12. BÖLÜM: Adaletin Soğuk Yüzü

Vaveyla Yazarı: Eren Eryiğit

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 15Şu an: 12. BÖLÜM: Adaletin Soğuk Yüzü

Emniyetin sorgu katındaki hareketlilik yerini adliyenin soğuk ve resmi koridorlarına bırakmıştı. Eski Bursa Başkomiseri Turgut Karadağ, ellerinde kelepçeyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne çıkarıldı. Hakimin yüzündeki ciddiyet, Turgut’un meslek hayatının ve özgürlüğünün sonuna geldiğinin tesciliydi. 10 yıl önceki görevini kötüye kullanma, delil karartma ve şantaja göz yumma suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderilmesine karar verildi.

Karar mahkeme salonunda yankılandığında, arka sıralarda oturan oğlu Kaan ayağa fırladı. Babasının kelepçeli ellerine, o çökmüş omuzlarına bakarken gözlerinden öfke ve hayal kırıklığı fışkırıyordu.

"Nasıl yaparsın bunu babam?!" diye bağırdı Kaan, sesi mahkeme salonunun yüksek tavanında çınladı. "Ben yıllarca senin dürüstlüğünle, o üniformanla gurur duydum! Bir şantajcıya boyun eğip mesleğini satmak ne demek?! Bana bunu nasıl yaşatırsın?!"

Turgut, oğlunun yüzüne bakamadı; başını öne eğip polislerin arasında koridora çıkarıldı. Kaan arkalarından koşmak istedi ama polis memurları araya girdi. Kaan duvara vurarak ağlamaya başladı. Günlerdir üzerinde olan 'şüpheli' sıfatından tamamen arınmıştı; suçsuzluğu kesinleşmişti ama babasının bu utancı ona en büyük ceza gibi gelmişti. Memurlar Kaan’ı sakinleştirip su ikram etti, ardından genç adam gözyaşları içinde babasını cezaevi nakil aracına götürülmeden önce son kez nezarette görmek üzere alt kata indi.

Yılmaz Komiser, odasındaki pencereden emniyetin bahçesine giren cezaevi nakil aracını izliyordu. Masasındaki Turgut Karadağ dosyasını kapatıp çekmeceye koydu. Yanında duran Demir’e döndü.

"Meslekte 25 yılı devirmiş bir adamın, geçmişte yaptığı tek bir yanlış adım yüzünden nasıl bataklığa saplandığını gördün değil mi Demir?" dedi Yılmaz Komiser, sesi derin bir burukluk taşıyordu. Hz. Ömer'in sözü geldi aklına "Adalet mülkün temelidir" derler Demir... Ama adaleti sağlayanlar kendi temellerini çürütürse, eninde sonunda o bina kendi üstlerine yıkılır. Turgut Komiser adaletten kaçabileceğini sandı ama adalet geç de olsa tecelli etti."

Demir başını salladı. "Haklısınız komiserim. Kaan için de üzüldüm ama en azından çocuğun bu cinayetle hiçbir alakası olmadığı resmileşti. Bursa dosyasını tamamen kapatıyoruz."

"Evet," dedi Yılmaz Komiser masasına oturarak. "Bursa hesabı kapandı. Şimdi gelelim Ferit Haznedar’ın asıl katiline... Selim Sancaktar’ın sorgusu bitti, kanlı kol düğmesi ve gömlek lifleri onu doğrudan hakim karşısına çıkaracak ama... içimde oturmayan bir şeyler var Demir."

Demir şaşırdı. "Nasıl yani komiserim? Adamın kol düğmesi cesedin altından çıktı, karısı da o gece eve çok gergin ve şüpheli geldiğini doğruladı."

Yılmaz Komiser şüpheci gözlerle önündeki delil dosyalarını karıştırdı. "İşte beni rahatsız eden de bu Demir. Her şey fazla pürüzsüz, fazla hazır. Selim gibi zeki bir adam, arkasında 'S.S.' harfli kendi kol düğmesini bırakacak kadar acemi olabilir mi? Yoksa birisi Selim’in ipini çekmek için bu delilleri oraya kendi elleriyle mi yerleştirdi?"

O sırada odanın kapısı vuruldu. İçeri giren memur, Ferit Haznedar’ın evinden alınan ek inceleme raporlarını Yılmaz Komiser’e uzattı. Yılmaz raporu okudukça kaşları çatıldı...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

28okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.