18. bölüm / 22
Maskenin ardındaMaskenin ardında 17 bölüm
Bölümler 22Şu an: Maskenin ardında 17 bölüm
- 1 Maskenin ardında tanıtım147 kelime
- 2 Maskenin ardında 1 bölüm279 kelime
- 3 Maskenin ardında 2 bölüm281 kelime
- 4 Maskenin ardında 3 bölüm323 kelime
- 5 Maskenin ardında 4 bölüm316 kelime
- 6 Maskenin ardında 5 bölüm325 kelime
- 7 Maskelerin ardında 6 bölüm436 kelime
- 8 Maskenin ardından 7 bölüm540 kelime
- 9 Maskenin ardından 8 bölüm395 kelime
- 10 Maskenin ardından 9 bölüm563 kelime
- 11 Maskenin ardında 10 bölüm445 kelime
- 12 Maskelerin ardında 11 bölüm600 kelime
- 13 Maske'nin ardında 12 bölüm541 kelime
- 14 Maskenin ardında 13 bölüm491 kelime
- 15 Maske'nin ardında 14 bölüm490 kelime
- 16 Maskenin ardında 15 bölüm428 kelime
- 17 Maskenin ardından 16 bölüm487 kelime
- 18 Maskenin ardında 17 bölüm484 kelime · Okuduğun bölüm
- 19 Maskenin ardından 18 bölüm440 kelime
- 20 Maskenin ardından 19 bölüm454 kelime
- 21 Maskenin ardından 20 bölüm434 kelime
- 22 21 bölüm492 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Koridorda hâlâ Aras’ın ceketi omuzlarımdaydı.
Saçlarımdan su damlıyordu. Gözyaşlarım da durmuş sayılmazdı ama artık sessizce akıyordu.
Aras kolumu bırakmamıştı.
Beni sınıfa götürmedi.
Doğrudan merdivenlere doğru yürüdü.
“Aras…” dedim kısık bir sesle.
“Hmm?”
“Son ders…”
Aras başını salladı.
“Boş ver.”
“Yoklama…”
“Onu ben hallederim.”
Merdivenleri çıkıp idari ofislerin olduğu koridora geldik. Müdür yardımcısının kapısına yaklaştığımızda Aras durdu.
“Burada bekle.”
Ama ben kolunu bırakmadım.
Aras bana baktı.
Sonra hafifçe gülümsedi.
“Tamam.”
Kapıyı çaldı.
İçeriden bir ses geldi.
“Gel.”
Aras kapıyı açtı.
Ben hâlâ arkasındaydım.
Müdür yardımcısı bize baktı.
“Ne oldu?”
Aras sakince konuştu.
“Hocam Derin’in üstüne biri su döktü. Biraz kötü oldu. Yurda götürmem gerekiyor.”
Adam kaşlarını çattı.
“Şaka mı yapmışlar?”
Aras başını salladı.
“Evet.”
Müdür yardımcısı bana baktı. Hâlâ ıslaktım.
“Tamam,” dedi. “Son ders zaten bitmek üzere. Götür.”
Aras başını eğdi.
“Teşekkür ederim hocam.”
Kapıdan çıktık.
Koridorda yürürken utanç yine içime çöktü.
“Aras…”
“Evet?”
“Herkes gördü.”
Aras durdu.
Bana döndü.
Sonra bir şey demeden beni önüne aldı.
Kollarını omuzlarımdan geçirip sarıldı.
Öyle bir durdu ki koridordan geçen biri olsa yüzümü görmezdi.
Başımı göğsüne yasladım.
Hâlâ utanıyordum.
Aras saçlarıma dokundu.
“Sakin.”
“Çok utanç verici.”
“Hayır.”
“Ben… herkesin önünde…”
Aras hafifçe başını salladı.
“Şakaydı.”
“Komik değildi.”
“Biliyorum.”
Bir süre daha öyle durduk.
Sonra Aras fısıldadı.
“Yurda gidelim.”
Başımı salladım.
Okuldan çıkıp yurda doğru yürüdük. Hava biraz serindi ama üzerimde Aras’ın ceketi olduğu için üşümüyordum.
Yurt binasına girdiğimizde koridor sessizdi.
Odaya girdik.
Kapı kapanınca içimdeki gerginlik biraz daha azaldı.
Aras bana baktı.
“Duş al.”
“Evet.”
Ceketini çıkardım.
Saçlarımdan hâlâ su damlıyordu.
Banyoya girdim.
Ilık suyu açtım.
Su omuzlarıma değdiğinde içimdeki gerginlik biraz daha çözüldü.
Bir süre gözlerimi kapatıp sadece suyun akmasını dinledim.
Sanki günün bütün ağırlığı yavaş yavaş akıp gidiyordu.
Duştan çıktığımda saçlarım yine ıslaktı ama en azından artık temiz ve sıcak hissediyordum.
Odaya döndüm.
Aras masanın yanında oturuyordu.
Beni görünce başını kaldırdı.
“Daha iyi misin?”
“Biraz.”
Masaya okul kıyafetlerimi yaydım.
Hâlâ nemliydiler.
Saç kurutma makinesini aldım.
Fişe taktım.
Makineyi açınca sıcak hava kıyafetlerin üzerine vurdu.
Aras kaşlarını kaldırdı.
“Cidden böyle mi kurutacaksın?”
“Evet.”
“Bu bayağı sürecek.”
“Başka çarem yok.”
Saç kurutma makinesini pantolonun üzerine tuttum.
Sıcak hava kumaşı hafifçe dalgalandırıyordu.
Aras bir süre beni izledi.
Sonra gülümseyerek dedi:
“Bunu izlemek tuhaf derecede eğlenceli.”
Gözlerimi devirdim.
“Çok komik.”
Aras sandalyeden kalktı.
Yanıma geldi.
Kıyafetlere baktı.
“Biraz daha yaklaş.”
“Niye?”
“Daha hızlı kurur.”
Makineyi biraz daha yaklaştırdım.
Sıcak hava yüzüme de gelmeye başladı.
Aras bana baktı.
“En azından artık ağlamıyorsun.”
Omuz silktim.
“Yorgunum sadece.”
Aras hafifçe başını salladı.
“Bugün çok şey oldu.”
Bir süre sessiz kaldık.
Saç kurutma makinesi uğulduyordu.
Odanın içinde sıcak bir hava dolaşıyordu.
Aras masaya yaslandı.
“Derin.”
“Hmm?”
“Gerçekten utanmana gerek yok.”
Makineyi kapattım.
Ona baktım.
“Kolay söylüyorsun.”
Aras hafifçe gülümsedi.
“Çünkü ben dışarıdan görüyorum.”
“Ne görüyorsun?”
“Birinin aptal şakası yüzünden üzülmüş birini.”
Sonra ekledi:
“Ve onun suçlu olmadığını.”
Bir süre ona baktım.
Sonra tekrar kıyafetlere döndüm.
Saç kurutma makinesini yeniden açtım.
Belki kıyafetler hemen kurumayacaktı.
Ama en azından içimdeki o utanç hissi… yavaş yavaş hafifliyordu.
Bölüm etkileşimi
