Karanlığın varisleri 1 [Düzenleniyor] kitap kapağı

17. bölüm / 23

Keyifsiz Ziyaret

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 23Şu an: Keyifsiz Ziyaret

Güneş ufukta batmak üzereydi. Gökyüzü koyu maviye bürünmüş, yıldızlar parlak kandilleri andırarak ışıldıyordu. Bir yastık tüyü kadar yumuşak görünen bulutlar ise şatonun üzerinde süzülüyordu.

Mukan Sıradağları için bu manzara oldukça güzeldi. İki aydır aralıksız yağan kar, onları taze gün ışığına hasret bırakmıştı. İki gündür gri canavarlar gibi dikilen fırtına bulutlarını aşıp parıldayan güneş ise insanları biraz olsun mutlu etmişti. Özellikle de başını kâğıt tomarlarından kaldıramayan Prens Leshak için bu, bir nefes alma vaktiydi.

Genç prens sonunda üç saattir okuduğu metne ara vermiş, kısık gözlerle dışarıyı seyrediyordu. Kızarmış gözleri arada kapanmaya yüz tutsa da onları açık tutma konusunda kararlıydı. Yapması gereken birçok iş vardı ve yine hiçbirine yetişemiyordu. Ona yardımcı olacak birini bulmak istemişti ama arayışının üçüncü gününde bu fikirden vazgeçmişti. Zihninde canlanan figüre yakın biri yoktu.

Başka Brükles yoktu.

Yutkunarak masasının başına geri döndü. Kalemini alıp bu ayın raporunu hazırlamaya başladı. Kelimeleri hızla sıraya dizerken bir anda durdu. Aklına, daha dün gece çevirisini bitirdiği, tehlikenin ete kemiğe bürünmüş hâli olan o not geldi.

Tüm sözleri aklına kazınmıştı. Küçük bir mırıltıyla tekrarladı:

“Gecenin karanlığı çöktüğünde ölümlülerin üstüne, uyanır ölümün efendisi. Getirir yanında gerçeği, gösterir hakikati. Söndürür yalanların ışığını, susturur kem ağızları, yutturur sözleri. Çevirir nehirleri kana, gömer düşmanlarını toprağa. İşte o zaman parlar bir dolunay gökte; kanın renginde aydınlanır gözler. Hüküm verilmiştir. Uyanmıştır yıkımın çocuğu.”

Sözlerini bitirdiğinde sırtından aşağı bir ürperti yayıldı. Bağrında keskin bir sızı baş gösterdi. O parşömeni düzenlemek için epey uğraşmıştı ama bu denli dehşet verici olduğunu bilmiyordu. Ona Agrona ateş kehanetlerini andırmıştı; ancak o yazıtlar Eski Dünya’yla birlikte kaybolmuştu.

Belki hata yapmıştı. Bu yüksek bir ihtimaldi. Ama olmayabilirdi de. Kadim sözlük yalan söylemiyorsa, o da yanlış bir kanıya varmamıştı. Yine de metni gerçek bir ustanın görmesi gerekiyordu. Tabii Işık Krallığı’nın sınırlarında böyle birini aramak yalnızca zaman kaybı olurdu.

Kaşlarını çatarak arkasına yaslandı. Sırtı kırmızı kadife kumaşa değerken omuzlarını gevşetti. Derin bir nefes verip yüz ifadesini yumuşattı.

Bu gidişle babamdan önce yaşlanacağım, diye düşündü.

Dudaklarında garip bir gülümseme belirdi. Daha çok yarım bir sırıtıştı bu. Anlaşılan yıllardır hayalini kurduğu yönetim arzusu ona biraz ağır gelmişti. Elleriyle yüzünü ovup gözlerini kırpıştırdı.

Neden kendimi bu kadar zorluyorum?

Soru bir süre zihninde dolandı. Ta ki kapısı çalınana kadar.

Bakışları girişe kilitlendi.

“Gel,” dedi.

Tahta kapı usulca açıldı. İçeri, henüz birkaç gündür ayakta durabilen Komutan İlam girdi. Prens, adamı baştan aşağı süzerken buyurgan bir tonla konuştu:

“Komutan İlam, ayaklanabilmenize sevindim. Buyurun, oturun.”

Eliyle masanın önündeki karşılıklı sandalyeleri gösterdi.

İlam memnun bir ifadeyle başını salladı ve yavaşça koltuklardan birine yerleşti. Oturduğunda bedeni kasılmıştı. Sol omzundan aşağı inen beyaz sargı gerilmişti.

Yarası acımış olmalı, diye düşündü prens.

Gözleri, komutanın ince bir çizgi hâlini almış dudaklarına takıldı. Sanki çığlık atacakmış gibiydi.

Sükûnetini koruyarak ona biraz zaman tanıdı. Ne söyleyeceğini merak ediyordu. Bu ilk karşılaşmaları değildi; olaydan sonra hasta odasına birkaç kez gitmişti. Ama komutanın ilk gelişi buydu.

Bir şey isteyecek, diye geçirdi içinden.

Nitekim İlam söze girdi:

“Prensim, biliyorsunuz ki başıma talihsiz bir olay geldi. Sağ kolunuz olarak nitelendirdiğiniz adam bana saldırdı ve az kalsın beni öldürüyordu. Durum bu kadar açıkken neden cezalandırılmadığını sorabilir miyim?”

Leshak ellerini önünde bağladı. Gözleri odanın tavan köşelerindeki örümcek ağlarına kaydı. Dudakları huzursuzca kıpırdandı.

“Endişeni anlıyorum, komutan,” dedi sakin bir sesle. “Ama tereddüt etmene gerek yok. O iğrenç varlığın cezasını bizzat kendim kestim. Şu an şatonun zindanlarında çürüyor.”

Sözleri ağzından çıktığı anda boğazı kupkuru oldu. Göğsünü bastıran kötü bir his vardı.

İğrenç varlık, ha?

Düşünce zihninde yankılanırken kolu kaşınmaya başladı. Kısa bir nefes verdi, dişlerini birbirine kenetledi. Uzun zamandır tepkilerini kontrol altında tutmaya çalışıyordu.

Ama İlam’ın gözleri çoktan ona kilitlenmişti.

Prensin beyazlamış parmak boğumlarını, hafifçe seğiren göz altlarını ve huzursuzca oynayan çenesini fark etmişti.

Komutan onu ölçmeye devam ederken yarasına dokundu, koltuğunda dikleşti. Göğsü inip kalkarken hırıltılı bir sesle konuştu:

“Anlaşılan yorgun olan sadece ben değilim. Siz de epey bitkin görünüyorsunuz, prensim.”

Göz altlarını işaret etti.

“Uykusuz kalmış olmalısınız.”

Leshak bir an duraksadı, ardından samimiyetsiz bir tebessüm etti.

“Çalışmaktan olsa gerek. Takdir edersiniz ki pek kolay bir iş değil.”

İlam başını salladı. Kısa bir sessizlikten sonra tekrar konuştu:

“Prens olmanın zorluğunu bilirim. Ağabeyiniz Kuvira bana bunu fazlasıyla gösterdi.”

Leshak o ismi duyduğu anda başını yana çevirdi. Gerilen dudaklarını, öfkeden parlayan gözlerini ve zor tuttuğu kaşlarını belli etmek istemiyordu.

Tam o sırada İlam ekledi:

“Ona çok benziyorsunuz.”

Prens aniden başını ona çevirdi. Bakışları komutanın siyah gözleriyle buluştu.

“Benzemiyoruz,” dedi sertçe.

Komutan başını eğdi. Yine de dudaklarının kenarındaki gülümseme kaybolmamıştı.

Leshak dişlerini gıcırdattı. Parmaklarını sıktı.

“Başka konuşmak istediğiniz bir konu yoksa, müsaade sizin komutan.”

İlam onu kısa bir bakışla tarttı. Ardından hafif bir sırıtışla ayağa kalktı. Son kez Leshak’ı süzdü ve kapıya yöneldi.

Kapı kapandığında prens ellerini saçlarına daldırdı.

“Bir de davet var…” diye mırıldandı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

71okunma 35beğeni 10yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…