15. bölüm · SON YOKLAMA

BÖLÜM 15 – İLK KURBAN

Emirhan D

Saat 07.08

Güneş yükselmeye başlamıştı.

Ancak okulun taş duvarları hâlâ geceyi yaşıyor gibiydi.

Komiser Murat Aydın, çatıda yazılan cümleyi defalarca okuyordu.

«"Gerçek katili bulmak istiyorsan önce ilk kurbanı bul."»

Elif sessizliği bozdu.

"Efe ilk kurban değilse..."

"...ilk kurban kim?"

Komiser'in aklına tek bir isim geldi.

Aras Demir.

Ama içindeki ses bunun da doğru olmadığını söylüyordu.

---

07.22

Polisler 1998 yılına ait bütün dosyaları yeniden masaya yatırdı.

Yangın raporları...

İfade tutanakları...

Gazete haberleri...

Hepsinde aynı ayrıntı vardı.

Altı öğrencinin adı geçiyordu.

Fakat Komiser, dosyaların en arkasında zımbalanmış ince bir belge fark etti.

Belgenin başlığı:

"Psikolojik Değerlendirme Raporu."

İlk sayfa boştu.

İkinci sayfada tek bir cümle yazıyordu.

«"Olaydan sağ kurtulan öğrencilerle görüşüldü."»

Komiser yerinden doğruldu.

"Bir dakika..."

Elif de fark etmişti.

"Sağ kurtulan öğrenciler mi?"

Ama resmî kayıtlara göre...

Yangından kimse kurtulmamıştı.

---

Raporda yalnızca bir isim okunabiliyordu.

Mürekkep dağılmıştı.

"...ir Dem..."

Komiser nefesini tuttu.

"Dem..."

"Demir olabilir."

Ama isimin ilk harfleri okunmuyordu.

Aras mı?

Onur mu?

Yoksa bambaşka biri mi?

---

Tam o sırada yaşlı bahçıvan Ali kapıyı çaldı.

"Komiser Bey..."

"Evet?"

"Size göstermek istediğim bir yer var."

Bahçıvan, okulun en eski bölümüne doğru yürümeye başladı.

Binanın arkasındaki taş duvarın önünde durdu.

Duvarın büyük kısmı sarmaşıklarla kaplıydı.

Ali dalları kenara çekti.

Arkasında paslı bronz bir plaka vardı.

Plakanın üzerindeki yazılar neredeyse silinmişti.

Komiser parmaklarıyla üzerindeki yosunu temizledi.

Şu cümle ortaya çıktı:

«"Bu bina, 1998 yılında yaşanan elim olay nedeniyle yeniden inşa edilmiştir."»

Elif şaşkınlıkla etrafına baktı.

"Yeniden mi inşa edilmiş?"

Komiser yavaşça başını kaldırdı.

Bu okul...

Yangından sonra tamir edilmemişti.

Baştan yapılmıştı.

---

"Eski bina nerede?" diye sordu Komiser.

Bahçıvan, okulun arkasındaki sık çam ormanını işaret etti.

"Temelleri hâlâ duruyor."

---

Yaklaşık on dakika sonra ekip ormanın içine ulaştı.

Yoğun otların arasında taş basamaklar görünüyordu.

Eski okulun temel kalıntıları...

Yanmış tuğlalar...

Ve çökmüş duvarlar...

Komiser eğilip toprağı inceledi.

Bir köşede siyahlaşmış küçük bir çocuk ayakkabısı duruyordu.

Numarası çok küçüktü.

Yaklaşık otuz üç.

Elif şaşkınlıkla konuştu.

"Yatılı lise öğrencisinin ayağı için küçük."

Komiser de aynı şeyi düşündü.

Bu ayakkabı...

Lise öğrencisine ait değildi.

---

Tam o sırada metal dedektörü kullanan polislerden biri seslendi.

"Burada bir şey var!"

Toprak dikkatlice kazıldı.

Yaklaşık yarım metre derinde küçük, paslı bir teneke kutu bulundu.

Kutunun içinde yangından zarar görmüş öğrenci kimlikleri vardı.

Bir...

İki...

Üç...

Dört...

Beş...

Komiser tek tek masaya dizdi.

Hepsi dosyalarda adı geçen öğrencilere aitti.

Ama kutunun en altında altıncı bir kimlik daha vardı.

İsmi gören herkes donup kaldı.

MURAT AYDIN

Komiser'in eli titredi.

Fotoğraftaki çocuk yedi yaşlarındaydı.

Ama soyadı...

Doğum tarihi...

Her şey kendisininkiyle aynıydı.

Elif fısıldadı.

"Komiser..."

"Bu nasıl mümkün olabilir?"

Murat cevap veremedi.

Çünkü ilk kez soruşturma yalnızca görevi olmaktan çıkmıştı.

Birileri...

On sekiz yıl önce onun adını da bu okulun kayıtlarına yazmıştı.