9. bölüm / 17
KANLI DOLUNAY II: MÜHÜRLÜ TAHTKüllerin Arasından Yükselen Fısıltılar
Bölümler 17Şu an: Küllerin Arasından Yükselen Fısıltılar
- 1 DİKKAT10 kelime
- 2 Yabancı Sancaklar ve Sisli Yollar286 kelime
- 3 Gümüş Mermiler ve İlk Saldırı392 kelime
- 4 Surlardan İnen Fırtına384 kelime
- 5 Savaş Konseyi ve Kara Harita341 kelime
- 6 Gümüş Kalede Ay Tutulması391 kelime
- 7 Kalbin Merkezinde287 kelime
- 8 Zehirli Deneyler ve Küller379 kelime
- 9 Küllerin Arasından Yükselen Fısıltılar454 kelime · Okuduğun bölüm
- 10 Gümüş Uyanış ve Mahzendeki Sır574 kelime
- 11 Fırtına Adasına Yolculuk534 kelime
- 12 Fırtına Adasında Karaya Çıkış ve Kadim Kapı548 kelime
- 13 Malakor’un Tahtı ve Son Mühür603 kelime
- 14 Barışın Kırılgan Gölgesi442 kelime
- 15 Güneşin Elçileri ve Altın Mühür505 kelime
- 16 Güneşin Gölgesinde Toplanan Ordular501 kelime
- 17 Yeni bölüm hakkında20 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Burg Corvin’in devasa taş kuleleri ve yüzyıllardır korku salan gümüş bariyerleri, alevler içinde birer birer çökerken gökyüzü koyu bir duman tabakasıyla kaplanmıştı. Alpler’in dondurucu gece rüzgarı, yanan kalenin sıcaklığıyla birleşerek ortada garip, boğucu bir atmosfer yaratıyordu.
Adrian ve Luna, kalenin yıkıntıları önünde durmuş, alevlerin gökyüzüne savurduğu kıvılcımları izliyorlardı. Klan savaşçıları güvenli bir mesafede toplanmış, yeni Kraliçelerinin getirdiği bu mutlak zaferi derin bir saygı ve hayranlıkla izliyordu. Ordo Argenteum’un asırlık karargâhı, Luna’nın tek bir hamlesiyle tarihten silinmişti.
"Laboratuvarı ve o zehirli tüpleri yok ettin ama bu işin burada bitmeyeceğini biliyorsun, değil mi?" dedi Adrian, elini kılıcının kabzasından çekmeden. Gözlerindeki altın sarısı pırıltı, alevlerin ışığıyla daha da belirginleşmişti. "Alpler’in diğer tarafında, Vane’in ve Doğu klanlarının asıl liderlerinin ellerinde hâlâ bu virüsün kopyaları var."
Luna, başındaki gümüş ve yakut tacı hafifçe düzeltti. Yüzünde zerre kadar bir yorgunluk yoktu; aksine, içindeki Alfa enerjisi zafer kazandıkça daha da güçleniyor, damarlarındaki o vahşi ritim tüm bedenine taze bir canlılık yayıyordu.
"Biliyorum Adrian," dedi Luna, sesi fırtınanın uğultusunu bastıracak kadar sakindi. "Onlar bu savaşı bir intikam meselesi sanıyorlar. Oysa bu, sadece kimin bu dünyayı yöneteceği meselesi. Eğer gümüş virüsünü vadimize getirmeye cesaret edemiyorlarsa, biz onların kapısına dayanacağız."
O sırada, yanan kalenin enkazından gelen hafif bir hışırtı ve metal sesi ikilinin dikkatini çekti.
Adrian hemen siper alarak kılıcını çekti; ancak Luna elini kaldırıp ona durmasını işaret etti. Alevlerin arasından sürünerek çıkmaya çalışan, üzerindeki mat siyah zırhı yarı yarıya erimiş bir Ordo Argenteum subayıydı. Adamın nefesleri kesik kesikti ve elleri gümüş tozuna bulanmıştı.
"Siz... siz ne yaptığınızı bilmiyorsunuz..." diye hırladı adam, kan kusan dudaklarıyla. "Büyük Üstad sadece bir başlangıçtı. Ordo Argenteum... sadece Avrupa'daki bir hücreden ibaret değil. Asıl güç... okyanusun ötesinde, en eski mühürlerin altında uyanmayı bekliyor."
Luna yavaşça yaralı avcının önüne çömeldi. Kehribar rengi gözleri, adamın korkuyla açılmış gözlerinin içine dikildi.
"Bana o uyanan güçten bahset," dedi Luna, emredici ve karşı konulamaz bir ses tonuyla.
Avcı acıyla güldü, ağzından sızan koyu kan karı lekeledi. "Gümüş Mahzen... sadece bir başlangıçtı. Clara’nın o gece sahnede ölmesi bir kaza değildi. O, kapıyı aralamak için seçilmiş ilk kurbandı. Siz ise... kendi ellerinizle o kapıyı sonuna kadar açtınız."
Adam başını geriye bıraktı ve son nefesini verirken ormanın derinliklerinde yüzlerce kurdun aynı anda attığı o korkunç, tiz uluma sesi geceyi yardı. Bu sıradan bir uluma değil, yaklaşan çok daha büyük bir felaketin, Gümüş Uyanış’ın habercisiydi.
Adrian, yerde yatan cesede ve ardından karanlığa gömülen ormana baktı. "Clara’nın ölümü... Konsey’in ihanetinden çok daha derin bir plana dayanıyormuş görünüşe göre."
Luna ayağa kalktı. Başındaki taç, rüzgarda parıldarken kehribar irislerinin etrafındaki gümüşi halka tehlikeli bir şekilde parladı.
"Planları ne olursa olsun Adrian," dedi Luna, kılıcını kınından çıkarıp kararlı bir adım atarak. "Gümüş Mahzen’in sırrını çözmek ve o kapının ardında ne yatıyorsa yüzleşmek için sabırsızlanıyorum. Sürüyü hazırla. Sisli Vadi’ye dönüyoruz. Savaş şimdi başlıyor."
Bölüm etkileşimi
