rüzgâr, duvardaki eski yoklama listesini hafifçe sallıyordu.

Listeye yaklaşınca daha önce fark edilmemiş tek bir satır gördü.

Kurşun kalemle çok hafif yazılmıştı.

«"İlk kurban ölen kişi değildir."»

Komiser gözlerini kapattı.

Artık emindi.

Bu soruşturmada "ilk kurban", ilk öldürülen kişi değil...

İlk yok sayılan kişiydi.

Ve bütün cinayetler, yıllar önce bir çocuğun adının silinmesiyle başlamıştı.