11. bölüm · KABUK

11. Öldüren Işık

Dolunayın Kızı

Bölüm 11 – Öldüren Işık
“Işık…”Kaan’ın söylediği isim kulaklarımda yankılanmaya devam ediyordu.İlk kez…Bir ismim vardı.İlk kez biri bana, bedenlerden bağımsız bir kimlik vermişti.“Işık…”Kelimeyi sessizce tekrar ettim.Kaan gülümsedi.“Yakıştı.”Başımı yavaşça kaldırdım.“Hayır…”Sesim titriyordu.“Ben…”“…öldüren bir ışığım.”Gözlerim yere indi.“Arkamda cesetler bırakıyorum.”“Benim geçtiğim her yerde insanlar ölüyor.”Kaan’ın yüzündeki gülümseme kaybolmadı.Aksine yanıma biraz daha yaklaştı.“İsteyerek yapmıyorsun.”Cevap vermedim.İçimde Lisa’nın sesi yankılandı.“Haklı.”“Sen benim anılarımı görüyorsun.”“Ben de senin anılarını görüyorum.”Şaşkınlıkla gözlerimi kapattım.“Sen kötü biri değilsin.”“Sadece hayatta kalmaya çalışıyorsun.”İlk kez…Birinin bana inandığını hissediyordum.Kaan elini omzuma koydu.“Gel.”“Nereye?”“Biraz yaşayalım.”Ne demek istediğini anlamadım.Bahçedeki motosikletine bindi.Kaskını bana uzattı.“Hadi.”Motor çalışınca egzozun tok sesi sessiz sokağı doldurdu.Rüzgâr yüzüme çarparken şehir bambaşka görünüyordu.Kaan dar sokaklardan geçiyor, bazen gereksiz yere gaza basıyor, bazen de çocuklar gibi kahkaha atıyordu.“Şuraya bak!”“Hayat bazen böyle boş boş gezmekten ibaret.”İnsanlar gerçekten bundan mutlu olabiliyor muydu?Motor, eski binaların sıralandığı dar bir sokağın önünde durdu.Kaan sırtındaki gitarı çıkardı.“Biraz para kazanalım.”Kaldırımın kenarına oturdu.Gitarın tellerine dokunduğu anda sokak değişti.Az önce şakalaşan çocuk gitmişti.Yerine, duygularını notalara döken sessiz bir müzisyen gelmişti.İnsanlar yürürken duruyor, melodiyi dinliyor, gitar kutusuna bozuk paralar bırakıyordu.Ben onları izliyordum.İnsanların yüzlerinde gülümsemeler vardı.Müziğin böyle bir gücü olduğunu bilmiyordum.Şarkı bittiğinde Kaan kutudaki paraları topladı.“Bugün idare eder.”Birlikte yürümeye başladık.Eski, yıpranmış bir apartmanın önünde durduk.Duvarların boyaları dökülmüş, merdiven korkulukları paslanmıştı.“Hoş geldin.”“Burası benim evim.”Şaşkınlıkla etrafıma baktım.“Lisa’nın evi değil.”Kaan başını salladı.“Hayır.”“Lisa’nın ailesinin büyük bir evi var.”“Paraları da var.”“Ama orada mutlu değil.”“Bu yüzden uzun zamandır burada kalıyor.”Merdivenleri çıkarken Lisa’nın sesi yeniden duyuldu.“Ailem beni hep kontrol etmeye çalıştı.”“Burada ise ilk kez kendim gibi hissediyorum.”Koridor sessizdi.Eski apartmanın duvarlarında yılların izleri vardı.Pencereden içeri giren rüzgâr perdeleri hafifçe sallıyordu.Ben koridor boyunca yürüdüm.İnsanların bu küçücük odalarda hayat kurmaları bana hâlâ şaşırtıcı geliyordu.Tam o sırada dışarıdan siren sesleri yükseldi.Ardından bir ambulans daha geçti.Sonra bir tane daha…Kaan pencereye yaklaştı.Kaşları çatıldı.“Son günlerde çok ambulans geçmeye başladı.”O anda koridordaki eski televizyon kendi kendine açıldı.Spikerin sesi apartmanın sessizliğini böldü.“Şehrin farklı noktalarında nedeni henüz belirlenemeyen ölümler artmaya devam ediyor.”“Ekipler olayların birbiriyle bağlantılı olup olmadığını araştırıyor.”İçimde buz gibi bir korku yükseldi.Başımı pencereye çevirdim.Uzakta, şehrin üzerinde maviye çalan ince bir parıltı belirdi.Yalnız değildim.Onlar…Gelmeye başlamıştı.