35. bölüm · SON YOKLAMA

BÖLÜM 35 – İTİRAF

Emirhan D

Saat 06.58

Konferans salonunda kimse kıpırdamıyordu.

Komiser Murat Aydın silahını doğrultmuştu.

Sahnenin üzerindeki siyah kapüşonlu adam ise olduğu yerde sakin bir şekilde duruyordu.

"Silahını bırak!"

Adam hafifçe gülümsedi.

"Hayır."

"Sonun geldi."

"Ben son değilim, Komiser."

"...Ben sonucun ta kendisiyim."

---

Özel harekât ekibi salonun iki yanından sessizce ilerledi.

Tam adamı çevreleyecekleri sırada...

Salonun bütün ışıkları söndü.

Üç saniye...

Dört saniye...

Beş saniye...

Acil durum ışıkları yandığında sahne boştu.

Kapüşonlu adam kaybolmuştu.

Yerde yalnızca siyah kapüşonlu mont duruyordu.

Elif montu kaldırdı.

İçi bomboştu.

Arka tarafta ise küçük bir servis kapağı açıktı.

Adam yine gizli geçitlerden kaçmıştı.

---

Komiser montun cebini kontrol etti.

İçinden küçük bir ses kayıt cihazı çıktı.

Cihaz otomatik olarak çalışmaya başladı.

Hoparlörden aynı sakin ses yükseldi.

«"Yakalanmak isteseydim..."»

«"...yirmi sekiz yıl saklanmazdım."»

Ardından kısa bir sessizlik oldu.

«"Bugün sana her şeyi anlatacağım."»

«"Çünkü artık zamanı geldi."»

---

Saat 07.24

Ekip kayıt cihazını dinlemeye devam etti.

«"1998 yılında bu okulda yedi çocuk vardı."»

«"Altısı zengin ailelerin çocuklarıydı."»

«"Biri ise kimsesizdi."»

«"O çocuk..."»

«"...Arın Kaya'ydı."»

Komiser not almaya başladı.

Ses devam etti.

«"Arın hiçbir zaman resmî öğrenci olmadı."»

«"Çünkü devlet korumasındaydı."»

«"Okul yönetimi onu kayıt dışı tuttu."»

«"Bir sorun çıkarsa..."»

«"...hiç burada olmamış gibi davranacaklardı."»

Salonda ağır bir sessizlik oluştu.

---

Kayıttaki ses ilk kez öfkelendi.

«"Yangın çıktığında altı çocuk dışarı çıkarıldı."»

«"Bir kişi içeride bırakıldı."»

«"Çünkü resmî kayıtlarda yoktu."»

Elif'in gözleri doldu.

"İnanılır gibi değil..."

Komiser'in yumrukları sıkılmıştı.

---

Tam o sırada kayıt beklenmedik bir cümleyle devam etti.

«"Ama size söylenen en büyük yalan..."»

«"...Arın'ın öldüğü yalanıdır."»

Komiser başını kaldırdı.

Ses devam etti.

«"Arın yangından kurtuldu."»

«"Onu ben çıkardım."»

Odadaki herkes birbirine baktı.

"Ben mi?"

"Kayıttaki kişi kim?"

---

Kayıt cevap verir gibi devam etti.

«"Ben o gün on altı yaşındaydım."»

«"Okulun elektrik işlerinden sorumlu stajyer öğrencisiydim."»

«"Yangını gördüm."»

«"Arın'ı bodrumdaki havalandırmadan çıkardım."»

«"Ama..."»

«"...onu koruyamadım."»

Komiser'in aklına ilk kez yeni bir ihtimal geldi.

"Katil..."

"...Arın değil."

---

Ses son kez konuştu.

«"Gerçek katil..."»

«"...o gece yangını çıkaran kişi değildi."»

«"Gerçek katil..."»

«"...her şeyi görüp sustu."»

Kayıt sona erdi.

---

Saat 08.03

Tam bu sırada Elif'in telefonu çaldı.

Arayan laboratuvardı.

"Komiser Hanım."

"Evet?"

"Kapüşonlu monttan DNA elde ettik."

"Sonuç?"

Laboratuvardaki görevli birkaç saniye sustu.

Sonra şaşkın bir ses tonuyla konuştu.

«"DNA, sistemde kayıtlı biriyle eşleşti."»

Elif nefesini tuttu.

"Kim?"

Görevlinin verdiği isim...

Odadaki herkesi donup bıraktı.

«"Komiser Murat Aydın."»

Salonda derin bir sessizlik oluştu.

Murat yavaşça Elif'e baktı.

"Bu..."

"...imkânsız."

Ama laboratuvar raporu önlerindeydi.

Ve ilk kez...

Soruşturmanın merkezine bizzat Komiser'in kendisi yerleşmişti.