3. bölüm · Sevgili Polis

Bölüm 3

Esmwrites

‎Bölüm - Tarçın’ın Macerası

‎Domates çorbasını verdiğim günden sonra uyuduğumda öyle bir rüya görmüşüm ki!
‎Saat 12 olmuş ve ben hâlâ kalkamamışım!
‎Koşarak çıktım ve kafeye doğru gittim.
‎Saçım dağılmış, çantamı bile evde unutmuşum. Yolda birkaç kez bileğimi burkar gibi oldum ama hiç oralı değildim. İçeriye girer girmez nefes nefese kalmıştım.

‎İçerisi bomboştu. Ama sessizlik bir şeylerin ters olduğunu fısıldıyordu sanki.

‎“Tarçın?”
‎Ses yok.
‎“Tarçıncım? Nerdesin fıstığım?”

‎Normalde sabahları tezgâhın üzerine kıvrılır, ben çorba ısıtırken bile mırıldanırdı. Ama şimdi yoktu. Bir anda içimde tuhaf bir sıkışma başladı. Kalbim sanki kafesin içinde çırpınıyordu.

‎Kafamı sağa sola çevirdim, mutfağa koştum, sandalyenin altına baktım. Yok.
‎Panikten gözlerim dolmaya başlamıştı.
‎Kapıdan bir çift tanıdık ayakkabı göründü.

‎“Rüya Hanım?”
‎Sesindeki telaşlı sakinlik sadece Atlas’a özgüydü.
‎Gözlerimi sildim. “Tarçın yok! Sabah burada yoktu! Bilmiyorum nereye gitti!”

‎O hiç beklemeden ayakkabısını çıkardı, montunu astı ve "Hadi birlikte bakalım," dedi.

‎Sanki sadece kedimi değil, aklımı da kaybetmiştim.
‎O mahalledeki bütün çöp kutularına, köşe başlarına, hatta sokak lambalarının altına bile baktık.
‎Ben en sonunda kaldırıma oturdum.
‎Atlas yanımda çömeldi.
‎“O mutlaka bir yerde uyuyordur,” dedi yumuşak bir sesle. “Senin gibi.”

‎Gülümsedim ama içim hâlâ cız ediyordu.
‎Tam o anda kafemin yanındaki apartmanın çatısından bir ses geldi.
‎“Miyav.”

‎Başımı kaldırdım.
‎Tarçın.

‎“YAŞIYORUM!” diye çığlık attım.

‎Atlas kahkaha attı. “Sakin, Tarçın Beyefendi hâlâ uykulu görünüyor.”

‎Merdivenleri tırmandım, çatıya çıktım. Orada, bir karton kutunun içine kıvrılmış, keyfine diyecek yoktu.
‎Kucağıma aldım, aşağı indim.
‎Tarçın hâlâ mırıldanıyordu. Uykusunda bile...

‎Atlas bana baktı.
‎“Biliyor musun Rüya Hanım... bu küçük bey çok şanslı.”
‎“Neden?”
‎“Çünkü onu böyle seven biri var.”

‎Kalbim sanki Tarçın gibi mırıldandı o an. Ama dışım sadece gülümsedi.