6. bölüm / 17
KANLI DOLUNAY II: MÜHÜRLÜ TAHTGümüş Kalede Ay Tutulması
Bölümler 17Şu an: Gümüş Kalede Ay Tutulması
- 1 DİKKAT10 kelime
- 2 Yabancı Sancaklar ve Sisli Yollar286 kelime
- 3 Gümüş Mermiler ve İlk Saldırı392 kelime
- 4 Surlardan İnen Fırtına384 kelime
- 5 Savaş Konseyi ve Kara Harita341 kelime
- 6 Gümüş Kalede Ay Tutulması391 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 Kalbin Merkezinde287 kelime
- 8 Zehirli Deneyler ve Küller379 kelime
- 9 Küllerin Arasından Yükselen Fısıltılar454 kelime
- 10 Gümüş Uyanış ve Mahzendeki Sır574 kelime
- 11 Fırtına Adasına Yolculuk534 kelime
- 12 Fırtına Adasında Karaya Çıkış ve Kadim Kapı548 kelime
- 13 Malakor’un Tahtı ve Son Mühür603 kelime
- 14 Barışın Kırılgan Gölgesi442 kelime
- 15 Güneşin Elçileri ve Altın Mühür505 kelime
- 16 Güneşin Gölgesinde Toplanan Ordular501 kelime
- 17 Yeni bölüm hakkında20 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gece, Alpler’in sarp zirvelerine çöktüğünde, Ordo Argenteum’un ana karargâhı olan Kalp Kalesi (Burg Corvin) etrafındaki devasa gümüş kuleler soğuk bir mavi ışıkla parlıyordu. Kalenin etrafına örülen yüksek rünik bariyerler, normal şartlarda hiçbir kurdun kilometrelerce yakınından bile geçemeyeceği, etini ve gücünü saniyeler içinde eritecek bir ölüm alanı yaratmıştı.
Ancak kalenin ana giriş kapısının önünde, ne bir geri çekilme ne de bir tereddüt vardı.
Luna, ön safın tam ortasında duruyordu. Üzerinde hafif ama son derece dayanıklı siyah rün işlemeli zırhı, sırtında ise klanın kadim çeliğinden dövülmüş uzun bir kılıç vardı. Başındaki gümüş ve yakut taç, kalenin gümüşi bariyerlerinin yaydığı o baskıcı enerjiyi emerek kıpkırmızı parlıyordu.
Yand स्थानीयnda, karanlığın içinden sessizce beliren Adrian ve elli seçkin kurt savaşçısı yerini almıştı.
"Rün bariyerleri en yüksek seviyede Luna," dedi Adrian, ellerindeki gümüş zırh eldivenlerini sıkarak. "Yaklaştığımız an normal bir kurt tamamen savunmasız kalır."
Luna başını hafifçe salladı. Kehribar gözlerindeki gümüşi halka, kaleden yayılan mavi ışıkla yarışıyordu.
"Onlar bu kaleyi bir kurt mezarlığı olarak tasarladılar Adrian," dedi Luna, sesi rüzgarda yankılanırken. "Ama benim damarlarımda akan kan, sadece bir kurt kanı değil. Clara’nın bıraktığı miras ve o ritüelin ateşi, bu gümüşü eritmek için yeterli."
Luna öne doğru bir adım attı ve bariyerin sınır çizgisine bastı.
Bastığı an, havada devasa elektrik dalgaları patladı. Kalenin surlarındaki gümüş kulelerden koyu mavi ışık huzmeleri doğrudan Luna’nın üzerine doğru çaktı. Sürünün arkasındaki bazı savaşçılar acıyla gerilerken, Luna tek bir adım bile geri atmadı.
Kollarını iki yana açtı ve Clara’nın günlüğünden öğrendiği en tehlikeli kadim rün fısıltısını serbest bıraktı.
Cildinin altındaki gümüşi damarlar adeta birer nehir gibi parıldadı. Kalenin yaydığı o gümüşi ölüm enerjisi, Luna’nın bedenine çarptığı anda içeriye sızmak yerine Luna tarafından emilmeye ve bir yakıt gibi kullanılmaya başladı!
"İmkânsız!" diye bağırdı surlardaki kulelerin üzerinden bir avcı komutanı. "Bariyerler çalışmıyor! Kadın gümüşü emiyor!"
Luna ellerini ileriye doğru sertçe savurdu.
Gözlerinde patlayan devasa gümüşi ve kehribar rengi alev, kalenin yüzlerce yıldır yıkılamaz denilen dev demir kapısına bir balyoz gibi çarptı. Surlar büyük bir gürültüyle sarsıldı; gümüş rünik bariyerler cam gibi çatlayarak havada parça parça dağıldı.
Burg Corvin’in ana kapısı, deafet veren bir gürültüyle içeriye doğru çöktü.
Adrian kılıcını çekip havaya kaldırdı ve arkasındaki elli seçkin savaşçıya emrini verdi:
"Sürü! İçeri girin! Ordo Argenteum’un kökünü kazıyoruz!"
Klanın savaşçıları kükreyerek yıkılan kapıdan içeri akın ederken, Luna elindeki kılıcı kavradı ve kaledeki o karanlık hesaplaşma için içeri adım attı. Gümüş kale, artık kraliçenin kanlı ayakları altında sarsılıyordu.
Bölüm etkileşimi
