8. bölüm · My Hero -Minsung-
8. Bölüm: Tecavüz 2
...
(Jisung)
Bu gün Seojun ve arkadaşları bana bir daha bulaşmadılar. Şu anda Felix' le evdeyiz. Bana sürekli soru sorup duruyor.
Felix: Jisung gerçekten bir şey olmadığına emin misin?
Jisung: Milyonlarca kez dedim ya bir şey yok diye!
Felix: Ama gerçekten senin sesine benziyordu...
Jisung: Ben değildim dedim ya! Başka birisi!
Felix: Tamam ya! Bağırıp durma!
Jisung: Sende bağırma!
Bayan Lee: Çocuklar!
Felix: Pardon anne.
Jisung: Pardon teyze.
Bayan Lee: Hadi sofraya gelin artık.
Felix: Tamam anne.
Jisung: Yürü Felix yürü.
Felix: Sen yürü asıl.
...
Jisung: Çantanı hazırladın mı Felix?
Felix: Evet.
Jisung: O zaman çıkalım artık.
Felix: Tamam.
Annelerimize haber verip evden çıktık. Okula gidiyorduk.
Felix: Jisung.
Jisung: Ne oldu?
Felix: Markete uğrayalım mı?
Jisung: Tamam uğrarız.
Felix: Yaşasın!
Çok geçmeden markete gelmiştik. İçeriye girdiğimiz gibi Felix hoplayıp zıplamaya başladı. Marketin içinde koşturuyordu.
Jisung: Koşma Felix.
Felix: Annem gibi olma Jisung!
O sırada birine çarptı. Direkt göğsüne.
Felix: Pardon.
Hemen yanına gidip ben de Felix adına özür diledim.
Jisung: Pardon. Hadi Felix.
?: Nereye gidiyorsun Jisung?
Jisung: Ne?
Kafamı kaldırıp yüzüne baktığımda bu Seojun' du!
Seojun: Dün iyi yırttın. Bu yanındaki şu herkesin konuştuğu arkadaşın mı?
Felix: Ne oluyor Jisung?
Jisung: Bizi rahat bırak Seojun!
Felix' in kolundan tutup götürmeye çalıştığımda Seojun' da benim kolumdan tuttu.
Seojun: Kaçmak yok Jisung.
Felix' in kolunu bıraktım.
Jisung: Git Felix!
Felix: Jis-
Jisung: Git dedim sana!
Aniden arkasını dönüp koşmaya başladı. Bu onun için en iyisi. Ona zarar gelmesini istemiyorum. Ona bana davrandıkları gibi davranmalarını istemiyorum. Çünkü o ben değil. O her şeyi hissedebilir. Acı çekebilir. Ama ben acı çekemem.
Seojun: Bu sefer seni kurtaracak Hyunjin ve Minho' da yok Jisung. Şimdi tamamen bana kaldın.
Jisung: İstediğin kadar döv ama sakın dünkü şeyi yapmaya kalkışma!
Seojun: Artık dövmek sıkıcı geliyor Jisung. Üstünde biraz da farklı şeyler denemek istiyorum Jisung.
Jisung: Siktir git!
Seojun: Çok ayıp Jisung. Hiç böyle şeyler ağzına yakışıyor mu? İlk önce ağzını mı becermeliyim?
Jisung: İğrençsin!
Seojun: Senden daha iğrenç olamam Jisung.
Beni arka tarafa doğru götürmeye başladı. Sıkıca tutuyordu kaçamıyordum. Depo gibi bir yere girdik. Beni yere fırlattı resmen.
Seojun: Muhtemelen ilkin değil mi Jisung? İstediğin kadar korkabilirsin sana asla acımayacağım.
Pantolonunun kemerini çıkarmaya başladı.
Seojun: Sende soyunsan iyi ederin Jisung.
Jisung: Git başımdan!
Hızlıca ayağa kalkıp kapıya doğru koştum ama beni yakaladı. Kolları arasında tepinmeye başladım.
Seojun: Biliyor musun bacakların çok güzeldi. Kim bilir vücudunun kalan kısmı nasıldır?
Jisung: İĞRENÇSİN!
(Minho)
Minho: Hayırdır bu gün Felix yok galiba?
Hyunjin: En son 'Jisung' la marketteyiz' diye mesaj atmıştı. Ayrıca senin ne kadar Jisung' u görmek istediğini biliyorum.
Minho: Bir git Hyunjin.
Hyunjin: Aşıksın Minho a-şık.
İkimiz de gülmeye başladık. O sırada Hyunjin' in telefonu çaldı.
Hyunjin: Felix arıyor.
Telefonu hemen açıp kulağına götürdü.
Hyunjin: Efendim Felix?
Hyunjin: Ne? Sakin olur musun?
Yüzündeki gülümseme bir anda endişeye dönüştü.
Hyunjin: Jisung mu? Nerede?
Minho: Jisung mu? Hoparlöre alsana!
Kulağından telefonu çekip hoparlöre aldı.
Felix: Markette Seojun diye biriyle karşılaştık! Jisung' u tuttu! Jisung bana gitmemi söyledi! Bende salak gibi gittim! Şimdi Jisung' a ulaşamıyorum! Lütfen Jisung' u bulmama yardım edin!
Hyunjin: Hala marketteler mi?
Felix: Bilmiyorum!
Minho: Sen neredesin!?
Felix: Marketin önündeyim! Hiç çıktıklarını görmedim! Muhtemelen hala içerideler!
Hyunjin: Tamam geliyoruz! Sen orada bekle!
Felix: Tamam!
Hyunjin telefonu kapattığı gibi markete doğru koşmaya başladık. Market hemen okulun yanındaydı. Biz de okula yakın bir yerdeydik. Oraya varmamız 2 dakika sürerdi.
Ben Hyunjin' den daha hızlı koşuyordum. Eğer o piç Jisung' a dünkü şeyi yapmaya kalkarsa onu gerçekten orada öldürürdüm!
Gerçekten de 2 dakika kadar bir sürede Felix' in yanına geldik.
Minho: İçeride mi?
Felix: E-Evet.
Minho: Hemen girelim o zaman!
Hepimiz marketin içine girdik.
Minho: Dağılalım. Hyunjin sen Felix' le git.
Hyunjin: Tamam. Hadi acele edelim.
Hyunjin ve Felix sol tarafa ben ise sağ tarafa doğru gittim. Burası normal marketlerden daha büyüktü. O yüzden ayrılmamız lazımdı.
Rafların arasında dolaştım. Hiç kimse yoktu. Daha sonra rafların arasında bir yerde Hyunjin ve Felix' le karşılaştım.
Minho: Bulamadınız mı?
Hyunjin: Hayır. Sen de bulamadın galiba?
Minho: Evet... Hala marketim içinde olduklarına eminsin değil mi Felix?
Felix: Evet. Kapının önünde durdum hiç kimse içeriden çıkmadı.
Hyunjin: Depo! Depoya bakmadık!
Minho: Bende bakmadım! Hemen bakalım!
Koşarak deponun önüne geldik. Ben hızlıca kapıyı açtım.
Minho: JİSUNG!
Seojun tamamen çıplaktı. Jisung' un iç çamaşırını çıkarmaya çalışıyordu. Anında Seojun' un üstüne yürüdüm.
Minho: LAN PİÇ!
Yakasından tuttuğum gibi yüzüne bir tane yumruk attı. Yere yuvarlanmıştı.
Minho: OROSPU KÜÇÜK ÇÜKÜNÜ KESMEMİ İSTEMİYORSAN JİSUNG' DAN UZAK DUR!
Ona kaç tane yumruk attığımı hatırlamıyorum. Ama yüzünün her yeri kanıyordu. En sonunda Hyunjin' in beni tutmasıyla durabilmiştim.
Hyunjin: Sakin ol Minho! Polisi aradım onlar halledecek!
Minho: BIRAK BENİ! BU PİÇİ GEBERTECEĞİM!
Hyunjin: Sakin ol dedim!
Kulağıma yaklaşıp fısıldar gibi söyledi.
Hyunjin: Jisung korkuyor. Biraz onunla ilgilen.
Hemen arka tarafımda kalan Jisung' a döndüm. Kıyafetlerini giymişti ve Felix' e sarılıyordu. Sakince yanına yaklaştım.
Minho: İyi misin Jisung? Özür dilerim. O herifi dün halletmem lazımdı.
Felix' in boynuna gömdüğü kafasını kaldırıp bana baktı.
Jisung: Özür dilemene gerek yok. Sen ne yaparsan yap yine bana bulaşacak.
Minho: Buna izin vermeyeceğim. Yani vermeyeceğiz. Bundan sonra her zaman yanındayız Jisung.
(4 gün oldu galiba bölüm atmayalı... Ya da 5 bu bölüm biraz kısa oldu ama idare edin. Bundan sonra normal uzunlukta devam edecek.)
