9. BÖLÜM: SORGU ODASINDAKİ ÇATLAKLAR

Vaveyla Yazarı: Eren Eryiğit

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 15Şu an: 9. BÖLÜM: SORGU ODASINDAKİ ÇATLAKLAR

Sorgu odasının metal masasında tek bir lamba yanıyordu. Kaan Karadağ, bileklerindeki kelepçeleri birbirine sürterek soğuk terler döküyordu. Karşısında Yılmaz Komiser ve not defteriyle Çaylak Demir duruyordu.

Yılmaz Komiser, üzeri kanlı delil poşetini masanın tam ortasına, Kaan’ın önüne fırlattı. Poşetin içinde Başkomiser Turgut Karadağ’ın imzası net bir şekilde görünüyordu.

"Baban görevden alındı Kaan," dedi Yılmaz Komiser, buz gibi bir sesle. "Bursa’daki makamı da eviniz de şu an arama altında. Şimdi bana masal anlatmayı bırak ve dün gece o bodrum katta ne aradığını doğru düzgün anlat!"

Kaan elindeki kelepçelere bakıp yutkundu. Yüzündeki o kibirli ifadeden eser kalmamıştı.

"Ben... ben kimseyi öldürmedim komiserim," dedi sesi titreyerek. "Yemin ederim ben Ferit’e dokunmadım bile!"

"O zaman o kasayı niye açmaya çalıştın?!" diye gürledi Yılmaz Komiser.

"Babam için!" dedi Kaan gözyaşlarına hakim olamayarak. "Babam bir hafta önce beni yanına çağırdı. Yıllar önce işlenen faili meçhul bir cinayette adının geçtiğini, bu Ferit denen şantajcının elinde bir itiraf belgesi olduğunu söyledi. Ferit, babamdan her ay yüklü miktarda para sızdırıyormuş. Babam 'Bu leke benim meslek hayatımı da ailemi de bitirecek' deyip fenalaştı. Ben de babamı kurtarmak için İstanbul’a geldim!"

Demir hızla not alırken Yılmaz öne eğildi. "Dün gece saat 23.40’ta binaya girdin. Kapıcı senin telefonda birisiyle tartıştığını söyledi. Nişanlınla mı konuşuyordun?"

"Hayır!" dedi Kaan başını iki yana sallayarak. "Babamla konuşuyordum! Yağmurdan sırılsıklam olmuştum, binaya girip tam bodrum kata, Ferit’in kapısına yönelecektim ki içeriden bağrışmalar geldi. Ferit küfürler savuruyordu, canının yandığı sesinden belliydi. Çok korktum. Babamı arayıp 'İçeride bir şeyler olmuş, giremiyorum' dedim."

Yılmaz Komiser gözlerini kırpmadan dinliyordu. "Baban ne dedi?"

"Babam panikledi," dedi Kaan. "'Hemen oradan uzaklaş, Ferit çok tehlikeli bir adam, binada her an bir bela çıkabilir' dedi. Ben de yukarı amcamın yanına çıkarken merdivenlerde 3. kattaki Selim Bey’le burun buruna geldim. Adamın eli ayağı titriyordu, yüzünü gizleyip kaçtı. Amcamın yanına çıktım, amcam bana kendi ceketini verdi. Tam oturacakken babam tekrar aradı."

"Neden aradı?"

"Bana kızdı! 'Ne duruyorsun orada, o bina güvenli değil, çabuk terk et orayı!' diye bağırdı. Ben de amcamın ceketini giyip hemen binadan çıktım. Yemin ederim ben içeri girdiğimde Ferit hâlâ hayattaydı! İçeriden küfür edip bağırıyordu! Ben kasaya dokunamadım bile!"

Sorgu odasına derin bir sessizlik çöktü. Kaan’ın ifadesi, kapıcının söyledikleri ve zaman çizelgesiyle birebir uyuşuyordu. Kaan kasayı açmaya çalışmıştı ama cinayeti işlemiş olamazdı.

Tam o sırada sorgu odasının kapısı açıldı. Demir’e uzatılan bir telgraf kağıdı vardı. Demir kağıdı okuyunca gözleri büyüdü ve Yılmaz Komiser’e fısıldadı:

"Komiserim... Bursa Emniyeti’nden haber var. Bursa Başkomiseri Turgut Karadağ görevden alındığını öğrenince ortadan kaybolmuş! Ve şu an Yunanistan'a doğru giden bir gemide olduğu tespit edilmiş!"

Yılmaz Komiser ayağa kalktı. Şüphe çemberi kırılmış, parçalar yerine oturmaya başlamıştı.

"Kaan doğru söylüyor Demir," dedi Yılmaz Komiser sertçe. "Ferit’i öldüren Kaan değil... Katil, Ferit’in şantaj yaptığı ve o gece o bodrum katta olan başka biri.

YORUM VE LIKE LÜTFEN❤️🥰

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

18okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.