7. bölüm / 17
KANLI DOLUNAY II: MÜHÜRLÜ TAHTKalbin Merkezinde
Bölümler 17Şu an: Kalbin Merkezinde
- 1 DİKKAT10 kelime
- 2 Yabancı Sancaklar ve Sisli Yollar286 kelime
- 3 Gümüş Mermiler ve İlk Saldırı392 kelime
- 4 Surlardan İnen Fırtına384 kelime
- 5 Savaş Konseyi ve Kara Harita341 kelime
- 6 Gümüş Kalede Ay Tutulması391 kelime
- 7 Kalbin Merkezinde287 kelime · Okuduğun bölüm
- 8 Zehirli Deneyler ve Küller379 kelime
- 9 Küllerin Arasından Yükselen Fısıltılar454 kelime
- 10 Gümüş Uyanış ve Mahzendeki Sır574 kelime
- 11 Fırtına Adasına Yolculuk534 kelime
- 12 Fırtına Adasında Karaya Çıkış ve Kadim Kapı548 kelime
- 13 Malakor’un Tahtı ve Son Mühür603 kelime
- 14 Barışın Kırılgan Gölgesi442 kelime
- 15 Güneşin Elçileri ve Altın Mühür505 kelime
- 16 Güneşin Gölgesinde Toplanan Ordular501 kelime
- 17 Yeni bölüm hakkında20 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Burg Corvin’in yıkılan ana kapısından içeri süzülen dumanlar, kalenin soğuk taş koridorlarında gri bir sis gibi dolanıyordu. Ordo Argenteum’un zırhlı avcıları, kalenin iç avlusunda mızraklarını ve gümüş kaplama türevlerini kuşanmış halde karşı konulmaz bir direniş hattı oluşturmaya çalışıyordu.
Ancak karşısındakilerin sıradan kurtlar olmadığını, doğrudan klanın en seçkin Alfa savaşçıları ile başlarında duran gümüş taçlı Kraliçe olduğunu çok geç fark ettiler.
Adrian, elindeki kılıcın keskin ucu taş zeminde kıvılcımlar çıkartarak avcıların liderinin üzerine yürüdü. Çelik sesleri, kalenin yüksek tavanlarında yankılanırken, klan savaşçıları kısa süre içinde avcıların savunma hattını paramparça etti.
Luna ise duraksız bir şekilde kalenin en derinlerine, ana kontrol odasına doğru ilerliyordu. Adımları ne kadar sakinse, zihnindeki o kehribar ve gümüş rengi öfke o kadar keskinleşiyordu.
Koridorun sonundaki devasa çelik kapının önüne geldiğinde durdu. Kapının üzerinde, Ordo Argenteum’un o gümüş mühürlü yılan sembolü parlıyordu. İçeriden gelen hafif, vızıltılı mekanik sesler ve tüp sıvıların fokurtusu, Sera’nın bahsettiği o "gümüş virüsü" deneylerinin tam merkezinde olduğunu gösteriyordu.
Luna kılıcını kavradı ve tek bir sert savuruşla o kalın çelik kapıyı menteşelerinden sökerek içeriye devirdi.
Odanın ortasında, etrafı devasa gümüş tüplerle çevrili masanın başında duran, üzerindeki beyaz cüppeli yaşlı adam — Ordo Argenteum’un Büyük Üstadı — dehşetle başını kaldırdı.
"Bu... Bu imkânsız!" diye fısıldadı yaşlı adam, ellerindeki gümüş enjektör titreyerek yere düşerken. "O gümüş bariyerleri hiçbir canlı aşamazdı!"
Luna içeriye doğru bir adım attı. Başındaki taç, odadaki tüm mavi ışıkları emerek kıpkırmızı bir aydınlık yaymaya başladı.
"Siz kuralları yazdığınızı sandınız," dedi Luna, sesi odadaki gümüş tüplerin camlarını titretecek kadar soğuk ve baskındı. "Ama doğanın ve kanın kanunlarını hesaba katmadınız."
Yaşlı adam çaresizce arkasındaki duvara sinerken, Luna elindeki kılıcı havaya kaldırdı. Kalenin düşüşü tamamlanmış, insan dünyasının kurtlar üzerindeki en büyük kozu kraliçenin ellerinde paramparça olmuştu.
Ve bu zafer, yeni imparatorluğun sadece ilk adımıydı.
Bölüm etkileşimi
