Bölümler 23Şu an: Kızıl Gözlerin Gölgesi
- 1 Uçurumun Kıyısında994 kelime
- 2 Sessiz kabul653 kelime
- 3 Kızıl Gözlerin Gölgesi454 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 Hayaletin oyunu394 kelime
- 5 Nefes Kadar Yakın737 kelime
- 6 Sekiz Yolun Ortasında642 kelime
- 7 Kural Dışı Emir560 kelime
- 8 Sayfalar Ardında Saklanan625 kelime
- 9 Vicdanın Sınırı471 kelime
- 10 İçten çökenler493 kelime
- 11 Söylenmeyenler519 kelime
- 12 Karanlığın Teklifi793 kelime
- 13 Uyanan Kan604 kelime
- 14 Derinlerdeki Bağ674 kelime
- 15 Kuzey Kulesindeki Fırtına628 kelime
- 16 Mahzendeki Zincirler873 kelime
- 17 Keyifsiz Ziyaret763 kelime
- 18 Huzurlu bir gece961 kelime
- 19 Görünmez Düğüm519 kelime
- 20 Kırık Bağlar, Yeni Sırlar983 kelime
- 21 Yaklaşan Fırtına1.243 kelime
- 22 Karanlığın Oyunu848 kelime
- 23 Gecenin İçindeki904 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Leshak, taştan farksız olduğunu düşündüğü yataktan memnuniyetsiz bir ifadeyle doğruldu. Yarın yapacağı ilk iş bundan kurtulmak olacaktı.
Ağzı bir karış açılmasına engel olamazken hafiften yanan gözlerini ovuşturdu. Dili kurumuş damağında geziniyordu. Komodine uzanıp içi dolu bardağı aldı. Suyu tek seferde başına dikip dudaklarını büzüştürdü.
Suyun tadı bile garip.
Prens ayağa kalkıp bardağı umursamazca aldığı yere fırlattı. Bakır kupa tahta yüzeyde ileri geri gidip sonunda yere düştü. Metal çınlarken prens başını yavaşça iki yana salladı.
Düş, sende düş.
Genç adam gözlerini kırpıştırıp dikkatini sağ tarafına verdi. Duvarda dört küçük pencere, yerlere kadar inen uzun kadife perdeler ve küçük aralıklardan sızan ışık huzmeleri vardı. İyice yaklaşıp yumuşak kumaşı çekiştirdi. Kendisi için büyük bir boşluk aralayarak vitraylı camların kulpunu aradı.
Buz tutmuş demiri zar zor ittirirken soğuk rüzgârlar içeriye süzülmeye başladı.
Pencereyi tamamen açtığında bakışları yukarı kaydı. Dolunay tam tepeye çıkmış, yıldızlar belirginleşmiş, fırtına dinmişti. Dışarısı bir anlığına huzur verse de zihni bir kısır döngüye hapsolmuştu; odaklanamıyordu.
Hep o anıyı canlandırıyor, içten içe “Keşke yapmasaydım…” diyordu.
Belki o hatayı yapmasaydı, şu an dağ tepesindeki bir şatoda bir yıl geçirmek zorunda kalmaz; sarayda, kralın yanında ağabeyi yerine o olurdu. Prens dişlerini hırsla sıktı, intikam arzusu içinde öfkeyle kabarıyordu. Sarayın o sıcak koridorlarını, taht odasındaki o son büyük tartışmayı ve babasının yüzündeki o soğuk, dışlayıcı ifadeyi unutamıyordu.
Tam o sırada algısını tamamen darmadağın eden o olay gerçekleşti.
Avlu duvarlarının birleşim yerinde tekinsiz bir karartı vardı.
Prens gözlerini kısınca olduğu yerde donakaldı; sanki nefes alamıyor, taş kesiliyordu. O karartının içinde biri vardı.
Kızıl gözlere sahip biri.
“Agrona…” diye fısıldadı. Kelime ağzından kendiliğinden dökülmüştü.
Zihninde şimşekler çaktı; halk arasında duyduğu safsataların doğru çıkması onu hayli şoka uğratmıştı. Prens korkuyla geriye sendeledi. Avuçlarının içinde koruyucu bir ışık büyüsü uyandırmak istedi. Parmak boğumları hafifçe parıldadı ama içindeki ani panik, büyü enerjisinin henüz doğmadan sönüp gitmesine neden oldu.
Bir Agrona ile savaşmak… Bu, krallıktaki herkesin çekindiği türden bir kavgaydı.
Leshak, duyduğu endişenin etkisiyle ağabeyinin o sinir bozucu kahkahasını kulaklarında işitir gibi oldu. Aynı korkunç tınıyla zihninde onu aşağılıyordu:
“Her zaman olduğu gibi yine korkuyorsun… Taht varisi olabileceğini düşünmen bile komik.”
Prens derin bir iç çekti. Fark etmeden ellerini kulaklarına götürmüştü. Tepkisini kontrol edememesi sinirini bozsa da içindeki cesareti körükledi.
Tekrar camdan dışarı baktı fakat karaltı gitmişti; sadece iki taş duvarın köşesi görünüyordu. Başını sağa ve sola çevirerek etrafı kontrol etti ama herhangi bir işaret yoktu.
Agrona orada hiç var olmamış gibiydi.
Prens bir süre bekledi, geri gelebileceğini düşündü fakat yanılıyordu. Sessizlik sürüp gitti.
Leshak en sonunda pes edip şikâyet ettiği yatağa döndü. Yorganı başının üzerine kadar çekti. Göz kapakları ağırlaşmış, bedeni uyku için yalvarıyordu.
Tam zihni karanlığa teslim olmak üzereyken, gecenin sessizliğini bıçak gibi kesen o ses yükseldi.
Rüyalar âlemi onun için aralanırken kulaklarını dolduran o acı çığlık, bu gecenin henüz bitmediğini haber veriyordu.
Bölüm etkileşimi
