13. bölüm · My Hero -Minsung-

13. Bölüm: Choi Soobin!?

luna ✿

Hyunjin' in ısrarı üzerine hep beraber her zaman geldiğimiz parka gelmiştik. Felix' in Hyunjin' e attığı trip biraz olsun geçmişti ama Felix ve benim arama hala aynıydı. Bu arada bu gün annem aradı. Yarın Felixlerin kendi evlerine gideceğini söyledi. Sanırım her şey yeniden başlıyor...

Minho: Jisung iyi misin?

Minho' nun sesiyle daldığım yerden gözlerimi ayırdım.

Jisung: Evet. Dalmışım sadece...

Minho: Anlıyorum. Felix' le hala konuşmuyor musun?

Jisung: Evet.

Minho: Felix ne söyledi de bu hale geldiniz?

Jisung: Biraz özel bir mesele.

Minho: Pardon.

Jisung: Önemli değil.

Minho: Şey... Aç mısın? Sabahtan beri bir şey yediğini görmedim.

Jisung: Evet biraz acıktım.

Minho: O zaman markete gidelim mi?

Jisung: Olur.

Minho' yla beraber oturduğumuz banktan kalktık ve Hyunjinlere haber verip markete doğru gittik.

Rafların arasında gezinirken Minho içki almak için yanımdan ayrıldı. Ben de kendime yiyecek bir şeyler aramaya devam ettim. O sırada çikolatalı sütlerin olduğu yere gözüm takıldı. Sadece 1 tane süt kalmıştı. Onu almak için uzandığımda biriyle ellerimiz çarpıştı. Hemen elimi geri çekip kim olduğuna baktım.

Jisung: Pardon. İsterseniz alabilirsiniz.

?: Ah gerek yok. Siz alabilirsiniz de... Çok tanıdık geldiniz. Tanışıyor muyuz acaba?

Benim yaşlarımda görünün adamı daha dikkatli incelediğimde bana da tanıdık geldiğini fark ettim.

Jisung: Siz öyle deyince bana da tanıdık geldiniz.

?: Banimle resmi konuşma lütfen. Bu arada adın neydi?

Jisung: Han Jisung.

?: Han Jisung... Hannie!

Jisung: Dur bir saniye. Choi Soobin!?

Soobin: Ta kendisi!

Jisung: Vay be! En son anaokulunda konuşmuştuk.

Soobin: Evet. Yongbok nasıl?

Jisung: Aynı işte. Anaokulu bittikten sonra Avusturalya' ya taşındı. Geri döneli bir kaç hafta oluyor.

Soobin: Vay be. Hep berabersiniz sanmıştım. Peki hala arada bana sövüyor mu?

Jisung: Tabi ki de! O salıncak olayı için sana demediğini bırakmadı.

Soobin: Hala aynı Yongbok...

Minho: Seçtin mi Jisu- Sen kimsin!?

Bir anda rafların yanında beliren Minho' yla ikimiz de donduk kaldık.

Jisung: Sakin ol Minho. Bu size bahsettiğim Felix' le anaokulundan arkadaşımız. Choi Soobin.

Minho: Şu sinirlendiğinizde birbirinize söylediğiniz isimleri bulan kişi mi?

Jisung: Evet. Ta kendisi.

Soobin: O isimleri kendi aranızda kullanıyor musunuz?

Jisung: Evet. Her sinirlendiğimizde birbirimize o isimlerle hitap ediyoruz.

Soobin: Vay be. Bu arada bu kim?

Jisung: Bu benim arkadaşım Lee Minho.

Soobin: Tanıştığımıza memnun oldum Minho. Ben Choi Soobin.

Soobin Minho' ya elini uzattığında Minho' da karşılık verdi ve onun elini tuttu.

Minho: Ben de Soobin.

Soobin: Ah benim acilen gitmem gereken bir yer var da... Felix' e selam söyle ve süt senin olsun.

Jisung: Söylerim Soobin. Görüşürüz.

Soobin: Görüşürüz.

Soobin arkasını dönüp kasaya doğru ilerledi. Bende son kalan çikolatalı sütü alıp Minho' nun elinde içi bira dolu sepete attım.

Minho: Pek sevmediğini söylememiş miydin?

Jisung: Aradan uzun yıllar geçti Minho. Ayrıca çok sıcak davrandı karşılık vermemek olmazdı.

Minho: Ne kadar de iyi kalplisin Jisung.

Jisung: O nereden çıktı şimdi?

Minho: Hiç.

Bir anda yanımdan geçip kasaya doğru ilerlemeye başladı. Ben de arkasından söylediği şeyi düşünerek gittim.

...

Hepimiz evlerimize gitmiştik. Şu anda yatağımda uzanmış telefonla oynuyordum. Felix aşağı katta büyüklerle sohbet ediyordu. Bir anda telefonun ekranına düşen mesaj bildirimiyle irkildim. Rehberimde kayıtlı olmayan bir numaradan gelmişti. Hemen mesaja tıkladım.

+82...

Nasılsın Jisung?

Sen Kimsin?

Bilmem:)

Uzatma. Kimsin söyle.

Beni ne çabuk unuttun bebeğim?

Ulan piç kimsin söyle!

Ah peki...
Seo desem anlar mısın? :)

Lan orospu seni. Hapse düşmekle akıllanmamışsın galiba?

Her akşam seni düşünüyorum Jisung...
Keşke vaktim varken seni becerebilseydim...

Şimdi ben seni becereceğim piç

Bacakların çok güzeldi:)
Keşke oranı da görebilseydim:(

Şimdi göreceksin lan.
Bütün yazdıklarını ss aldım.
Hepsini polise vereceğim:)

Durma bebeğim...

+82... kişisini engellediniz

Bu piç hala akıllanmamış mıydı? Ne cüretle hala bana yazabiliyordu? Acaba bunu birine söylemeli miyim? Söyleyeceksem bile bu kim olmalı? Felix, Hyunjin veya Minho... Sanırım birine söyleyeceksem bu Minho olmalı.

My Hero

Müsait misin Minho?
(21.38)

Ah pardon şimdi gördüm mesajını.
Şu anda müsaitim.
Bir şey mi oldu?
(22.06)

Şey aslında söyleyip söylememek arasında kararsızım.

Neden?

Muhtemelen sinirleneceksin çünkü.

Söyler misin Jisung?
Endişeleniyorum.

Şey...
Seojun bana yazdı.

Nw demrk bsna yszdı?

Al işte.
Sinirlendiğin belli oluyor.

Tamam sinirli değilim.
Sen ne yazdığını söyle.

Ss aldım onları atayım mı?

Tamam onları at.

x2 fotoğraf gönderildi

Attım.
Minho?
(22.12)

Minho neden yazmıyorsun?
(22.15)

Minho iyi misin!?
Çıldırtma insanı!
(22.19)

MİNHO NE OLURSUN BİR ŞEY YAZ
KORKMAYA BAŞLADIM
(22.27)

İyiyim.
(22.28)

SENİ VALLAHİ DÖVERİM
BEN İKİ SAATTİR BURADA GÖTÜMÜ YIRTIYORUM
VE SEN BANA SADECE 'İYİYİM' Mİ YAZIYORSUN?

Şu anda benden daha kızgın gözüküyorsun.

Neden acaba!?

Ne var yani bir 15 dakikadır ortada yoksam?

Bana bak Minho
O evine gelir seni bir güzel döverim

Yemin et
Gelsene
*konum

Sen hayırdır?
Normalde benimle böyle konuşmazdın
Sarhoş musun yoksa?

Bir tık olabilir.

Yalnız mısın?

Yalnızsam gelecek misin?

Yalnız mısın diye sordum Minho.

Hayır.
Hyunjin var yanımda
Ama geleceğini söylersen gönderebilirim

Neden gelmemi istiyorsun?

Bilmem.
Gelecek misin?

Bilmiyorum.
Saat geç oldu.

Ne yani?
Benimleyken güvende hissetmiyor musun?

Hayır alakası yok.
Sadece annemlerden izin alamayabilirim.

O zaman ben size geleyim?

Sakın!

Çok geç
Hyunjin' den konumu aldım bile.

Tamam
Ben gelirim.

Peki
Seni az önce attığım konumda bekliyorum.

Tamam
Görüşürüz.

Görüşeceğiz...

Üstüme bir hırka alıp sessizce evden çıktım. Sanırım kimse fark etmedi. En azından ben öyle umuyorum.

Hala kapının önünde beklerken Minho' nun attığı konuma tıkladım. O kadar da uzak değildi. Sanırım yürüyerek gidebilirdim.

30 dakika sonra

Evet. Sanırım kayboldum. Yarım saattir yürüyorum ama hala Minho' nun attığı konuma varamadım. Ve bu sokaklar çok korkutucu geliyor. En sonunda Minho' yu aramaya karar verdim.

Jisung: Alo Minho?

Minho: Efendim Jisung?

Jisung: Şey... Sanırım kayboldum.

Minho: Ne? Nerede kayboldun?

Jisung: Senin attığın konuma gelirken kayboldum. Bu sokaklar çok korkutucu geliyor. Beni alabilir misin?

Minho: Benim attığım konum mu? Ne zaman sana konum attım?

Jisung: Ne!? Hatırlamıyor musun?

Minho: Hayır... En son Hyunjin' le içiyorduk sonrasını hatırlamıyorum.

Jisung: Wpden yazışmalarımıza bak acil. Ve beni buradan al!

Minho: Tamam bakıyorum.

Bir süre sessizlik olmuştu. Minho' nun yazışmalarımıza bakmasını bekliyordum. O sırada da etrafa bakınıyordum. Olduğum yerde yıkık dökük binalar vardı. Çok rahatsız edici bir yerdeydim.

Minho: Özür dilerim Jisung.

Jisung: Ne? Neden özür diliyorsun?

Minho: Sana yanlış konum göndermişim. Olduğun yerin civarını hiç bilmiyorum.

Jisung: Minho...

Derin bir nefes aldım ve bir süre sinirimin geçmesini bekledim.

Minho: Jisung?

Jisung: ULAN SİKTİMİN HERİFİ! BU SAATTE BENİ ÇAĞIRIYORSUN VE YANLIŞ KONUM GÖNDERİYORSUN! BENİ BU SİKTİMİN YERİNDEN ALMAZSAN SENİ HER YERDE ENGELLERİM VE BİR DAHA YÜZÜMÜ GÖREMEZSİN!

Minho: Ö-Özür dilerim Jisung. Sarhoştum... Sen bana hemen olduğun yerin konumunu gönder hemen seni almaya geliyorum.

Jisung: Gelsen iyi edersin. Gönderdim konumu.

Minho: Tamam sen dur orada ben hemen geliyorum.

Bir şey demeden telefonu kapattım. Olduğum yere çömeldim ve bacaklarıma kollarımı sararak Minho' yu beklemeye başladım.

Bir süre sonra uzaktan bir ışık gördüm. Bu bir motorun ışığıydı. Minho olduğunu düşünerek çömeldiğim yerden kalktım. Motor hızlıca yanıma yaklaştı ve tam yanıma gelince durdu. Motorun üstündeki kişi kaskını çıkardı. Bu Minho değildi...

-Nasıl yerde kestim ama?-