9. bölüm · Sevgili Polis

Bölüm 9

Esmwrites

‎“Tarçın’ın Devriyesi”

‎Sabah gözümü açtım, bir gariplik vardı.
‎Sessizlik.
‎Normalde Tarçın çoktan miyavlayarak “kalk kahvaltı hazırla!” triplerine başlamış olurdu.

‎“Tarçın?”
‎Yatak altı. Yok.
‎Koltuk. Yok.
‎Kedi yatağı, perde arkası, mutfak dolabı…
‎TARÇIN YOK!

‎Kalbim hızla çarpmaya başladı.
‎Ayakkabımı bile ters giyip kendimi dışarı attım.
‎“Sokakta mısın Tarçın? Tarcıııın??”
‎Sesim çatladı, yüreğim ağzımda.

‎Yarım saat geçmişti ki, kapı çaldı.

‎Açtım.
‎Atlas.
‎Kucağında, gıcık gıcık surat yapan minik kahverengi bir Tarçın!

‎“Merhaba Rüya Hanım,” dedi, gözlerini kısmış gülümseyerek.
‎“Devriye gezerken peşimden geldi. Kafanızdayken kaybolmuş sanırım. Ama öyle bir miyavladı ki sanki ‘Ben Atlas’layım!’ der gibiydi. Kıyamadım, biraz benle takıldı.”

‎Ben şok.
‎Tarçın bana döndü.
‎“Miyav.”
‎(Çeviri: Ben Atlas’ı seçtim.)

‎Bir an durdum, ellerimi belime koydum.
‎“Tarçın! Beni mi sattın??”
‎Tarçın gözlerini devirdi. (Cidden.)

‎Atlas kıkırdadı.
‎“Beni rakip olarak görmen çok hoşuma gitti ama, merak etmeyin, Tarçın’ı kaçırmadım. O beni seçti.”

‎Ben utandım.
‎Kıpkırmızı oldum.
‎“Hımm... şey... ben… Teşekkür ederim Sevgili Polis.”

‎“Ne demek. Artık Tarçın da devriyeye çıkıyor sayılır.”

‎Tam kapatacaktım ki, Tarçın bir daha miyavladı.
‎Sanki diyordu ki:
‎“Ben artık Sevgili Polis’in kedisiyim. Anca beraber, kanca beraber!”