7. bölüm · Lara - gerçek ailem

6 Bölüm

Melisa Mis

Nabersiniz aşklarım
__________________________________
Bilinmeze Atılan Adım – Lara’nın Anlatımı

Eve döner dönmez çantamı fırlatıp ayakkabılarımı hızla çıkardım. Kalbim deli gibi atıyordu, ellerim hâlâ titriyordu. Telefonumu çıkarıp Lena’yı aramaya koyuldum ama sabırsızlanıyordum. Beklemek istemiyordum.

Aradım. Açmadı.

Ardından sabırsızlıkla evden çıkıp Lena’nın evine doğru hızla yürümeye başladım. Gece olmuştu ama umurumda bile değildi. Kafamda Timur’un sözleri dönüp duruyordu. “Beni buradan çıkarabilecek misin, Lara?”

Kapıya vardığımda hiç düşünmeden zili çaldım. Birkaç saniye sonra Lena kapıyı açtı. Gözlerini kısıp bana baktı. “Lara? Ne oldu?”

Onun şaşkın bakışları umurumda değildi, hemen içeri daldım. “Kahve yap! Otur! Dinle! Çünkü anlatacaklarım var ve sen bunları duyunca benim kadar heyecanlanacaksın!”

Lena kaşlarını kaldırıp kapıyı kapattı. “Ne oldu sana? Yine hangi belaya bulaştın?”

Ben salona geçip kendimi koltuğa attım. “Olay büyük Lena. Çok büyük! Eğer anlatmazsam patlarım!”

Lena iç çekerek mutfağa doğru yürüdü. “Bari kahve yapayım da sakinleş.”

Ben ise sabırsızlıkla yerimde kıpırdanıyordum. Ayaklarımı yere vuruyor, parmaklarımla kanepeyi tıklatıyordum. Adrenalinden elim ayağım titriyordu. Birkaç dakika sonra Lena, elinde iki kupa kahveyle geldi ve karşıma oturdu.

“Tamam, şimdi anlat bakalım.”

Gözlerimi ona diktim, nefesimi tuttum ve patladım.

“Timur’u gördüm Lena!”

Lena kahvesini yudumlamaya çalışırken neredeyse boğuluyordu. “Ne? Timur dediğin o yer altı dünyasının adamı mı?”

Heyecanla başımı salladım. “Evet, evet! Ve onu mahkemeye çıkmadan önce hapishanede ziyaret ettim. Ama asıl bomba şu Lena… Beni test etti! Resmen beni sınadı!”

Lena gözlerini kısıp kupasını masaya koydu. “Lara, ne demek istiyorsun? Neyin testinden bahsediyorsun?”

Derin bir nefes aldım, gözlerim hâlâ o anın heyecanıyla parlıyordu. “İçeri girdiğimde bana direkt şöyle dedi: ‘Beni buradan çıkarabilir misin?’”

Lena kaşlarını kaldırdı. “Ve sen ne dedin?”

Gözlerimi ona diktim. “Dedim ki, ‘Önce masumiyetine inanmam gerek.’”

Lena kahkaha attı, başını iki yana salladı. “Tam bir Lara cevabı!”

Ben ciddiyetimi bozmadan devam ettim. “Ama Lena, adamın bana bakışı… Yani, sanki gözlerimin içine bakıp ruhumu okumaya çalışıyordu.”

Lena dudaklarını büktü. “Ve sen o bakışlardan ne anladın?”

Yutkundum. İçimi kaplayan tuhaf duygularla yüzleşmek zorunda kalmak istemiyordum ama ondan da kaçamıyordum.

“Masum olup olmadığını bilmiyorum ama bana söylediği şeyler… Ah, Lena! Söyledikleri içime işledi.”

Lena iyice meraklanmıştı. “Ne dedi?”

Onun ses tonundaki gerilim, hikâyeme daha da dramatik bir hava katıyordu. Eğilip Lena’ya yaklaştım.

“Dedi ki, ‘Eğer bu davayı alırsan, sadece bir müvekkilin olmayacak Lara. Benim dünyama adım atacaksın.’”

Lena’nın gözleri büyüdü. “Ne?! Yani… Olası tehlikeleri bile bile seni bu işe çekmeye mi çalışıyor?”

Başımı salladım. “Evet! Ama işin ilginç tarafı, bunu yaparken kendinden o kadar emindi ki… Beni bir şeyin içine çektiğini hissediyorum Lena. Ve bu işin sonunda ne olacağını bilmiyorum!”

Lena derin bir nefes aldı. “Lara… Bu adam çok tehlikeli biri olabilir. Eğer gerçekten masum değilse ve seni kullanıyorsa?”

Kafamın içinde dönüp duran düşünceleri dışarı vurmak istedim. “Ya masumsa? Ya gerçekten iftiraya uğradıysa? Ya ben onun tek şansıysam?”

Lena bana uzun uzun baktı. Sonra başını iki yana salladı ve gülümsedi. “Tam bir belaya düştün.”

Kahkaha attım. “Lena, bu sadece bir dava değil. Bu… başka bir şey.”

Lena gözlerini kısıp gülümsedi. “Ve sen, bunu öğrenmek için fazlasıyla heyecanlısın.”

Başımı salladım. “Kesinlikle!”

Lena kahvesini aldı, bir yudum içti ve bana kaşlarını kaldırarak baktı.

“Peki, Lara… O dünyaya adım atmaya hazır mısın?”

Ve işte o an, her şeyin gerçekten başladığı andı.

Lena’nın gözlerindeki ciddiyeti görünce heyecanımın yerini bir anlığına duraksama aldı. Ne kadar istekli olsam da, sorduğu soru gerçekten önemliydi.

O dünyaya adım atmaya hazır mıydım?

Derin bir nefes alıp kahvemi aldım, kupayı elimde çevirirken düşünmeye çalıştım ama aklımda sadece Timur’un gözleri vardı. O keskin bakış, sanki ruhumu deşifre eden derinlikteydi.

“Bilmiyorum,” diye itiraf ettim. “Ama bildiğim bir şey var… Onun suçlu olup olmadığını öğrenmek istiyorum.”

Lena kaşlarını çatıp bana daha dikkatlice baktı. “Sadece avukat olarak mı?”

Gözlerimi kaçırdım. İşte, Lena’nın her zaman yaptığı şeydi bu. İnsanları en derinlerinden okur, kendilerinden bile gizledikleri şeyleri ortaya çıkarırdı.

“Sadece avukat olarak.” Sesim yeterince sağlam çıkmamıştı.

Lena dudaklarını büküp başını iki yana salladı. “Lara, kendini kandırma. Bu adam sende bir şey uyandırmış. Eğer sadece bir dava olsaydı, bu kadar heyecanlanmazdın.”

Gözlerimi devirdim. “Of Lena! Adamı ilk kez gördüm. Ne hissedebilirim ki?”

Lena sırıttı. “Hissettiğin şeyi ben söyleyeyim mi? Merak. Çekim. Belki biraz tehlikenin cazibesi?”

Gülerek başımı arkaya yasladım. “Sen fazla polisiye okumuşsun!”

Lena kahkahasını bastırmaya çalışırken bana ciddi bir bakış attı. “Bunu kabul et, Lara. Timur, seni içine çeken bir bilmece gibi.”

Bir an sustum. Lena haklıydı. Bu adam beni içine çekiyordu, ama neden?

Kupamı masaya koyup ona döndüm. “Bana yardım eder misin?”

Lena kaşlarını kaldırdı. “Nasıl yani?”

“Bu davayı alırsam, onun gerçekten masum olup olmadığını anlamam gerek. Ve senin sezgilerine güveniyorum.”

Lena dudaklarını ısırıp düşündü. Sonra hafifçe başını salladı. “Bu işin içinde başka bir şey olup olmadığını öğrenene kadar yanındayım.”

İçim rahatlamıştı. Timur’un dünyasına tek başıma girmeyecektim. Ama Lena’nın bakışlarından anladığım bir şey vardı…

__________________________________

Bu sadece bir davadan fazlasıydı.

Sizce nasıl bir bölüm sizce nasıl bir bölüm

Oylarınızı ve yorumlarınızı bekliyorum