14. bölüm / 22
Maskenin ardındaMaskenin ardında 13 bölüm
Bölümler 22Şu an: Maskenin ardında 13 bölüm
- 1 Maskenin ardında tanıtım147 kelime
- 2 Maskenin ardında 1 bölüm279 kelime
- 3 Maskenin ardında 2 bölüm281 kelime
- 4 Maskenin ardında 3 bölüm323 kelime
- 5 Maskenin ardında 4 bölüm316 kelime
- 6 Maskenin ardında 5 bölüm325 kelime
- 7 Maskelerin ardında 6 bölüm436 kelime
- 8 Maskenin ardından 7 bölüm540 kelime
- 9 Maskenin ardından 8 bölüm395 kelime
- 10 Maskenin ardından 9 bölüm563 kelime
- 11 Maskenin ardında 10 bölüm445 kelime
- 12 Maskelerin ardında 11 bölüm600 kelime
- 13 Maske'nin ardında 12 bölüm541 kelime
- 14 Maskenin ardında 13 bölüm491 kelime · Okuduğun bölüm
- 15 Maske'nin ardında 14 bölüm490 kelime
- 16 Maskenin ardında 15 bölüm428 kelime
- 17 Maskenin ardından 16 bölüm487 kelime
- 18 Maskenin ardında 17 bölüm484 kelime
- 19 Maskenin ardından 18 bölüm440 kelime
- 20 Maskenin ardından 19 bölüm454 kelime
- 21 Maskenin ardından 20 bölüm434 kelime
- 22 21 bölüm492 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Başım hâlâ biraz dönüyordu.
Aras beni banklardan birine oturtmuştu. Lunaparkın ışıkları etrafta parlıyordu ama ben hâlâ kendime tam gelmiş değildim.
Aras önümde eğilmiş bana bakıyordu.
“Biraz daha iyi misin?”
Derin bir nefes aldım.
“Biraz.”
Ama içimde garip bir huzursuzluk vardı. Ellerim hâlâ hafif titriyordu.
Aras elimi tuttu.
“İstersen hemen öğretmenlere söyleyelim, yurda döneriz.”
Başımı hemen salladım.
“Hayır.”
“Emin misin?”
“Evet.”
Bir süre sessizce oturduk. Etrafımızdan kahkahalar, müzik sesleri geliyordu. Ama benim içimde hâlâ o tünelin karanlığı vardı sanki.
Bir süre sonra Aras ayağa kalktı.
“İstersen dönme dolaba binebiliriz. Çok sakin.”
Başımı kaldırıp ona baktım.
“Ciddi misin?”
Aras bir an durdu.
“Ne var?”
İstemeden sesim biraz yükseldi.
“Az önce ne olduğunu gördün değil mi?”
Aras hemen sustu.
Ben ayağa kalktım.
“Ben az önce bayıldım Aras.”
Sesimdeki kızgınlığı ben bile fark ediyordum.
“Sen hâlâ bana bir şeye binelim diyorsun.”
Aras ellerini kaldırdı.
“Tamam, tamam… sadece fikirdi.”
“Hiçbir şeye binmek istemiyorum.”
Bir süre bana baktı.
Sonra başını salladı.
“Tamam.”
Ama yüzünde hafif bir suçluluk vardı.
Bir süre lunaparkta dolaştık. Ama ben hiçbir oyuna yaklaşmadım bile. Aras birkaç kez pamuk şeker almak istedi, dondurma almak istedi, saçma sapan şakalar yaptı.
Belli ki beni güldürmeye çalışıyordu.
Bir noktada önüme geçti.
“Derin.”
Kollarını iki yana açtı.
“Bak, resmi olarak özür diliyorum.”
Kaşımı kaldırdım.
“Resmi olarak mı?”
“Evet.”
Sonra dramatik bir sesle konuşmaya başladı.
“Sayın Derin Hanım, korku trenine binme fikrini sunduğum için çok üzgünüm.”
İstemeden gülmemek için dudaklarımı ısırdım.
Ama yine de biraz gülümsedim.
Aras bunu fark etti.
“Ha! Gülümsedin.”
“Abartma.”
“Gördüm.”
Sonra biraz daha ciddi bir sesle konuştu.
“Gerçekten özür dilerim.”
Gözlerime baktı.
“Bir daha seni korkutacak hiçbir şeye zorlamam.”
Bir süre ona baktım.
Sonra iç çekip omuz silktim.
“Tamam.”
“Yani… affedildim mi?”
“Biraz.”
Aras gülümsedi.
“Bu da bir başlangıç.”
Gece yurda döndüğümüzde herkes yorgundu. Odalara dağıldık. Ben yatağıma oturdum ama uyku hiç gelmiyordu.
Tavanı izliyordum.
Gözlerimi kapattığımda aklıma yine o tünel geliyordu. Tren… karanlık… nefes alamamak.
Bir süre sonra pes ettim.
Yataktan kalktım.
Masaya gittim.
Gece’nin kabı masanın üstündeydi.
Küçük salyangoz camın kenarında yavaş yavaş ilerliyordu.
“Sen de uyumamışsın,” diye mırıldandım.
Kabın kapağını biraz araladım. İçine biraz marul koydum.
Gece yavaşça ona doğru ilerledi.
Onu izlemek garip bir şekilde sakinleştiriciydi.
Sandalyeyi çekip masaya oturdum.
“Sence ben bugün çok mu abarttım?” diye fısıldadım.
Tabii ki cevap vermedi.
Ama yine de konuşmaya devam ettim.
“Aras kötü bir şey yapmak istemedi aslında.”
Bir süre salyangozu izledim.
“Korkunca insan bazen biraz saçma davranıyor.”
Gece marul yaprağının üstüne çıkmıştı.
Yavaş… çok yavaş hareket ediyordu.
O kadar yavaştı ki izlerken insanın içi sakinleşiyordu.
Dirseklerimi masaya koydum.
“Biliyor musun,” dedim. “Sen bayağı huzurlusun.”
O an kapı hafifçe tıklandı.
Aras başını içeri uzattı.
“Uyumadın mı?”
Başımı salladım.
“Uyku gelmedi.”
Aras içeri girdi.
Gece’ye baktı.
“Onunla mı sohbet ediyorsun?”
“Evet.”
Aras gülümsedi.
“Ne dedi?”
“Beni dinledi.”
Aras sandalyenin kenarına yaslandı.
“Bence o iyi bir dinleyici.”
Ben de gülümsedim.
Sonra tekrar salyangoza baktım.
Gece hâlâ aynı sakin hareketlerle ilerliyordu.
Ve o an fark ettim.
Belki de bazen sakinleşmek için tek gereken şey…
Biraz yavaşlamaktı. 🐌🖤
Bölüm etkileşimi
