Küllerden Pençe kitap kapağı

5. bölüm / 17

SENİ HEP SEVDİM

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 17Şu an: SENİ HEP SEVDİM

Yaklaşık on beş dakkadır oturmuş ben Arasın yaralarını dikiyor Taner Bey de bizle ilgilenmeye devam ediyordu. Osman ise merakla bizi izliyordu. İlk konuşma da ondan çıkmıştı.
-E ne yapacağız şimdi?
Sanki daralmış olacaktım ki derin bir nefes vermiştim.
-Bilmiyorum ama bence güzel şeyler yapacağız kahramanım, dediğinde çocuğun yüzünde büyük bir tebessüm olmuştu. Ben ise Aras'ın onu eğlendirmesine küçücük gülümseyebilmiştim.
-Ben sizin için her şeyi yapmaya hazırım Derya kızım. Ama biraz daha burada beklersek bizi aramaya geleceklerini düşünüyorum, dediğinde önce kızım demesine mutlu olmuş sonra da dediklerinde haklı olduğunu idrak edebilmiştim. Aras'ın yarasını dikip bandajladığım da geri çekilip su içmeye ilerlemiştim.
-Bence isyan çıkarmanın tam vakti herkesi ayaklandırıp karşılarına dikilebiliriz, dediğimde cık sesi gelmişti Arastan.
-Ne demek cık?
-Olmaz demek ben yokum siz gidin ben saraya döncem, dediğinde şoklara girmiştim.
-He yıllar sonra da eziyet etceklerini bilsem de ailem diyon yani, dediğimde bağırdığımı fark etmemiş Osman'dan özür dileyip mahcup yüzümü göstermiş sonra da sinirlenerek Arasa dönemüştüm.
-Evet gideceğim bir itirazın mı var? dediğinde gözlerim sulanmıştı.
-Hiç mi acıman yok bana hiç mi değer vermiyosun bir kere yahu bir kere arkamdan gelsen ne olurdu sanki, diyerek göğsüne vurmaya devam etmiştim. Ellerimi tuttuğunda şimdiden şişmiş buz mavisi gözlerimle kestane gözlerini kesmek istercesine odaklanmıştım ona.
-Kardeşim için, dediğinde afallamıştım. Ama kardeşi yoktu onun.
-Ama kardeşin yok ki senin, diyerek geri çektim kendimi.
-Var kralın kızı var. Tutsak ama bende ona tutsağım. Bütün bu karmaşa bu. İnanmıyomuş gibi iyice geriye çekildiğimde nefes almaya çalışıyordum.
-Onu kurtarmam lazım, diyip yanıma yaklaşıp elimi tutmuştu. "Yıllardır", dediğinde yutkunmalarım acı hale geliyordu.
-Hani diyosun ya aileni seçtin yine evet ailemi seçtim ama benim tek ailem kardeşim oldu yıllarca onu da benden alıp esir ettiler beni kendilerine. Tek amacım ve hedefim onu kurtarmak ve bu dünyayı artık ona zehirli hale getirmemek. Yıllarca, derin bir nefes daha. Taner Bey ve Osman sessizce bizi izliyor ve olanları idrak etmeye çalışıyorlardı.
-Senden şu zamana kadar sakladığım tek şey ve tek zaafımdan vurdular be kralın kızı. Onsuz şurdan şuraya gidemem. Daha çok genç bir kız çocuğu.
-Lütfen bu bilgi burda kalsın bugün içim çok bekledim lütfen, dediğinde hepimize demişti. Toparlanıyordu.
-Bende geliyorum, dediğimde hızla dönüp önümü kesmişti ve parmağını uzatarak "Hayır tabiki de burda oturup bekle beni" demişti sanki onu dinleyecekmişim gibi. Arkasından geldiğimi fark ettiğinde derin bir nefes alıp vermişti.
-Kralın kızıı, söz dinle. Dik başlılığım ile üstüne yürüyüp parmak uçlarımla havada durarak ona yetişmeye çalıştım ama nafile. Ama yine de bende işaret parmağımı kaldırarak aynı hissiyatı vermek istedim.
-Dinlemicem aile kuzusu, dediğimde beni aşamayacağını fark edip derin bir of çekmişti ben ise sadece sırıtmıştım.
-Ben de geleyim mi kızım, dediğinde sırıtmam tebessüme dönmüştü.
-Yok amca sadece biz işimizi bitirene kadar halkı ufak ufak uyarmaya ayaklandırmaya başlamanız iyi olur sizin için malzeme getireceğiz merak etmeyin o zamana kadar siz de hazır olursunuz en yakın zamanda döneriz, dediğimde onaylar şekilde kafasını sallamıştı. Aras da Osman'a doğru eğilmişti.
-Babana bol bol yardım et tamam mı kahramanım. Şuradan bir kurtulalım seni okula yollayacağım sözüm söz en iyi olmasa da eğitimini almanı sağlayacağım, diyip uzaklaşmıştı. Osman ise hala gülümseyerek cevap vermişti.
-Büyücem okucam senin gibi bir sürü insanı kurtarıp daha da çok kahraman olacağım, dediğinde herkeste ufak bir kahkaha olmuştu. Sonunda vedalaşıp evden şapkamızla ve sakladığımız silah bıçaklarla ayrılmıştık. Uzun bir yoldan sonra bomboş ama kısmen de dolu olan saraya gelmiştik. Aras'ın elimi tutmasıyla bütün dikkatim dağılmıştı. Elimizde eldivende olsa sıcaklığını hissedebiliyordum.
-Ne olursa olsun seni hep sevdim ve ne olursa olsun hep seveceğim seni Derya, dediğinde nefesim kesilmişti.
-Kardeşini alıp çıkacağız işte cık cık cık neyin edebiyatını yapıyon. Ağlarım ondan sonra başına bela olurum bak deme bana bişi. Hem ya üzgünken ya da zor durumlarda diyosun Derya diye sinirimi bozmaya başladın, kıkırtısını duyabiliyordum.
-Tamam kralın kızı demedim bişi, diyerek elimi bırakmış ve içeriye girmeye yeltenmiştik.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

59okunma 7beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…