Bölümler 17Şu an: MUTLUYUZ VE BERABERİZ
- 1 GERÇEKLER622 kelime
- 2 GAZ LAMBASI669 kelime
- 3 YÜZLEŞME750 kelime
- 4 NE ÖLÜNE NE DİRİNE729 kelime
- 5 SENİ HEP SEVDİM619 kelime
- 6 UÇUŞ BAŞLIYOR737 kelime
- 7 ÖPMEYE RAMAK KALA1.034 kelime
- 8 ASLA BIRAKMAM SENİ998 kelime
- 9 BIRAKIN BENİ666 kelime
- 10 ŞİMDİ NE YAPACAĞIZ?1.212 kelime
- 11 ARTIK BİZ VARIZ!1.262 kelime
- 12 KADİFE TATLIM1.128 kelime
- 13 GÜVENDEYİZ1.200 kelime
- 14 MUTLUYUZ VE BERABERİZ1.151 kelime · Okuduğun bölüm
- 15 DİKKAT EDİN1.172 kelime
- 16 SENİNLE EVLENEBİLİR MİYİM?1.272 kelime
- 17 YARIN EVLENMEK İSTİYORUM1.004 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Uyandığımda oda da kimse yoktu. Mahmur gözlerimi ovuşturup etrafa bakarak uyanmaya çalıştım. Gece 11 di ve muhtemelen herkes uykuya dalmıştı. Püff şimdi beni uyumada tutmazdı.
Koridordan aşağıya inecekken Nergisin gülüşme sesi geliyordu. Normalde hayatta merak etmezdim ama nedense odanın kapısına doğru yönelip kapıyı tıklattım. Ama ses anında kesildi.
-Girebilir miyim?
-Aa buyur yengecim. Gel gel... diyip yana kayıp eliyle yatağın kenarını işaret etti.
-Hayırdır ne bu neşe gece gece.
-Ne neşesi?
-Kız kıvırma doğruyu söyle, diyerek çimdiklemiştim bacağını.
-Yenge şöyle, dediğinde lafını balla bölmüştüm.
-Bana abin çıkma teklifi edene kadar yenge deme şekerim. Evet şimdi devam edebilirsin, dediğimde abisi gibi sinsi bir sırıtış yapıp anlatmaya başladı.
-Köyde hani uzun boylu sarışın bir çocuk var ya o abla biz onla konuşuyoruz, diyip heyecanla gözlerimin içine bakıyordu.
-Kızım hangi sarışın ayrıca çoğu uzun zaten, diyip daha da ayrıntı isterken bir anda yorganın içine girip poposunu bana dönmüştü. Bir de yapmacık bir esnemeyle 'başka zaman anlatırım yaa' diye geçiştirmişti.
-Kız zilli hem spoi veriyorsun hem devamı yok diye dürtsemde bana mısın demedi. Zıbardı yattı manyak.
Ben de mecbur odadan çıkmak zorunda kaldım. Aşağıdan gelen sesle merdivenleri iniyordum ki sesler netleşince Aras kendi kendine ninni söylüyordu. Allahım adam en sonunda delirmişti.
Merdivenleri inip yanına gittiğimde kucağında uyuyan Osman'ı beklemiyodum. Aras işaret parmağı ile sessiz ol işareti yapınca da yerime oturup onları izledim.
Aras ninni söylemeyi bırakıp Osman'ın kafasını okşamaya devam etti.
Bir süre sonra Aras boşta olan eliyle diğer tarafına çağırınca bu davete kayıtsız kalmayıp yanına sokuldum. Ayaklarımı uzatıp kafamı omzuna yasladım.
-Napıyosun fıstık?, dediğinde aşağıdan ona bakıyordum hayranlıkla.
-Oturuyorum şekerim sen napıyosun?
-İlerdeki çocuklarımız için pratik yapıyorum nasıl güzel mi?, dediğinde öylece far görmüş tavşan gibi bakakalmıştı. O da bu halime gülecekti ki Osman'ın olduğu aklına gelmesiyle tuttu kendini.
-Hıh çocuk diyo. Sen bana daha çıkma teklifi bile etmedin hatırlatırım, diyip trip atarak kollarımı birleştirmiştim.
Bir anda kolunu boynumdan geçirip beni kendine iyice yaklaştırdığında aramızdaki mesafe çok kısaydı. Acaba biraz daha yaklaşsak irislerimiz değer miydi?
-Çok değişik ama saçma sapan bişi düşünüyosun gibi geldi, dediğinde gerçekten de bilmişti. Valla helal olsundu. Ama ben işi biraz da terse çevirmek istiyordum.
-Ne düşünmemi isterdin ki?, dediğimde eli yanağımı okşamaya başlamış kestane gözleri sıcaktan yanmıştı.
-Ben Osman'ı yatırıp geleyim o zaman söyleyeceğim, deyip yalnız kalacağımızı fark ettiğimde bir anda sıcak basmıştı. O gittiğinde telaşla ayağa kalkıp avuç içlerimin terini üzerime silmiştim.
-Nergis, diyerek Nergisin odasına koşarak uçmuştum hatta. Odaya pat diye girmem Nergisi uyandırmayı bırak hareket ettirmemişti.
-Nergis kalk, kalk Nergis, hadi Nergis uyanmalısın, diyip ona resmen deprem yaşatıyordum ki hanımefendi sonunda kalkabildi.
-Noldu Derya abla yaa tam daldıydım uykuya.
-Fazla dalma canım boğulursun, diyerek telaşla üzerine üşümesin diye yelek atıp ayağa kaldırarak mutfağa götürmüştüm.
-Ne işim var benim burada yaa?, diyerek Nergis masaya devrilmişti.
-Nergis kalk kız kalk kahve yapıyom uyan.
Normalde Aras'ın istemeyeceğim şeyler yapmayacağını biliyorum ama sıkıntı bende ateşe körük atmıştım bir kere. Hayır Kadife Tatlımla oynaşmayı da seviyorum da ama işte devamı gelirse... Ay neyse çok utandım. Kahveyi unuttuk bak az kalsın taşıyordu derken Aras geldi.
-Oo kızlar napıyosunuz?, dediğinde hiç yokmuş gibi kahveyi bardaklara döküp masaya koymuştum bardakları.
Dikelip hala cevap beklediğini fark ettiğimde gözlerini söndürmek istercesine bakarak kahvemi höpürdetip bir yudum aldım.
-Oturuyoruz kız kıza bir mahsuru mu var?, deyip Nergis'e baktığımda Nergis kafasını masaya koymuş uyuyordu resmen.
-Belli belli, diyip Nergise bakıyordu Aras.
-Hadi kalk bir şey diyeceğim sana, yüzümdeki saçma gülümsemeyi daha da büyültüp gözlerimi hızlı hızlı kırpıştırdım.
-Tamam okey burada da söyleyebilirsin di mi ama?
-Yok burada söyleyemem gelmen lazım, diyip eli yanağımın kenarında yine dolaşmaya başlayınca bu sefer ellerimi birbirine çarpıp Nergisi ürkütüp sonunda uynadırmış ve o saçma gülümsemeyi geri yüzüme oturtmuştum.
-Ayıp olur Nergis'e sonra söylersin hadi iyi geceler, dediğimde biraz dursa da daha fazla ısrar etmeden 'iyi geceler' deyip sırıta sırıta gitmişti.
-Üff Derya abla bir uyutmadın yaa.
-Ay tamam Nergis uyu. Hem bana yardımcı olma hem de ne haltlar karıştırdığını anlatma. Sen de az değilsin. E hadi git yat bari.
-Ay şükür. Görevimi yerime getirdiysem ne mutlu bana, diyip esneye esneye gitmişti. Mutfakta tek kalınca bir müddet durup bari bende uyumayı deneyeyim diyip odama çıkıp yatağama uzanarak uykuya daldım.
Sabah gözlerimi açtığımda Osman'ın ve Nergis'in sesiyle açtım. Gülüşmeleri ve bağırışmalara yönelerek odadan çıktığımda önce Osman göründü sonra da Nergis. Önümden jet hızıyla koşarak 'Günaydın' diyerek uzaklaşmışlardı. Bende küçük bir tebessümle aşağıya inmiştim.
Tarık abi masa da oturmuş işlerden bahsederken Aras da masaya kahvaltılıkları yerleştiriyordu. Zaten beni ilk görende o oldu.
-Günaydın uykucu güzeli, dediğinde gülümsemesi zerre düşmemiş hatta büyümüştü. Bu adamın gülüşüne hastaydım.
-Günaydın abicim, diyen Tarık abiye de günaydın diyip tezgahtakileri bende yerleştirmeye başlamıştım.
-E ne konuşuyordunuz?
-Valla bizim iş güç bitmez abicim ama bugün Osman'ın doğum günü onu kutlayalım diyoruz, demesiyle gözlerim yerinden çıkacaktı.
-Abi sen ciddi misinn?
-Tam bugün..., dediğinde bu seferde aklıma karısı gelmişti. Off ne kadar da ağırdı oğlunun doğduğu gün karısı ölmüştü.
Nergisle Osman da geldiğinde sohbetimiz dağılmış kahvaltı için oturmuştuk. Herkes kahvaltısını edip kalktığımızda Nergisle Osman yukarıya kitap okumaya çıkmışlardı. Hazır fırsattan istifade bizimkiler malzemeleri almış bende pasta yapımına başlamıştım. Biraz büyük olsun istedim sonra aralarına çikolatalar basıp iyice tatlılaştırdım. Osman iştahlıydı hatta krema sevdiğini bildiğim içinde full krema sıkmıştım. Kremanın üstüne 'Doğum günün kutlu olsun Osman' yazıp şaheserimi çikolatalı boncuklarla süslemiştim veee bitmişti. Bayağı güzel olmuştu. İlk deneyimime göre yine iyiydi. Hatta bayağı iyiydi. Neyse şimdi bunu kimse görmeden özellikle Osman buzdolabına kaldırmaktı.
-Hayatım hazır mı?
-Evet evet buzdolabına kaldırdım.
-Sağol Derya kızım.
-Ne demek abi benim için bir zevkti.
-Aşkım yaa çıkar da kutlayak valla heyecandan ölcem, dediğinde kıkırdayarak kafamı sallamıştım. Onlar pastanın üzerine mum koymaya başladıklarında bende odalarına ilerleyip merdivenleri çıkmıştım. Odanın önüne geldiğimde satranç oynadıklarını görüp yanlarına oturdum.
-Napıyonuz fıstıklar?
-İyi valla Derya abla Nergis ablamı yeniyorum, dediğinde Nergis gözlerini devirmişti bile.
-Hiç de bile ben sen ağlama diye avans veriyorum, diyip kaleyi oynadığında Osman kahkahalarla padişahı sıkıştırıp merdiven matı yapmıştı. Osman kahkahasını artarken Nergis çoktan ellerini bağlayıp umursamaz moduna geçmişti.
-Neyse zaten bunun rövanşı olcak orada yenicem seni, diyince Osman'ın kahkahaları birazcık olsun azaldı.
-Bekleriz efenim orada da yeneriz sizi, diyip tam taşları yerleştireceklerdi ki hemen araya girdim.
-Durun durun. Hadi aşağı inin de bir şeyler yapalım diyorum.
-E yenge burada da iyiyiz biz.
-Kız ben sana yenge deme demedim mi? Hadi kalkın yaa alt tarafı bir kat ineceksin cık cık cık, dediğimde Osman hemen 'bana uyar' diyip önümüze geçmişti zaten. Arkasından giderken mutfağa girmesiyle Arasla Tarık abinin 'İyi ki doğdun Osman' diye alkış tutar tutmaz biz de Nergisle eşlik etmiştik.
Osman'ın ağzı açık mutluluğunu gizlemeden ellerini çırpışı o kadar tatlı gelmişti ki gözüme. Masada ki pastaya bakıp herkese teker teker gülümsedi.
-Hadi dilek tut, dediğimizde ellerini birleştirip gözlerini kapadı. Bir süre öyle kaldıktan sonra gözlerini açıp üfledi.
-E dileğin ne aslan parçası, diye hemen atladı Aras çocuğun dileğine.
-Abi saçmalama dileğini söylerse gerçek olmaz ki, diyip dipnot geçer gibi geçmişti Nergis.
-Benim zaten dileğim oldu ki hep beraberiz ve mutluyuz, diyen Osman'a hepimiz hayranlıkla bakıyorduk. Tek tek sarılmıştık. Ardından pastayı kesip yemiştik. Üstüne de bir film atarak herkes yatağına uyumaya gitmişti.
Bölüm etkileşimi
