19. bölüm · My Hero -Minsung-

19. Bölüm: Hastane

luna ✿

Ambulansın sesiyle hepimiz o tarafa baktık. Bir tane ambulans ve bir tane de polis arabası bizim olduğumuz yere doğru geliyordu.

Çok geçmeden yanımıza yaklaştı ve durdu. Polisler, doktor ve hemşireler olduğumuz yere toplandı. 1 doktor ve 2 hemşire anneme doğru giderken polisler de oradan çekilmemizi söylüyorlardı.

Minho: Jisung kalk hadi.

Zor da olsa Minho' nün yardımıyla yerden kalktım. Felix' e baktığımda onu da Hyunjin' in kaldırmış olduğunu gördüm.

Doktor annemin yaşayıp yaşamadığını kontrol ederken polisler direkt bizim yanımıza geldiler.

Polis: Olay nasıl oldu?

Minho: Suçlu içeride üst katta. Onu tutuklamanız lazım.

Minho' nun sözüyle 2 polis de evin içine girdi. Ben ise hala ağlıyordum. Minho' nun kollarından kurtulup doktorun yanına gittim. Doktor benim geldiğimi fark edince bana baktı.

Doktor: İyi misiniz? Size bir hemşire göndereceğim.

Jisung: Annem? O yaşıyor mu?

Doktor bir süre durdu. Bu cevabımı almama yetmişti.

Jisung: Anladım. Lütfen ilk önce Felix' e bakın. Ben iyiyim.

Arkamı döndüğümde kapıdan polislerin ve o adamın çıktığını gördüm. İçimde ona karşı inanılmaz bir öfke vardı şu anda.

Jisung: Seni piç.

Kendimi tutamayıp polislerin yanında olan kişiye doğru gitmeye başladım. Bunu gören polisler adamı korumak için önüme geçtiler.

Jisung: ÇEKİLİN!

Polis: Sakin olun! Yoksa sizi de karakola götürürüz!

Jisung: ÇEKİLİN DEDİM!

Tam polislerden kurtulmuş o adama doğru gidiyorken ayaklarım bir anda yerden kesildi.

Minho: Özür dilerim polis bey.

Polis: Sorun yok. Onu buradan uzaklaştır yeter.

Minho: Peki.

Minho beni kucağında bir köşeye götürürken benim yaptığım tek şey kucağından inmeye çalışmaktı. Sürekli o adama küfürler savurup Minho' nun göğüsünü yumrukluyordum. Ama sanırım Minho bundan pek etkilenmiyordu.

Minho: Rahat durmazsan seni düşüreceğim.

Jisung: İndir beni! O piçi öldüreceğim!

Minho: Sakin ol biraz Jisung.

Jisung: İndir beni!

Minho en sonunda beni kucağından indirmişti. Tam o tarafa doğru koşacakken bana sarıldı.

Minho: Sakin olman lazım Jisung.

Jisung: Çekil!

Minho: Sen sakinleşene kadar çekilmeyeceğim.

Daha sıkı sarıldı. O sırada bize doğru gelen Felix ve Hyunjin' i fark ettim. Felix' in gözleri ağlamaktan şişmiş ve kızarmıştı.

Felix: Jisung.

Hyunjin' in kolunun altından çıkıp bana doğru koşmaya başladı. Bu gören Minho benden çekildi ve Felix direkt bana sarıldı.

Felix: Özür dilerim Jisung. Daha erken gelmeliydim.

Jisung: Sana daha önce de söyledim Felix. Senin suçun değil.

Hepsi benim suçum...

(Ertesi gün)

Şu anda hastanedeydim. Sol kolumda bir kırık vardı ve alçıya alınmıştı. Ayrıca göğüs kafesimin bazı yerlerinde ezilmeler vardı. Bununla beraber yüzümde ve vücudumda bir sürü yara vardı. Bu yüzden hastanede gözetim altında tutuluyordum. Yanımda Minho vardı o burada kalıp bana bakmayı seçmişti.

Felix' e gelirsek iki dizinden de toplam 20' ye yakın küçük cam parçası çıkarılmıştı ve hastanede bir süre sakinleştirici alıp dinlenmişti. Sadece bir kaç saat kalıp gitti o. Teyzem ve dayım onu almaya geldiler. Benim de yanıma gelmeyi unutmadılar tabi.

Hyunjin Felix gidince bir kaç saat benim yanımda durdu ve sonra ailesi çağırdığı için evine döndü. Minho ne kadar ısrar edersem gitmiyor ve bulunduğum odadaki koltukta oturarak uyuyor. Onun bu haline üzülüyorum. Benim yüzümden bu şekilde uyuyor.

Jisung: Minho?

Minho: Bir yerin mi acıyor?

Oturduğu yerden hızlıca kalkıp yanıma geldi.

Jisung: Saçmalama istersen Minho.

Minho: Bir anlığına unuttum. Ne oldu peki?

Jisung: Evine gitmelisin.

Minho: Yine mi Jisung? Sana defalarca dedim. Sen buradan çıkana kadar ben de buradayım.

Jisung: Sadece kendine eziyet çektiriyorsun. O koltukta ikibüklüm oldun.

Minho: Yine saçmalıyorsun Jisung.

Minho geri koltuğa oturdu ve telefonunu çıkardı. Ben de tavanı izlemeye başladım.

Minho: Acıktın mı?

O sırada nerdeyse 3 gündür hiç bir şey yemediğim aklıma geldi.

Jisung: Biraz.

Minho: Ne yemek istersin?

Jisung: Fark etmez.

Minho: O zaman ben hastanenin kantinine gidiyorum. Tost yersin değil mi?

Jisung: Olur.

Minho: Tamam.

Koltuktan kalktı ve odadan çıktı. Ben de tavanı izlemeye devam ettim.

Bir süre sonra kapı açıldı ve geri kapandı. Minho gelmiştir diye bakmadım.

Soobin: Jisung?

Soobin' in sesini duymamla sedyede oturur pozisyona geldim.

Jisung: Soobin? Senin burada ne işin var?

Soobin: Bir kaç arkadaşımdan duydum. Başın sağolsun.

Jisung: Teşekkürler.

Soobin: Sen iyisin değil mi?

Jisung: Çok bir şeyim yok. İyiyim.

Soobin: Güzel. Baban da hapse girmiş duyduğun kadarıyla. Sen kimde kalacaksın?

Jisung: Teyzemler de.

Soobin: Ah doğru. Onları unuttum bir an.

Jisung: Sen nasıl buldun beni?

Soobin: Çevrem biraz geniş de.

Jisung: Anladım.

Soobin' le konuşurken tekrardan kapı açıldı.

Minho: Çok fazla sıra var-

Soobin' i görünce duraksadı.

Soobin: Minho' da buradaymış demek.

Minho: Buradayım tabi. Senin burada ne işin var?

Soobin: Arkadaşımı görmek için geldim.

Minho onu görmezden gelerek benim yanıma geldi. Elindeki tepsiyi önüme koydu. Tepside bir tost ve bir de meyve suyu vardı.

Minho: Yiyebilir misin?

Jisung: Evet.

Minho: Tamam.

Koltuğa geçti ve oturdu.

Minho: Eee Soobin? Soobin' di değil mi?

Soobin: Evet Soobin.

Minho: Nereden buldun Jisung' u?

Soobin: Geniş bir çevrem var.

Minho: Öyle mi? Şu 'geniş çevren' kimler acaba?

Soobin: Tanıyacağını sanmıyorum.

Minho: Sen sadece söyle.

Soobin: Tanımazsın.

Minho: Peki. Jisung yardıma ihtiyacın var mı?

Jisung: Hayır.

Ya olum ben ne güzel tostumu yiyorum şurada. Laf atmasalar olmaz. Yemek yerken beni elleşmeyin ya!

Minho: Bak iyi Soobin. Sen git hadi. Doktor odada sadece 1 kişi durabilir dedi.

Soobin: Kesin öyke demiştir de neyse... Görüşürüz Jisung. Bir ara tekrar uğrarım.

Jisung: Görüşürüz Soobin.

Minho: Kesin görüşürsünüz kesin.

Soobin: Bir şey mi dedin Minho?

Minho' nün söylediği şeyi ben duymuştum ama Soobin duymamıştı galiba.

Minho: Yo. Hadi git sen.

Soobin Minho' yu daha fazla takmadan odadan çıktı.

Jisung: Soobin' i pek sevmedin galiba?

Minho: Evet.

Jisung: Neden?

Minho: Sürekli bir yerlerden çıkıyor. Sinirimi bozmaya başladı.

Minho' nun bir anda neden böyle olduğunu anlamadım. Az önce beni kıskanmış mıydı? Saçmalama Jisung. Minho seni neden kıskansın ki?

(Minho)

Telefonum çalınca direkt kimin aradığına baktım. Hyunjin arıyordu.

Minho: Efendim Hyunjin?

Hyunjin: Acil işimiz çıktı!

Minho: Ne işi?

Jisung' un yanımda olduğunu hatırladım o an. Hızlıca odadan çıktım ve konuşmaya odanın dışında devam ettim.

Hyunjin: Bizim yere gelmişler. Changbin acil aradı.

Minho: Kim gelmiş?

Hyunjin: Seojun.

Minho: Ne!? O pislik Bizim yere gelmeye nasıl cesaret etmiş!?

Hyunjin: Bilmiyorum. Ama Changbin acilen gelmemizi istedi.

Minho: Jisung' u burada tek bırakamam!

Hyunjin: Felix' i aradım. Teyzesi ve dayısı yanında duracak. Birazdan gelmeleri lazım.

Minho: Onlar gelene kadar burada bekleyeceğim. Sen önden git.

Hyunjin: Tamam. Umarım gelirsin Minho.

Minho: Görüşürüz Hyunjin.

Hyunjin: Görüşürüz Minho.

Geri içeriye girdim. Jisung hala tostunu yiyordu. Koltuğa geri oturdum ve Jisung' un teyzesiyle dayısını beklemeye başladım.

Jisung: Hyunjin neden aramış?

Sormasan şaşırırdım Jisung.

Minho: Teyzen ve dayının geleceğini söylemek için.

Jisung: Bu yüzden mi dışarıda konuştun?

Minho: Rahatsız olursun diye çıktım.

Jisung: Bari daha düzgün yalan söyle Minho. Her neyse. Daha fazla soru sormayacağım.

Bunu Jisung' a söyleyemezdim. Yoksa bana oraya gitmemem için kızabilirdi. Ve eğer öyle bir şey olursa Jisung' u dinleyeceğimden adım gibi eminim.

Aradan yaklaşık 5 dakika geçtikten sonra kapı açıldı.

Bayan Lee: Jisung.

Jisung: Teyze daha iyi misin?

Bayan Lee: Asıl sen iyi misin?

Teyzesi gerçekten çok kötü gözüküyordu. Göz altları morarmış ve şişmişti.

Bay Lee: Jisung doktorunla konuşmuştum. Bir kaç güne kadar hastaneden çıkabileceksin. Annenin cenazesini sen çıkınca yapacağız.

Jisung' un gözleri dolmaya başlamıştı bile. Onu böyle görmeyi gerçekten hiç sevmiyorum.

Jisung: Teşekkürler.

Bayan Lee: O adam için de en ağır cezayı istedik. Sana ve annene yaptıkları için bir kaç ay sonra idam edilecek.

Jisung: Gerçekten çok teşekkür ederim.

Ağlaması şiddetlenince teyzesi ona sarıldı. Ben de o fırsatta odadan çıktım ve hastanenin çıkışına doğru ilerledim.

Minho: Şimdi siktim ebeni Seojun.