10. bölüm / 12
Off The Record10. Bölüm; Güvenli Ev
Bölümler 12Şu an: 10. Bölüm; Güvenli Ev
- 1 1. Bölüm; Kayıt dışı154 kelime
- 2 2. Bölüm; 27 numaralı suçlu382 kelime
- 3 3. Bölüm; Düşmanımın düşmanı268 kelime
- 4 4. Bölüm; Ortak282 kelime
- 5 5. Bölüm; Kaçak Dedektif246 kelime
- 6 6. Bölüm; Suçlu285 kelime
- 7 7. Bölüm; İhanet230 kelime
- 8 8. Bölüm; Zack285 kelime
- 9 9. Bölüm; Oyun279 kelime
- 10 10. Bölüm; Güvenli Ev752 kelime · Okuduğun bölüm
- 11 11. Bölüm; Güven165 kelime
- 12 12. Bölüm; Kanun kaçakları337 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Direksiyonu çılgınlar gibi kavrarken, kalbimin sesini kulaklarımda duyabiliyordum. Damian’ın ağır başı sol omzuma yaslanmıştı. Gömleğinden sızan sıcak kan, benim o çok sevdiğim siyah ceketimi tamamen boyuyordu ama şu an ceketimin veya altı yıllık temiz dedektiflik sicilimin zerre kadar önemi yoktu. Tek düşündüğüm, yanımda baygın yatan bu adamın nefes almaya devam etmesiydi.
Kurşun geçirmez spor arabayı şehrin ücra köşesindeki o eski, polisin bile bilmediği güvenli evin garajına adeta uçurarak soktum. Arabayı durdurur durdurur durdurmaz Damian’ın tarafına geçtim. Onu dikkatlice kollarımın arasına aldığımda, o her zamanki sarsılmaz mafya liderinin aslında ne kadar ağır ama bir o kadar da savunmasız olabileceğini ilk kez fark ettim.
Onu evin içindeki geniş yatağa yatırdığımda alnından soğuk terler boşanıyordu. "27 Numara... Bana bak," diye fısıldadım, sesimin ilk kez bu kadar titrediğini fark ederek.
Hiç vakit kaybetmeden gömleğinin düğmelerini hızla açmaya başladım. Parmaklarım kanlı kumaşın üzerinde gezinirken, göğsünün düzensizce inip kalkışını izliyordum. İlk yardım çantasını kapıp yanına çöktüm. Sol omzundaki mermi yarası hiç iyi görünmüyordu. Alkolü pamuğa döküp yaraya bastırdığım an, Damian acıyla inleyerek gözlerini araladı.
O koyu, ölümcül gözleri doğrudan benim gözlerime dikildi. Acıdan çenesi kasılmıştı ama yüzüme bakarken bakışlarında tuhaf, daha önce hiç görmediğim yoğun bir sıcaklık vardı. Sağ elini yavaşça kaldırıp, yaramı temizleyen el bileğimi kavradı. Parmaklarının sıcaklığı tenimi anında alev alev yaktı.
"Vincent..." diye mırıldandı sesi acıyla kısılmış olsa da. "Beni kurtarmak için kendi emniyetini... tüm hayatını arkanda bıraktın."
Yutkundum. Aramızdaki mesafe o kadar azalmıştı ki, nefeslerimiz birbirine karışıyordu. Yanaklarımın ve kulaklarımın utançtan ve bu ani yakınlıktan dolayı kızardığını hissettim ama gözlerimi ondan kaçırmadım. Yüzüme o her zamanki şakacı, rahat gülümsememi yerleştirmeye çalıştım.
"Seni kurtarmadım 27 Numara," dedim fısıldayarak, yüzümü yüzüne biraz daha yaklaştırırken. "Sadece... seni benden başka kimsenin tutuklamasına izin veremezdim. Şimdi izin ver de şu mermiyi çıkarayım, yoksa elimde kalacaksın."
Damian dudaklarının kenarıyla hafifçe sırıttı, elini bileğimden çekip yavaşça yanağıma doğru kaydırdı. Parmak uçları elmacık kemiğime değdiğinde kalbimin göğüs kafesimi delmek ister gibi çarptığını hissettim. "O zaman ellerini çabuk tut, dedektif," dedi sesi iyice derinden gelirken. "Çünkü bu geceden sonra tamamen aynı taraftayız."
Tam o sırada, salonun duvarındaki dev ekran televizyon çılgınlar gibi titreyerek kendiliğinden açıldı. Ekranda, emniyet müdürünün acil durum basın açıklaması dönüyordu. Vincent’ın vesikalık fotoğrafımın altında büyük harflerle şu yazıyordu: 'Dedektif Vincent, Suç Örgütü Lideri Damian ile İş Birliği Yapmak Suçundan Aranmaktadır. Görüldüğü Yerde Vurulacaktır.' Direksiyonu çılgınlar gibi kavrarken, kalbimin sesini kulaklarımda duyabiliyordum. Damian’ın ağır başı sol omzuma yaslanmıştı. Gömleğinden sızan sıcak kan, benim o çok sevdiğim siyah ceketimi tamamen boyuyordu ama şu an ceketimin veya altı yıllık temiz dedektiflik sicilimin zerre kadar önemi yoktu. Tek düşündüğüm, yanımda baygın yatan bu adamın nefes almaya devam etmesiydi.
Kurşun geçirmez spor arabayı şehrin ücra köşesindeki o eski, polisin bile bilmediği güvenli evin garajına adeta uçurarak soktum. Arabayı durdurur durdurur durdurmaz Damian’ın tarafına geçtim. Onu dikkatlice kollarımın arasına aldığımda, o her zamanki sarsılmaz mafya liderinin aslında ne kadar ağır ama bir o kadar da savunmasız olabileceğini ilk kez fark ettim.
Onu evin içindeki geniş yatağa yatırdığımda alnından soğuk terler boşanıyordu. "27 Numara... Bana bak," diye fısıldadım, sesimin ilk kez bu kadar titrediğini fark ederek.
Hiç vakit kaybetmeden gömleğinin düğmelerini hızla açmaya başladım. Parmaklarım kanlı kumaşın üzerinde gezinirken, göğsünün düzensizce inip kalkışını izliyordum. İlk yardım çantasını kapıp yanına çöktüm. Sol omzundaki mermi yarası hiç iyi görünmüyordu. Alkolü pamuğa döküp yaraya bastırdığım an, Damian acıyla inleyerek gözlerini araladı.
O koyu, ölümcül gözleri doğrudan benim gözlerime dikildi. Acıdan çenesi kasılmıştı ama yüzüme bakarken bakışlarında tuhaf, daha önce hiç görmediğim yoğun bir sıcaklık vardı. Sağ elini yavaşça kaldırıp, yaramı temizleyen el bileğimi kavradı. Parmaklarının sıcaklığı tenimi anında alev alev yaktı.
"Vincent..." diye mırıldandı sesi acıyla kısılmış olsa da. "Beni kurtarmak için kendi emniyetini... tüm hayatını arkanda bıraktın."
Yutkundum. Aramızdaki mesafe o kadar azalmıştı ki, nefeslerimiz birbirine karışıyordu. Yanaklarımın ve kulaklarımın utançtan ve bu ani yakınlıktan dolayı kızardığını hissettim ama gözlerimi ondan kaçırmadım. Yüzüme o her zamanki şakacı, rahat gülümsememi yerleştirmeye çalıştım.
"Seni kurtarmadım 27 Numara," dedim fısıldayarak, yüzümü yüzüne biraz daha yaklaştırırken. "Sadece... seni benden başka kimsenin tutuklamasına izin veremezdim. Şimdi izin ver de şu mermiyi çıkarayım, yoksa elimde kalacaksın."
Damian dudaklarının kenarıyla hafifçe sırıttı, elini bileğimden çekip yavaşça yanağıma doğru kaydırdı. Parmak uçları elmacık kemiğime değdiğinde kalbimin göğüs kafesimi delmek ister gibi çarptığını hissettim. "O zaman ellerini çabuk tut, dedektif," dedi sesi iyice derinden gelirken. "Çünkü bu geceden sonra tamamen aynı taraftayız."
Tam o sırada, salonun duvarındaki dev ekran televizyon çılgınlar gibi titreyerek kendiliğinden açıldı. Ekranda, emniyet müdürünün acil durum basın açıklaması dönüyordu. Vincent’ın (yani benim) vesikalık fotoğrafımın altında büyük harflerle şu yazıyordu: *'Dedektif Vincent, Suç Örgütü Lideri Damian ile İş Birliği Yapmak Suçundan Aranmaktadır. Görüldüğü Yerde Vurulacaktır.'
Bölüm etkileşimi
