13. bölüm / 15
SENSİZLİK13.Bölüm
Bölümler 15Şu an: 13.Bölüm
- 1 1.BÖLÜM3.714 kelime
- 2 2.Bölüm3.732 kelime
- 3 3.Bölüm2.004 kelime
- 4 4.Bölüm3.710 kelime
- 5 5.Bölüm827 kelime
- 6 6.Bölüm3.422 kelime
- 7 7.Bölüm1.497 kelime
- 8 8.Bölüm2.389 kelime
- 9 9.Bölüm1.526 kelime
- 10 10.Bölüm128 kelime
- 11 11.Bölüm2.432 kelime
- 12 12.Bölüm2.230 kelime
- 13 13.Bölüm758 kelime · Okuduğun bölüm
- 14 14.Bölüm2.232 kelime
- 15 Rica!!!2.232 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Birbirlerine yabancı insanlar, aynı kaldırımda yan yana yürürken aynı müziği dinlediklerinden habersizdirler.
Birbirini hiç tanımayan insanlar, aynı saatlerde aynı filmi izlediklerinden de habersizdirler.
Birlerine 'başkası' olan insanlar, aynı anda aynı yerde olduklarının farkında değildirler.
Fakat birbirleri için 'bambaşka' olan insanlar birbirlerini fark ederler.
Fark ettiklerinde, o an önemsiz gibi görünen kısacık bir bakışma yada akıllarından geçen herhangi bir düşünce, bu iki insanı çoktan birbirine düğümlemiş olur. Fakat onlar bunu anlayamazlar.
Leyla ve Ulaş, birbirine iki yabancı insan.
O zamanlar anlayamamış olsalar da birbirlerini fark etmişlerdi. Fark ettiklerinde ise, aralarında geçen o kısacık bakışma, aynı anda düşündükleri, onları çoktan düğümlemişti.
Tam o anda Leyla, kendisi için Ulaş'ın 'bambaşka' olacağını ve Poyraz'ın 'başkası' olacağını, kendinden habersizce belirlemiş oldu.
Maziden kesit
Poyraz ve arkadaşları üniversite hayatlarının son demlerini yaşıyorlardı. Haziran ayının tatlı yaz güneşi gençlerin içini gıdıklıyordu. Poyraz ile beraber toplamda beş kişi olan bu arkadaş grubu sahil kenarındaki çimlere uzanmış bol kahkahalı sohbetlerini ediyorlardı. Bu beş kişilik guruba çok geçmeden biri daha eklendi. Şevval... Poyraz'ın yakın arkadaşı olan Özkan, bir süredir ikisini tanıştırmak istediğini söylüyordu. Bugün Poyraz'ın Şevval'le tanıştığı gündü. Özkan, Poyraz'ın, Şevval'in gözüne girebilmesi için ortaya attığı fikrrine herkes hevesle katılınca, Poyraz uzun zaman sonra ilk kez eline gitarı alıp hasret kaldığı tellere dokundu.
Aynı zamanda Leyla, şehre gelmiş olmanın büyüsü içerisindeydi. Platonik sevdası Mert gitmiş olabilirdi. Bu durum Leyla'yı biraz üzse de denizi ilk kez bu kadar yakından gören Leyla için üzüntü uçup gidiyordu. Bir senedir şehirde olmasına rağmen denize bakmaya doyamıyordu. Leyla, bu zamana kadar köyünden, ilçesinden hiç çıkmamıştı. İç Anadolu'dan başka coğrafya görmemişti. Denizin tuzlu suyu, yosun kokusu, ılık esintisi, dalga ve martı sesleri, Leyla'nın neredeyse ilk kez tattığı şeylerdi. O kadar hoşuna gitmişti ki kendini her fırsatta sahil kenarında buluyor, gözlerini kapatıp saatlerce oturuyordu. Kulaklarına doluşan sesler, burnuna gelen kokular, teninde gezinen ılık meltem, Leyla'ya dinginlik ve huzur katıyordu. Gözlerini açtığına sanki yeniden doğmuş gibi hissediyordu.
Yine hep oturduğu banka kurulmuş gözlerini kapamıştı. Kulağına doluşan dalga sesleri, martı sesleri, kalabalığın sesi, simitçinin sesi derken bir melodi daha işitti. Dikkat kesildi bu sese. Çok hoş, kalın bir erkek sesiydi bu. Gitar sesiyle harmanlanan oldukça güzel bir sesti. Usulca açtı gözlerini. Sesin geldiğini yöne giderken bir gurup insanın, yarım halka şeklinde toplandığı yere doğru ilerledi.
Aynı anda Ulaş, avukatlık stajını başarıyla bitirmiş olmanın keyfini çıkarmak için Elmas'la anlaşmıştı. Her zaman buluştukları sahildeki köfte arabasının yanında Elmas'ın gelmesini bekliyordu. Beraber köfte ekmek yiyecekler, biraz sahilde takılıp güzel havanın keyfini çıkaracaklardı. Sonra da Elmas'a sürpriz yapacaktı. Yeni tuttuğu evi gösterecek, artık beraber yaşamak istediğini söyleyecekti. Akşam da kutlama yapacaklardı. Keyifliydi Ulaş. Çok çalışmış üniversiteyi bitirmişti. Elmas yanındaydı. Ailesi onunla gurur duyuyordu. Arkadaşları ile sağlam bir dostluk oluşturmuştu. Şimdi de gerçek bir avukat olacaktı. Her şey olmasını istediği gibi gidiyordu. Hayatının en güzel zamanlarıydı bu zamanlar. Ulaş içinden taşan mutlulukla, gözlerinin içi gülerek bakıyordu dünyaya. Yanından geçen insanları seyrediyor, anlık da olsa konuşmalarına kulak misafirliği yapıyordu. Bu durum hoşuna gidiyordu. Yanından akıp giden insanların hayatlarında kısacık da olsa bulunduğunu düşünüyor, bu düşünce yüzünde tatlı bir gülümseme oluşturuyordu. Ulaş'a göre avukatlık da böyleydi. Hiç tanımadığın insanların hayat hikayelerinin içine girip olaylara müdahale ediyordu. O bu düşünceler arasında Elmas'ı beklerken, bir gurup insanın yarım ay şeklinde toplandığı alan dikkatini çekti. Merakla o yöne doğru ilerledi. Yaklaştıkça gitar sesi işitiyordu.
Birbirlerine yabancı bu insanlar ilk kez o zaman karşılaşmışlardı. Poyraz'ın müziğini sakince dinleyen Leyla,kendini melodilere kaptırıyor,dalıp gidiyordu. Kalabalıkla beraber arada eşlik ediyor, bazen de sadece dinlemeyi tercih ediyordu. En sevdiği şarkı söylenmeye başlayınca şaşırsa da keyifle dinlemeye başladı. Şarkıyı söyleyen genç, şarkıyı kendince yorumlamış, yeni bir tat katmıştı sanki. Derken bakışları halkanın karşısında, onunla aynı hizada bulunan biriyle göz göze geldi.
Ulaş, yüzünde sevimli bir ifadeyle, bulunduğu yerde hafif hafif sallanan, kıvırcık saçlı, pembe yanaklı, hafif toplu, tatlı kızı seyre koyulmuştu. Tatlı kız şarkıyla beraber dalıp gitmişti sanki. Nedense bu kız Ulaş'ın içini ısıtmıştı. Onu seyre daldığının farkında bile değildi. Kız kafasını kaldırıp gözlerinin içine bakınca, kenetlendiğini hissetti.
Leyla, göz göze geldiği bu yabancıdan bakışlarını çekemedi kısa bir an "Ne kadar hoş biri." diye geçirdi içinden. Hafifçe gülümsedi bu tanımadığı yabancıya.
Ulaş, ona gülümseyen kıza aynı şekilde karşılık verdi. "Ne kadar sevimli biri." diye geçirdi içinden.
Şarkı bitti...
Poyraz onu alkışlayan herkese teşekkür ederek arkadaşlarıyla beraber ayrıldı.
Kalabalık dağıldı.
Ulaş, Elmas'ı köfte arabasının önünde beklerken gürünce, arkasını dönüp Elmas'a doğru adımladı.
Leyla kalabalıkla beraber uzaklaşırken içinden gelen bir dürtüyle arkasına baksa da görmeyi beklediği kişiyi göremedi. Çok takılmadı bu duruma yoluna devam etti.
Ulaş, Elmas'a sarılıp köfte arabasının önündeki masalara yerleşirken, dağılan kalabalığa bakındı. Gözleri ondan bağımsız davranıyor, birini arıyordu sanki. Bulamadı... Çok üstüne düşmedi bu durumun. Elmas'la beraber köfte ekmeğini yemeye koyuldu.
Bölüm etkileşimi
