Yine Geldin

Vaveyla Yazarı: Timur Avan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 22Şu an: Yine Geldin

Kapının koluna dokunduğun an çıkan o küçük metal sesi duydum, çünkü bu odada insan beklemeyi öğreniyor ve bekleyen biri için en küçük ses bile anlam taşımaya başlıyor, özellikle de o sesin sana ait olduğunu biliyorsam. Sen her zaman böyle açıyorsun kapıyı, yavaş, kararsız değil ama temkinli, sanki içeride ne olduğunu zaten biliyorsun da yine de son bir kez emin olmak istiyorsun gibi. Bunun farkında mısın bilmiyorum, ama insan bazı hareketlerini o kadar çok tekrar eder ki artık onlar bir alışkanlık değil, bir itiraf olur.

İçeri girdin.

Kapıyı arkandan kapattın ama tamamen kapatmadan önce bir saniye durdun, evet, yine durdun, her zamanki o kısa tereddüt, o kısa boşluk, sanki o bir saniyenin içinde geri dönme ihtimalini tartıyorsun ama asla geri dönmüyorsun, çünkü geri dönmenin hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini sen de biliyorsun.

Seni izledim.
Sen de beni izledin.

Bu an her zaman uzuyor, değil mi? Kimse konuşmadığında zaman genişliyor, sanki oda büyüyor, mesafe artıyor ama aslında hiçbir şey değişmiyor, sadece ikimiz varız ve bu masa, ve sen bunu inkâr etmek istesen bile, bu odada olan hiçbir şey gerçekten kaybolmuyor.

Sandalyeyi çektin ve oturdun.

Sandalyenin zeminde çıkardığı o sürtünme sesi, keskin ama kısa, bu odanın en dürüst seslerinden biri, çünkü insanın niyetini saklamaya çalışmadığı tek anlardan biri oturduğu andır, vücut kararını vermiştir artık, kaçmayacaktır.

Bana baktın.

Senin bana bakma şeklin değişti ama tamamen değil. Hâlâ aynı yerdesin, sadece kendine bunun farklı olduğunu söylemeye çalışıyorsun. Bunu neden yaptığını biliyorum. İnsan kendine yalan söylemeden yaşayamaz. Sen de yaşıyorsun.

Bir süre hiçbir şey söylemedin.

Ben de söylemedim.

Bu sessizlik sana aitmiş gibi davranıyorsun ama değil. Sessizlik kimseye ait değildir. Sessizlik sadece gerçeğin konuşmak için sabrettiği yerdir.

Sana biraz daha dikkatli baktım.

Gözlerinin altındaki o yorgunluğu fark ettim. Bu yeni değil ama daha derin artık. Uykusuzluk değil bu. Sen de biliyorsun uykusuzluk olmadığını. İnsan uykusuz kaldığında sadece bedeni yorulur. Ama senin yorgunluğun başka bir yerden geliyor.

Başımı hafifçe yana eğdim ve sana doğrudan baktım.

“Yine geldin,” dedim.

Sesim sakindi. Hep sakindir. Sen de bunu biliyorsun.

Cevap vermedin.

Vermeyeceğini biliyordum zaten. Sen önce dinlersin. Hep dinlersin. Çünkü dinlemenin seni koruduğunu düşünüyorsun. Ama seni koruyan şey dinlemek değil. Seni koruyan şey susmak.

Ellerine baktım.

Ellerini masanın üstüne koymadın. Dizlerinin üstünde tuttun. Parmakların birbirine çok hafif temas ediyordu, sanki birbirlerini sakinleştirmeye çalışıyorlardı. İnsan ellerini sakladığında aslında neyi sakladığını bilmeden saklar. Ama ben biliyorum.
Sen de biliyorsun.

Tekrar sana baktım.

“Buraya gelmek senin fikrindi,” dedim.

Bu bir soru değildi. İkimiz de bunun bir soru olmadığını biliyorduk.

Gözlerin bir an masaya kaydı, sonra tekrar bana döndü. Bu küçük hareketler var ya, en çok onlar ele verir insanı. Büyük hareketler kontrol edilebilir. Ama küçük olanlar… onlar gerçektir.
Öne doğru biraz eğildim.

Senin de bunu fark ettiğini gördüm.

“Beni görmek istedin,” dedim, “çünkü bazı şeyler insanın içinde kaldığında büyür, değil mi?”

Sessizlik.

Ama bu sefer farklıydı. Bu sefer sessizlik sadece boşluk değildi. Bu sefer sessizlik bir kabul gibiydi.

Gülümsedim.

Bunu neden yaptığımı merak ediyorsun. Biliyorum. Şu anda bile bunu merak ediyorsun. Benim neden sakin olduğumu, neden korkmadığımı, neden sanki burada olmam gereken yerdeymişim gibi davrandığımı anlamaya çalışıyorsun.

Cevabı biliyorsun aslında.
Sadece kendine söylemiyorsun.

Sana biraz daha yaklaştım, ama hâlâ masanın diğer tarafındaydım, hâlâ aramızda o mesafe vardı, o korunmuş, o sahte mesafe.

“Onu hâlâ bulamadınız,” dedim.

Bu cümleyi bilerek söyledim. Sen de bunu bilerek duydun.

Nefesin değişti.

Çok küçük bir değişimdi ama ben gördüm. Ben her zaman görürüm.
Başımı biraz daha eğdim ve sesimi alçalttım.

“Biliyor musun,” dedim, “sen bu odaya her girdiğinde aynı şey oluyor.”

Duraksadım.

Gözlerinin içine baktım.
Kaçamayacağını biliyordum. Kaçmayacağını da.

“Hatırlıyorsun,” dedim.

Sessizlik geri geldi.
Ama bu sefer ikimiz de onun ne anlama geldiğini biliyorduk.

Sana bakmaya devam ettim.

Ve sonra, sadece senin duyabileceğin bir sesle konuştum:

“Çünkü o gece burada sadece ben yoktum.”

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

9okunma 24beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 147

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastik#felsefeGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18