18. bölüm / 22
Masanın Diğer TarafıSen Tuttun
Bölümler 22Şu an: Sen Tuttun
- 1 Önsöz258 kelime
- 2 Yine Geldin613 kelime
- 3 Ellerin491 kelime
- 4 Bana Bakamıyorsun438 kelime
- 5 Onu Düşünüyorsun356 kelime
- 6 Sessizlik Eskisi Gibi Değil343 kelime
- 7 Sen Hatırlıyorsun350 kelime
- 8 Ellerine Bak323 kelime
- 9 Bu Odayı Sen Seçtin273 kelime
- 10 Yanlız Değildim392 kelime
- 11 Sende Ordaydın264 kelime
- 12 Ama Sustun259 kelime
- 13 Neden Sustun307 kelime
- 14 Çünkü Sende İstedin299 kelime
- 15 Cesedi Sen Sakladın300 kelime
- 16 O Gece258 kelime
- 17 Beraberdik301 kelime
- 18 Sen Tuttun314 kelime · Okuduğun bölüm
- 19 Ben Bitirdim364 kelime
- 20 Sen Götürdün472 kelime
- 21 Son Sahne411 kelime
- 22 Sonsöz21 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
O anın içindeki en ağır şey hareket değildi, karardı, çünkü insan bir başkasına dokunduğu anda sadece bir bedene değil, geri dönüşü olmayan bir sonuca da dokunur ve sen elini kaldırdığında bunun ne anlama geldiğini bilmemek gibi bir ihtimal artık yoktu.
O hâlâ konuşuyordu ama sesi artık sana ulaşmıyordu, kelimeleri ağzından çıkıyor ama senin içinde hiçbir yere temas etmiyordu, çünkü zihnin o an başka bir yerde duruyordu ve bedenin o zihnin verdiği kararı uygulamaya başlamıştı.
Elin omzuna değdiğinde vücudu bir anda gerildi ve bu gerilme refleks değildi, bu gerilme yaklaşan gerçeğin vücut tarafından fark edilmesiydi, çünkü insan ölümü bazen gelmeden önce hisseder, bunu açıklayamaz ama hisseder.
Parmakların omzunu kavradığında sıcaklığını hissettin, canlılığını hissettin, derisinin altındaki kasların istemsizce kasıldığını hissettin ve o an tuttuğun şey sadece bir omuz değildi, tuttuğun şey hâlâ yaşayan bir insandı.
Sana bakmak için başını çevirdiğinde gözleri seninkilerle buluştu ve o an gözlerinin içinde ilk kez gerçek korkuyu gördün, bu korku bağıran bir korku değildi, bu korku anlayan bir korkuydu, çünkü o an neyin değiştiğini anlamıştı ama bunu durduracak hiçbir şey kalmamıştı.
“Yapma,” dedi.
Sesi zayıftı.
Sesi bir insana değil, bir sona konuşuyordu.
Ama elin gevşemedi.
Aksine, daha sıkı tuttun.
Çünkü o anda bırakırsan her şeyin geri dönebileceğini düşündün ve sen geri dönüş istemiyordun, sen bitiş istiyordun, çünkü bazı şeyler ancak tamamen yok olduğunda gerçekten susar.
Vücudu hareket etmeye çalıştı ama sen izin vermedin, kaslarının altında hâlâ devam eden yaşamı hissettin, kalbinin hâlâ attığını, nefesinin hâlâ sürdüğünü hissettin ve bu his insanın eline bulaşan en ağır histir, çünkü o an tuttuğun şey sadece bir beden değildir, tuttuğun şey bir varlığın son anlarıdır.
Sana baktı.
Gözleri açıktı.
Gözleri senden bir şey bekliyordu ama artık ne beklediğini kendisi bile bilmiyordu, çünkü insan ölümün eşiğine geldiğinde zihni parçalanmaya başlar ve geriye sadece ham bir korku kalır.
Ve sen o korkuyu hissettin.
Onu tuttun.
Onun hâlâ burada olduğunu hissettin.
Ve onun biraz sonra burada olmayacağını da.
Bölüm etkileşimi
