8. bölüm · Sanegiyuu
8.bölüm
Sanemi kucağında Aiko'yla birlikte odanın ortasında diz çökmüş, hâlâ uykulu gözlerle Giyu’yu izliyordu. Giyu, aceleyle küçük kızın minik battaniyesini getirdi, ardından yanlarına gelip yere diz çöktü. Aiko hâlâ arada hıçkırıyor, Giyu’nun boynuna sıkıca sarılıyordu. Sanemi, Aiko’nun sıcak nefesini boynunda hissederken bir yandan elini sırtında gezdiriyor, onu sakinleştirmeye çalışıyordu.
Giyu, Aiko’nun alnına yumuşak bir öpücük kondurdu.
"Tamam… tamam canım, anne buradayım… Ne gördün rüyanda anlatmak ister misin?"
Aiko önce başını hayır anlamında salladı, ama birkaç saniye sonra titrek sesiyle fısıldadı:
"Bir iblis… seni yedi… baba da yoktu… ben tek kaldım…"
Bu cümle hem Giyu’nun hem Sanemi’nin yüreğini delip geçmişti. Sanemi, çenesini Aiko’nun başına yasladı, gözlerini kapattı ve dudaklarını ısırdı. Giyu, ellerini minik kızın yanaklarına götürüp başını kendine çevirdi.
"Beni hiçbir şey yemez Aiko… Hiçbir şey. Beni bu dünyada en çok senin gülüşün korur. Unutma mı bunu?"
Aiko, gözyaşlarının arasından belli belirsiz bir tebessüm etti. Giyu, onu tekrar sardı, sonra bir eliyle Sanemi’ye işaret etti:
“Yatağımıza götürelim. Bu gece bizimle uyusun…”
Sanemi başını salladı. Sessizce ayağa kalktı, ardından Aiko’yu Giyu’dan nazikçe aldı. Minik kızı kucağında taşırken, bir yandan da yüzünü tekrar öpüyordu.
Giyu lambayı kapattı, üçü birlikte yatak odasına yöneldi. Yatakta ortada Aiko yatacak şekilde yerleştiler. Giyu, Aiko’nun soluna geçti; Sanemi ise sağ tarafına… Üçü battaniyenin altına girdiğinde odada derin bir huzur yayıldı.
Giyu, Aiko’nun saçlarını okşayarak fısıldadı:
"Sen ne zaman korksan… ne zaman yalnız hissetsen… biz hep yanında olacağız. Hep."
Sanemi bir elini Giyu’nun elinin üzerine koydu. Diğer eliyle Aiko’nun sırtını okşadı.
"İblisler kabus olur, ama gerçek hayatta biz varız. İkimiz. Seni kimse alamaz bizden, tamam mı kuzum?"
Aiko sonunda gözlerini kapadı. Birkaç dakika sonra nefesi yavaşladı, huzurla uykuya daldı.
Sanemi, Giyu’ya doğru başını çevirdi. Fısıltıyla konuştu:
"Bu kız… bizim mucizemiz. Bu kadar küçük bir kalp… nasıl bu kadar derin korkular taşır, Giyu?"
Giyu gözlerini kapattı, titrek bir nefes verdi.
“Çünkü bizim geçmişimiz ona işlemiş olabilir… ama biz o geçmişi değiştirebiliriz.”
Sanemi elini Giyu’nun yanağına götürdü, başını öne eğip alnına hafifçe değdirdi.
“Ve değiştireceğiz. Onu korkularla değil, sevgiyle büyüteceğiz.”
Odada sadece Aiko’nun huzurlu nefesi, dışarıda yağan gece yağmurunun sesi ve iki yorgun, aşkla dolu kalbin sessizliği kaldı.
Bu gece üç kişi aynı kalp ritminde uyuyordu.
