4. bölüm / 8
KİLİTLİ ODA4.BÖLÜM:MÜHÜRLÜ KAN
Bölümler 8Şu an: 4.BÖLÜM:MÜHÜRLÜ KAN
- 1 BÖLÜM 1- IŞIĞI AÇMA184 kelime
- 2 Kanla Yapılan Sözleşme278 kelime
- 3 3.BÖLÜM:SIZAN DEHŞET297 kelime
- 4 4.BÖLÜM:MÜHÜRLÜ KAN338 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 5. BÖLÜM: TOPRAĞIN ALTINDAKİ SIR292 kelime
- 6 6. BÖLÜM: BATTANİYE VE GÖLGE245 kelime
- 7 7. BÖLÜM: DERİ KAPLI DEFTER286 kelime
- 8 8. BÖLÜM: ZİNCİRİN KOPAN HALKASI373 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Giriş kapısına sırtını dayayan Arda’nın kalbi göğüs kafesini yırtacakmış gibi çarpıyordu. Merdivenlerin tepesindeki mahluk, parmaklarının arasında kor gibi parlayan anahtarı bir fener gibi tutuyordu. Etrafında dolanan gölgesiz, küçük siluetler, kıkırdayarak basamaklardan aşağı doğru süzülmeye başladı.
"Sözleşme mi?" diye bağırdı Arda, sesi boş salonda yankılanırken. "Ben hiçbir şeye imza atmadım!"
Mahluk ağır adımlarla ilk basamağı indi. "Sen atmadın, ama senin soyun attı. Babaannen bu evin, bu toprağın altındaki karanlıkla bir anlaşma yaptı. Karşılığında aldığı her huzurlu yıl için, ailesinden bir can vadetti. Ve süren doldu, Arda."
Küçük yaratıklardan biri Arda’nın ayak bileğine doğru fırladı. Arda son bir refleksle yan taraftaki konsolun üzerinde duran ağır, pirinç şamdanı kaptığı gibi mahluklara doğru savurdu. Şamdan ahşap zemine çarpıp büyük bir gürültü çıkardı ama yaratıklar durmadı. Katranımsı sıvı artık salonun halısını kaplıyor, bastığı her yeri yakıp kavuruyordu.
Arda’nın gözü merdiven altındaki küçük kiler kapısına kaydı. Evi çok iyi biliyordu; o kilerin içinde bahçeye açılan eski, küçük bir havalandırma penceresi vardı. Başka çaresi yoktu.
Bileğindeki dondurucu teması hissettiği an kendini yan tarafa atarak kilerin kapısını açtı ve içeri dalıp kapıyı arkasından sürmeledi.
Kiler zifiri karanlıktı ve yoğun bir küf kokuyordu. Dışarıdan kapıya yüklenen yaratıkların tırmalama sesleri gelmeye başladı. Arda el yordamıyla duvardaki ahşap raflara tutunarak yukarı tırmandı. Tavana yakın kısımdaki küçük demir parmaklıklı pencereyi gördü. Dışarıda fırtına devam ediyor, çakan şimşekler kilerin içini anlık olarak aydınlatıyordu.
Pencerenin kilidi paslanmıştı. Arda bütün gücüyle yüklendi, avuçları kanayana kadar demiri zorladı. Tam o sırada kiler kapısının ahşabı çatırdadı ve içeriye o tanıdık, ağır katran kokusu doldu.
"Kaçamazsın oğlum..." dedi mahluk, kapının yarılan aralığından içeri uzanan çatlaklarla dolu elini göstererek. "Kan mühürlendi bir kere."
Arda son bir gayretle pencereyi dışarı doğru itmeyi başardı. Paslı demir gürültüyle kırıldı. Kendini dar boşluktan dışarı, soğuk ve yağmurlu gecenin kucağına, çamurlu bahçeye attı.
Yere çakıldığında nefesi kesildi ama durmadı. Yağmur yüzünü yıkarken kafasını kaldırıp arkasına, eve baktı. İkinci katın penceresinde, karanlığın içinden ona bakan yüzlerce kırmızı göz belirdi.
Sadece ev değil, bütün kasaba bu karanlığın bir parçası gibiydi. Ve Arda, kaçmanın yetmeyeceğini, bu laneti bitirmek için kökenine inmesi gerektiğini o an anladı...
Bölüm etkileşimi
