26. bölüm · Sevgili Polis

Bölüm 26

Esmwrites

‎Sabah – Kafe Önü

‎Rüya aceleyle kapıyı açar, tam her şey yerli yerindeyken birden bire aklına gelir:

‎> “Telefon! Evde kaldı!!”

‎Kafeden çıkarken Tarçın arkasından miyavlar:
‎Miyav! (İyi başladık, yine tempolu romantizm geliyor.)



‎Rüya sokaktan koşarak dönerken, aynı anda karşıdan Atlas gelmektedir.

‎> Atlas, kahve almak için gayet cool bir şekilde yürürken...

‎BAM!



‎Rüya Atlas’a çarpar ve direkt onun üstüne düşer.
‎İkisi de yere düşer ama Atlas hemen Rüya’yı tutar.
‎Yerde, Atlas’ın üstünde kalakalır.
‎Saçları dağılmış, kalbi küt küt, göz göze...

‎2-3 saniyelik o sessizlik…
‎Sanki dünya durmuş gibi.
‎Sonra Rüya bağırır:

‎> “POLİS BEY BEN NEDEN SİZİN ÜZERİNİZDEYİM?!”



‎Atlas’ın yüzünde o meşhur gülümseme:

‎> “Sanırım yer çekimi bile artık sizi bana çekiyor.”



‎Rüya hemen kalkmaya çalışır, ama eli Atlas’ın üniformasına takılır.
‎Bir yandan toparlanır, bir yandan panik yapar.

‎> “Ben sadece telefonu unuttum yani... şey... bu düşüşlerim normal değil! Yani fiziksel olarak!”



‎Tarçın yaklaşır. Gözlerini devirir:

‎> Miyav: (Tam üstüne düştün, hâlâ inkâr... pes.)



‎Atlas ayağa kalkar, elini uzatır:

‎> “İstersen bir daha düşmeden önce tutayım, garanti olsun.”



‎Rüya:

‎> “Yani... düşmem de... belki... bir ihtimal... tekrar olabilir...”



‎Baran uzaktan fısıldar:

‎> “Bunlar düşmeye değil, düşmeye devam etmeye meyilli...”



‎Tarçın:

‎> Miyav. (Bu aşk beni bile yordu ama beslenme saatim geldi.)




‎---

‎Bölüm sonu şu replikle biter:

‎> Atlas: “Siz koşmayın artık Rüya Hanım… Ben her sabah uğrayıp telefonunuzu kontrol ederim.”



‎Rüya:

‎> “Ya ben sabahları da mı utanacağım artık?!”