Küllerden Pençe kitap kapağı

17. bölüm / 17

Küllerden Pençe

SENİNLE EVLENEBİLİR MİYİM?

Yazar: Fatoş Akçay

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 17Şu an: SENİNLE EVLENEBİLİR MİYİM?

Odamda uzanıyim diye çıkıp saatlerce uyuduğumu Osman sayesinde fark etmiştim.
-Derya abla Derya abla uyann akşam yemeği yiyeceğiz hadii, diyip beni çekiştire çekiştire kaldırmıştı yataktan.
-Ablasının gülü dur uyuyayım azıcık daha.
-E acıkmışsındır ne yiyeceksin ki o zaman?
Böyle masum masum bakarken ona dişlerimi göstererek sırıttığımda
-Seniii, diyerek kaçmaya başladığı an arkasından koşturarak yakalamaya çalışıyormuşum gibi yapıp peşinden koşturuyordum. Aşağıya indiğinde aynı şekilde takip ettim onu. Sadece Osman'a odaklana odaklanıp her yeri es geçerken duvara toslamış gibi olmamla sert ama bir o kadar yumuşak bir vücuda çarpmıştım. Kafamı kaldırdığımda Aras pis sırıtışını yapıp gözlerimin soğukluğunu ısıtacak kadar güzel bakıyordu.
-Günaydın prensesim, dediğinde parmak uçlarımda uzanıp yanağından öptüğümde bir anda gülümsemesi sönmüş yerini bomboş bir surat ifadesi almıştı. Resmen kilitlenmişti.
Kapı çaldığında kıkırdayarak kapıya koşup kapıyı açmıştım.
-Hoş geldiniz, Nergisle Tarık abiydi.
-Hoş bulduk kızım sen al şu ekmekleri ben bir üzerimi değiştireyim, dediğinde başımı sallayarak ekmekleri alıp mutfağa geçtiğimde Aras hala olduğu yerde öylece duruyordu. Hiç ona aldırmadan ekmekleri de çıkarıp zaten Arasın hazırladığı sofraya oturdum. Nergiste ayakkabısını çıkarıp geldiğinde öylece Arasa bakıyordu.
-Abi iyi misin?, diyip yerine oturmuştu.
Aras sonunda gözlerini kırpıştırıp yanıma oturabilmişti.
-Yemeğini ye bir kaç elbise var onlardan birini beğen sana sürprizim var, dediğinde bu seferde ben kilitlenmiştim.
-Sürpriz mi ne peki?, dediğimde yemeğini hızlı hızlı yediğini fark ettim. Bende onunla beraber hızlı hızlı yediğimde Tarık abiyle Osman da bize katılıp ayak uydurmuşlardı.
Hepimizin yemeği bittiğinde hemen odama çıkmıştım. Yatağa oturup beklerken ayaklarımı sallayıp heyecanla sürprizin ne olabileceğini düşünüyordum.
Kapı tıklatıldığında 'gel' demiştim. Aras ve elinde dört tane elbiseyi görünce gözlerimden şaşkınlığım belli oluyordu muhtemelen.
-Şimdi sen zaten mavi tonlarını seven bir kişiliğin var ve o gözlerine çok güzel gidiyor güzelim bu yüzden dördü de mavi ama hangi modeli istersen giyip 15 dakika içinde seni aşağıda bekliyorum dediğinde heyecanla kafamı sallayıp odadan çıkmasını bekledim. Odadan çıktığında da bütün kıyafetlerin fermuarlarını açıp yatağın üzerine sermiştim.
Uzun balık model ince askılıydı, kısa balık model ama üstü biraz daha tişört tarzı, altı fırfırlı kat kat olup kolları desenli inen model ve sonuncusu da straplez sade ve şık duran bir elbiseydi ve evet benim gözüme sonuncusu takılmıştı. Hiç beklemeden onu giydiğimde kendimi çok hafif hissediyordum. Sarı saçlarımı yukarıdan toplayıp topuz yapıp boynumu açıkta bırakmak hoşuma gitmişti. Mavi far ve kırmızı rujum allığım derken makyajımı da bitirip parfümümü de sıkıp çantamı alarak Arası bekletmeden aşağıya indiğimde maviş ayakkabılarımı da giyip sonunda evden çıkabilmiştim. Arası görmemle koyu mavi takım elbisesi gece mavisi kravatıyla beni büyülemeyi başarmıştı.
-Nasıl olmuşum?, diye yanına gittiğimde kalbinden tutarak gözlerini yerinden çıkaracaktı.
-Fazlasıyla etkileycisin sevgilim, dediğinde utanarak kafamı önüme eğmiştim ki işaret parmağını kafamı kaldırmak için kullanıp gözlerimizi birleştirmişti.
-Hadi gidelim, diyip kapımı açtığında gülümseyerek binmiştim. Kapımı kapatıp sakince dolaşarak yanıma oturduğunda heyecandan ölecektim.
-Nereye gidiyoruz?
-Şşhh sadece tadını çıkar bu akşamın, diyip "sevdik sevdalandık" şarkısını açarak minik bir eğlence katmıştı.
Sarılmışız biz bize Keyfimiz yerinde
Dünya dursa bile
Kimin umrunda
O da eşlik etmişti bu kısma
Sevdik sevdalandık
Kördüğümle bağlandık
Diye diye sonunda durmuştuk. Etrafıma göz gezdirdiğimde eski okulumuzda olduğumuzu fark ettim. Aras hemen arabadan inip çoktan kapımı açmıştı bile. Elimi tutup beni bir kırmızı halının üzerinde yürüttüğünde kendimi resmen prenses gibi hissediyordum.
-En değerli varlığım. Güzelliği ile etrafa ışık saçan yıldızım gökyüzü gözlüm. Ben seninle burada tanıştım burada aşık oldum burada sevdalık ettik. Şimdi de bu aşkımızın uzun sürmesini istiyorum. Senin her anını izleyip seninle uyanıp seninle uyanmak istiyorum. O güzel gözlerine doyasıya bakmak istiyorum. Elini aynen böyle tutup senin prensin olmak istiyorum.
Gittikçe ilerliyor ışıklı bir yere geliyorduk. Işığı gördükçe kalbim yerinden çıkacak gibi hissediyordum.
-Senin sağlığında hastalığında başarında başarısızlığında mutluluğunda mutsuzluğunda yanında olmak için her şeyi göze alırım bu yüzden, dediğinde kalpli ışıklı yere gelmiş ve kırmızı halının sonunda durmuştuk.
~Yıllar önce
-Aras bana evlenme teklifi edecek olsan nasıl ederdin?, demişti küçük Derya aşkın bile ne olduğunu bilmeden.
-Kızım benimle evlenir misin derdim işte.
-O ne be sanki ben seninle evlenmek istiyormuşum gibi.
-İstemiyor musun?, dediğinde çapkın bir bakış attı küçük Aras Deryaya. Derya da utançla kafasını çevirmişti.
-Oğlum onu demiyorum senin beni istemen gerekiyor o yüzden seninle evlenebilir miyim diyeceksin
-Kızım o ne yaa
-İster beğen ister beğenme ama benim dediğim gibi olmazsa bende dedirtecek başka biri bulurum, dediğinde küçük Aras kıskançla Derya'ya bakıyordu.
-Tamam yaa dediğin gibi olsun bırakma beni, dediğinde ise bu sefer Derya üzüntüyle bakmıştı Arasa
-Seni hiç bırakır mıyım şapşal.
~Günümüz
Gözlerim çoktan dolmaya başlamıştı.
Aras dizleri üzerine çöküp yüzük kutusunu çıkardığında kalbim yerinden çıkacaktı. Kutuyu açtığında içinden mavi taşlı bir yüzük çıktığında iyice duygulanmış ellerimi yanaklarıma götürerek izlemiştim Arası.
-Seninle evlenebilir miyim güzel gözlüm?, dediğinde etrafımda bir tam tur dönüp kocaman gülümseyip gözyaşlarımla o sessizliğe bağırmıştım.
-EVET EVET EVET!!!
Aras ayağa kalkıp yüzüğü taktığında hemen boynuna atlamıştım. O da karşılıksız bırakmayıp sıkıca sarıldı. Uzun süre sarıldıktan sonra benin bırakmaya hala niyetim yoktu.
-Sana bir sürprizim daha var, diye kulağıma fısıldasa da dinlemeyip daha sıkı sarıldım.
-Tamam yeter sürprize sen bana yetersin, dediğimde kollarımı elleriyle ayırmıştı.
-Dön bakim sen arkanı, dediğinde heyecanla dönmüştüm. Ardından bir kaç saniye sonra boynumda hissettiğim soğukla elim boynuma gitmişti. Mavi kalp şeklinde bir kolye idi.
-Gel bakalım, diyip bileğime de bileklik takmıştı. Küpeleri elime verdiğinde set olarak aldığını anlamıştım.
-Aşkım ya çok değerli ama bunlar vermesen daha iyi olurmuş, demiştim. Çünkü gerçekten öyleydiler. Hadi yüzük zaten sahte olamazda bunun seti de pahalıya patlamış olmalıydı. Ben bunu düşünüp tedirgince takıları kontrol ederken eliyle yanağımı okşayıp baş parmağı ile kafamı kaldırarak gözlerimizi birleştirmişti.
-Sen hepsinden daha değerlisin güzelim benim, dediğinde dudaklarımı büzüp ağlamaksı bir halle tekrar boynuna atladığımda gülerek sıkıca sarıldı. Bir süre öyle kalmıştık.
-Hadi gel bak daha neler var, dediğinde elimi tutup kalbin arkasına götürmüştü.
Bir piknik örtüsüyle üzerindede sepet vardı ve ağzına kadar böğürtlen doluydu. Şaşkınlıkla bir Arasa bir böğürtlenlere bakıyordum. Heyecanla hemen oturup böğürtlenleri yemeye başlamıştım.
Arasta gülerek yanıma oturmuş bana eşlik etmişti.
-Ben rüyada mıyım yoksa bunlar yaşanıyor mu?, dediğimde Aras gülüyordu.
-Gerçek hayatım gerçek tadını çıkar anın, dediğinde yemeye devam etmiştik. Aras doyduğunda ben hala yiyordum.
Kafasını bacağıma yaslayıp beni izlemeye başladığında utanıp son böğürtlenimi de yiyip bırakmıştım.
-Ya aşkım niye öyle bakıp duruyorsun utanıyorum.
-Kızım az dur da bakayım şu güzel gözlümün gözlerine doyayım, dediğinde sesimi çıkarmamıştım.
Daha sonra bir cesaretle önce sol yanağından sonea sağ yanağından, gözlerinden, alnından çenesinden öpmüştüm. Tam dudağını öpecektim ki aniden duraksadım. Dudaklarımız bu kadar yakınken nefesimizi birbirimize soluyorduk resmen. Sıcaklığı beni kaplarken yavaşça bu konfordan uzaklaştım.
O da sesini çıkarmayıp hayran hayran beni izlemeye devam etti. Bir süre böyle oturup huzurun ve yüzüklerimizin tadını çıkarmıştık. Hava soğumaya başladığında yavaş yavaş toparlanmaya başlamıştık. Kapımı açtığında yerime geçip onu beklemiştim. Sepeti alıp sakin sakin gelmişti.
-Buyrunuz hanımefendi bunlar sizin olmalı, dediğinde keyifle almıştım elinden.
-Sağolun beyefendi çok naziksiniz, diyip yol boyunca hızı git gide yükselen kalp atışlarımızı dinlemiştik. Tabi bir de benim ağız şapırtılarım. Ama napiyim valla çok güzel düşünmüştü bunu da bir güzel yemeliydim.
Eve geldiğimizde tüm ışıklar kapalıydı. Kapımı açıp anahtarla kapıyı açarak yukarıya çıkmıştık. Benim odamın önünde durup karşılıklı biraz beklemiştik. En sonunda bu sefer ben lafa girmiştim.
-Hayatıma renk kattığın için, ailem olmak istediğin için, beni mutlu ettiğin için çok teşekkür ederim hayatım. Seni çok seviyorum ömrüm boyunca da çok seveceğim, diyip yanağından öptüğümde aniden beni vücuduyla duvar arasında bıraktığında kalbim ağzıma gelecekti.
-Beni delirtiyorsun, dediğinde aniden bütün değerlerim yükselmişti. Yutkunup tam bir şey diyecektim ki dudaklarıma yaklaşmasıyla tekrar yutkunup sesimi çıkarmadım. Gözlerimi kapatıp sadece bekledim.
Öpmesini beklerken o da aynı benim gibi önce yanaklarımdan sonra gözlerimden alnımdan ve çenemden öpüp elimi tutarak elimden de öpmüştü.
-Seni seviyorum prensesim iyi geceler, deyip odasının yolunu tuttuğunda direk kendimi odaya atmıştım. Kalbimi yavaşlatamıyor aksine onu düşündükçe daha çok hızlanıyordu. Nefes alışverişim artmıştı. Terlemiştim bir anda. Kendimi hemen bir soğuk duşa sokup temizlendikten sonra rahat kıyafetlerimle yatağıma uzanmıştım. Elimde ki yüzüğü görünce gülümseyerek uykuya bırakmıştım kendimi.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

18okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…