8. bölüm · Sevgili Polis
Bölüm 8
Bir Kalbin Bedeli”
Bugün...
Güneş doğmuştu.
Ama içimdeki gökyüzü simsiyah bir geceydi.
Her sabah “Sevgili Polis”e gülümseyerek geçen o sokakta, bu sabah gözüm bile onun yüzüne kalkamadı.
Atlas tam karşı kaldırımdan bana selam verdi.
Bense kafamı eğdim.
Yüzümde hüzün, kalbimde fırtına.
Hızla adımlarımı sıklaştırdım, sanki gözlerim yaşa değil, rüzgâra yenilmişti.
Kafeye vardığımda, kapıyı kapatır kapatmaz ağlamaya başladım.
Dizlerimin bağı çözülmüş gibiydi.
Tezgâha yaslandım.
Nefes almak bile zor geliyordu.
Tarçın gelip kucağıma oturdu, miyavladı.
Ben de usulca fısıldadım:
"Ne olacak halim Tarçın? Ne olacak?.."
Saatler geçti.
Ama zaman benim için durmuştu.
Gün batarken kapı açıldı.
Kafama bile kaldırmaya gücüm yoktu.
“Rüya Hanım, üzgün gibisiniz. Bana anlatabilirsiniz.”
O ses...
Atlas’tı.
Yüzüme baktı, ben de ona.
Gözlerim kızarmış, şişmişti.
Sustum.
Ama sonra bir anda içimde birikmiş her şey döküldü.
“Öleceğim galiba.”
Atlas’ın gözleri kocaman oldu.
“Ne dedin?”
“Öleceğim! Kurtulamam...”
Sesi bile titredi.
“Nasıl yani? Ne oldu? Neden?”
“Hastayım. Ölümcül. Ameliyat gerekiyor ama... Parası çok fazla. Öyle böyle değil...”
Gözyaşlarım tekrar aktı.
Tam o sırada telefonum çaldı.
Doktor arıyordu.
“Rüya Hanım,” dedi hoparlörden,
“Ameliyat zamanı geldi. Eğer parayı kısa sürede getirmezseniz, sizi ölüme çabuk götürecek geçici cihazı takmak zorunda kalacağız. Ama cihaz bile pahalı. Ameliyat için ödeme yapılmazsa... maalesef umut yok.”
Sessizlik oldu.
Sadece Atlas’ın sıkılan yumrukları ve iç çekişi duyuluyordu.
Sonra:
“Hazırlanın. Hastaneye ben götüreceğim sizi.”
“Gerek yok, kendim—”
“Ben götüreceğim, Rüya.”
Başımı salladım.
Hastaneye gittiğimizde, ben hazırlanırken o dışarda kaldı.
Ameliyat başlamadan önce doktor, hastaneye ödemeyi kimin yapacağını sordu.
O an Atlas öne çıktı.
“Ücretin tamamını ben karşılayacağım.”
“Emin misiniz? Miktar yüksek.”
“Onun hayatı daha yüksek.”
Birkaç saat sonra gözlerimi açtığımda, ilk duyduğum ses...
Kalp monitörünün düzenli sesi ve ardından gelen o ayakta bekleyen adamın nefesi oldu.
Kapıda Atlas vardı.
Gözleri hafif yorgundu ama tebessümü aynıydı.
Odaya girdi.
Gözlerim doldu.
Kalktım, ona sarıldım.
“Çok, çok teşekkür ederim Sevgili Polis… Gerçekten teşekkür ederim… Bu… rüya gibi.”
Atlas hafif eğildi, saçlarıma baktı.
“Sende… Rüya gibisin zaten.”
Kalbim?
Artık hızlı atmakla kalmıyor, şiir gibi atıyordu.
Belki bir doktor değil ama,
Beni iyileştiren…
O olmuştu.
