18. bölüm / 16
Korkularımın içindenBir Kalp, İki Can
Bölümler 16Şu an: Bir Kalp, İki Can
- 1 Herşey nasıl başladı178 kelime
- 2 Bir Çare Ararken178 kelime
- 3 İki Çizgi190 kelime
- 4 Yardım İstemekten Utanmadım154 kelime
- 5 Kaçtıkça Küçülen Hayat319 kelime
- 6 Korkularımın Üzerine Gidiyorum406 kelime
- 7 Güvende Hissetmeyi Öğrenmek381 kelime
- 8 Hayatıma Gelen Işık246 kelime
- 9 Bir Kalp, İki Can348 kelime · Okuduğun bölüm
- 10 Yeniden Yaşamak279 kelime
- 11 Hayatımı Yeniden Kazanırken244 kelime
- 12 Kendime Öğrettiklerim295 kelime
- 13 Korkularımın İçinden271 kelime
- 14 Teşekkür🍃39 kelime
- 15 Son Söz93 kelime
- 16 Yazar Hakkında58 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hamileliğimin sonlarına doğru panik ataklarım azalmıştı. Tedavim devam ediyor, korkularımla daha iyi başa çıkmayı öğreniyordum.
Ama 35. haftada hayatımda unutamayacağım bir gece yaşadım.
O gün kendimi çok halsiz hissediyordum. Bir süre sonra kalbimin hızlandığını fark ettim. Nabzım 150-170'lere çıkmıştı.
Hastaneye gittim.
Daha önce kalbimle ilgili birçok kez kontrol edilmiştim. Doktorlar beni değerlendirmiş ve doğum yapabileceğimi söylemişti. Bu yüzden o an kalbimle ilgili büyük bir korkuya kapılmadım.
Ama hamile olduğum için doktorlar daha temkinliydi.
Bir süre sonra sancılarım başladı.
Durumum nedeniyle daha donanımlı bir hastaneye sevk edilmem gerekti. Ambulansa bindirildim.
İşte o anda korkum yeniden büyüdü.
Çünkü artık yalnız değildim.
Karnımda bebeğim vardı.
Aklımdan tek bir düşünce geçiyordu:
“Ya bebeğime bir şey olursa?”
Ambulansta ağladım. Çok korkuyordum. Bir yandan kendimi sakinleştirmeye çalışıyor, bir yandan da kızımı düşünüyordum.
Hastaneye ulaştığımızda beni doğrudan yüksek riskli gebelik bölümüne aldılar.
Sancılarım devam ediyordu.
Bir süre sonra doğumun ameliyatla gerçekleşmesi gerektiği söylendi.
Ameliyathaneye girdiğimde nabzım yine çok yükselmişti. 170'leri, bazı anlarda 200'leri ve daha üzerini görüyordu.
Daha önce kalbimle ilgili kontrollerim yapılmıştı. Kardiyoloji tarafından doğum yapabileceğim söylenmişti.
Ama ameliyathanedeki insanların endişeli olduğunu görmek beni yeniden korkuttu.
Bana tekrar tekrar:
“İyi misin?”
“Bir şeyin var mı?”
diye soruyorlardı.
Ben zaten korkuyordum. Onların endişesini gördükçe korkum daha da büyüyordu.
O an bir şeyi daha fark ettim.
Korktuğumda bedenim de bu korkuya tepki veriyordu.
Sonra kızım doğdu.
Ve ben onun ağlama sesini duydum.
O an sanki bütün dünya sustu.
Az önce 200'leri gören nabzımın kısa bir süre içinde 90'lara düştüğünü gördüm. Sonra 80'lere, ardından 70'lere indi.
Kızımın sesini duyduğum anda içimde bir şey değişmişti.
Ama kızımın da doğduktan sonra bazı zorlukları oldu. Kalp atışı yüksekti ve nefes almakta zorlanıyordu. Bir süre kuvözde kaldı.
O saatler benim için çok uzundu.
Sadece ona bakıyor ve iyi olmasını diliyordum.
Neyse ki birkaç saat sonra durumunun iyi olduğu söylendi.
Kızım artık yanımdaydı.
O gün hem büyük bir korku hem de tarifsiz bir mutluluk yaşadım.
Bir yandan kendi korkularımla mücadele ederken, diğer yandan hayatımın en güzel anlarından birini yaşıyordum.
Kızımı kucağıma aldığımda, yaşadığım bütün zorlukların içinde yeni bir başlangıcın da başladığını hissettim.
Artık hayatımda korkularım kadar büyük bir neden daha vardı:
Kızım.
Bölüm etkileşimi
