33. bölüm · My Hero -Minsung-

33. Bölüm: 7 yıl (S. Final)

luna ✿

(Yazar)

Jisung: Felix ben şimdi ne yapacağım?

Jisung yatakta oturmuş ağlıyordu. Felix ise onu sakinleştirmeye çalışıyordu.

Felix: Sakin ol Jisung.

Jisung: Ben ona çok aşık olmuştum... Neden beni bıraktı Felix?

Felix: Bilmiyorum Jisung... Bilmiyorum.

Minho kampta Jisung'u öylece bırakıp gitmişti. Jisung ilk defa acı çekiyordu.

Kalbi acıyordu Jisung'un Minho yüzünden. Jisung ona bu kısa sürede çok fazla bağlanmıştı. Minho'da ona aşıktı oysaki. Yoksa kandırmış mıydı Jisung'u? Neden böyle bir şey yapsın ki? İkisi de birbirini çok seviyordu.

Jisung: Onu istiyorum!

Felix: Hyunjin konuşmaya gitti Jisung. Biraz bekle sadece. Eminim bir açıklaması vardır.

Jisung: O yanımda olsun istiyorum!

Felix: Sakin ol Jisung.

Jisung kendine hakim olamıyordu. İlk defa böyle bir şey hissediyordu. İlk defa kendini kontrol edemiyordu.

Jisung bir anda ayağa kalkıp her şeyi yıkıp dökmeye başladı. Odasında ne varsa yere atıyordu. Sinirini o eşyalardan çıkartmaya çalışıyordu.

Felix ise onu durdurmak için uğraşıyordu. Kendisine zarar verebilirdi.

Felix: Jisung sakin ol!

Aşağıdan sesleri duyan Bay ve Bayan Lee'de gelmişti odaya.

Bayan Lee: Jisung ne yapıyorsun!?

Bay Lee: Jisung kes şunu! Sakin ol!

Jisung hiç birini duymuyordu. Aklında sadece Minho vardı. Onu deliler gibi yanında istiyordu.

(1 hafta sonra)

Jisung Minho ile ne kadar konuşmak istese de Minho onunla konuşmak istemiyordu. Jisung buna sinir oluyordu. Arada sırada öfke nöbetleri geçiriyordu. Bazen yanlışlıkla Felix'e, teyzesine ve eniştesine zarar veriyordu. Ama bunları fark etmiyordu bile.

Bu sürede Jisung sözünü bozmuştu. İçki içmeye başlamıştı. Bir kere başlayınca bir daha bırakamadı.

Artık her akşam eskiden hep beraber oturdukları parkta içiyordu. Eski zamanları özlüyordu. Minho ile olan anılarını özlüyordu.

Minho yanındaydı ama aynı zamanda değildi de.

Jisung o akşam çok sarhoş olmuştu. Bir anlığına her şeyi, herkesi unutmuştu. Minho hariç.

Aklında sadece o ve onun ev adresi vardı.

Bir taksi durdurdu ve ona Minho'nun adresini söyledi. Şoför oraya doğru sürmeye başladı.

Oraya geldiklerinde Jisung parayı ödedi ve araçtan indi. Ezbere bildiği kapının önüne geldi ve kapıyı tıklattı.

Kısa bir süre sonra kapı açıldı.

Minho karşısında Jisung'u görünce şaşırdı. Ne yapacağını bilemedi.

Jisung: Neden beni bıraktın Minho?

Jisung zar zor konuşuyordu. Onun bu hallerinden Minho onun sarhoş olduğunu anlamıştı.

Minho: Özür dilerim Jisung ama gitmelisin.

Jisung: Seni istiyorum.

Minho: Artık çok geç Jisung.

(Ufacık +18 sahne başlangıcı isteyen atlayabilir.)

Jisung Minho'yu umursamadan dudaklarına yapıştı. Onu özlemle öpüyordu. Minho'da ne kadar yapmaması gerektiğini bilse de ona karşılık veriyordu. O da bebeğini çok özlemişti sonuçta...

Minho Jisung'u evin içine doğru çekti. Ardından ayağıyla kapıyı kapattı.

İkisi birlikte öpüşerek salona kadar geldiler. Minho kendine hakim olamıyordu. Jisung zaten bütün kontrolleri kalbine bırakmıştı.

Minho kısa bir süreliğine dudaklarını ayırdı ve Jisung'u koltuğa itti. Jisung sarhoş olmanında etkisiyle koltuğun üzerine bıraktı kendini.

Minho üstündeki tişörtü çıkarttı ve Jisung'un dudaklarına yeniden yapıştı.

Onu koltuğa yatırdı ve kendisi de üstüne çıktı. Ardından Jisung'un tişörtünü de çıkarttı.

Minho Jisung'un dudaklarından kayarak boynuna doğru yöneldi. Orayı emmeye ve ısırmaya başladı.

Çok fazla iz çıkartmamaya dikkat ediyordu.

Boynundaki işini bitirdikten sonra meme uçlarına doğru yöneldi Minho. Orayı da emmeye başladı.

Jisung o sırada ilk inlemesini bırakmıştı. Minho ilk önce Jisung'un inlediğine şaşırsada bu canının acımadığını ona zevk verdiğini gösteriyordu.

(Ufak +18 sahne bitiş)

Minho her ne kadar devam etmek istese de burada bırakmalıydı.

Minho: Üzgünüm bebeğim ama daha fazla ileriye gidemem.

Jisung: Seni istiyorum Minho.

Minho her ne kadar tahrik olsa da yapamazdı. Yapmamalıydı.

Yerden Jisung'un tişörtünü aldı ve ona giydirdi. Ardından kendisi de tişörtünü giydi. Şimdi tek iş Jisung'u evine geri götürmekti. Ama ondan önce alt tarafını halletmeliydi.

Minho bir yarım saat kendini lavaboya kapattıktan sonra çıktı. Terden saçları alnına yapışmıştı.

Koltukta uyuya kalan bebeğini gördü ve hafif bir tebessüm etti.

Onu kucağına aldı ve daireden çıktılar. Motorla gidemezlerdi. Bu yüzden Minho uzun zaman önce aldığı ama daha hiç kullanmadığı arabasını şimdi kullanacaktı.

Garaja doğru ilerledi ve cebinden anahtarını çıkarttı. Arabayı açmak için düğmeye bastı. Sonra ön sağ tarafın kapısını açtı ve Jisung'u oraya oturtturdu.

Kapıyı geri kapattı ve kendisi de sürücü koltuğuna oturdu. Arabayı Felix'lerin evine doğru sürdü.

20 dakikalık bir yolculuğun ardından oraya gelmişti.

İlk önce kendisi indi ardından arabada uyuyan Jisung'u kucağına aldı.

Zili çalmadan önce Jisung'un kulağına doğru eğildi.

Minho: Seni tekrardan bulacağım sevgilim.

Zili çaldığında kapıyı 40'lı yaşlarının sonlarında bir adam açmıştı. Bu Jisung'un eniştesiydi sanırım.

Minho: İyi akşamlar. Jisung içip sarhoş olmuştu da bende onu evine getirdim.

Bay Lee: Ah çok teşekkürler. Bu sıralar sürekli sarhoş dolaşıyor.

Minho Jisung'u adamın kucağına verdi.

Bay Lee: Siz nesi oluyordunuz Jisung'un?

Minho: Sevgilisi.

Bay Lee: Ne?

Minho arkasını söndü ve arabasına bindi. Son kez bebeğine baktı. Ardından 'o tekrar senin olacak' diye geçirdi içinden. Daha sonra arabasını çalıştırdı ve 7 yıl boyunca bir daha hiç geri dönmedi.

(Sabah)

Jisung sabah gözlerini yatağında açtı. Başı dönüyordu. En son parkta içtiğini hatırlıyordu. Ondan sonra eve nasıl geldiğini bir gram hatırlamıyordu.

Felix: Sonunda Jisung.

Jisung: Hı?

Jisung başını biraz aşağıya indirip kapının önde durup onu izleyen Felix'e baktı.

Felix: Saatten haberin var mı hiç?

Jisung: Saat mi?

Felix: Saat öğlen 2 Jisung!

Jisung: Ne olmuş yani?

Felix: Bok olmuş. Kalk da kahvaltını yap.

Felix odadan çıktı ve Jisung' yatağında yatarak dün akşam nasıl eve geldiğini düşünmeye koyuldu.

...

Jisung o günden sonra daha az içmeye başladı. Çünkü hatırlamak istiyordu.

Felix, Jisung ve Hyunjin iyi bir üniversite kazandı. Üniversite'de ayrılmış olsalar bile aşkları ve arkadaşlıkları onları hiç ayırmadı. Aralarında Minho olmasa bile onlar hala iyiydi.

Jisung üniversiteye geçince ayrı bir eve çıktı. Ama bu da çok uzun sürmedi. Teyzesi ve eniştesi Avusturalya'da geri dönünce Felix onun evine taşındı.

Bu sırada Hyunjin hala ailesi ile yaşıyordu...

Jisung bu sürede Minho'yu unutmaya çalışmıştı ama pek başarılı olduğu söylenemezdi. Bu yüzden herkesten gizlice psikoloğa gitmeye başlamıştı.

Şimdi sonunda üniversite de bitiyordu. Üniversitenin bitmesine bir kaç gün kala Changbin'den bir telefon aldı.

Changbin telefonda bir şirket kurduğunu ve Jisung'un da bu şirkette çalışmasını istediğini söylüyordu.

Jisung zaten işe ihtiyacı olacağı için bu teklifi direkt kabul etmişti.

Şimdi ise aradan tam 7 yıl geçmişti. Bu sürede ne Jisung'un Minho'ya olan aşkı biraz azalmıştı, ne de Minho'nun Jisung'a olan aşkı...

TO BE CONTINUED...

-Normalde günlerce 1 bölüm yazmaya uğraşan ben bu bölümü tam 1 saat 10 dakika da yazdım.-

2. Kitap adı: You Are Not My Hero -Minsung-