15. bölüm / 15
İNTİKAM DUYGUSU (90'LAR İSTANBUL SERİSİ)15. BÖLÜM: YOLUN SONU (FİNAL)
Bölümler 15Şu an: 15. BÖLÜM: YOLUN SONU (FİNAL)
- 1 1. BÖLÜM: ZEMİN KATININ SIRRI334 kelime
- 2 2. BÖLÜM: SİREN SESLERİ VE ŞÜPHELER417 kelime
- 3 3. BÖLÜM: KAPALI KAPILAR ARDINDA793 kelime
- 4 4. BÖLÜM: GECE YARISI ZİYARETÇİSİ537 kelime
- 5 5. BÖLÜM: GÖLGEDEKİLER ve BİNANIN GÖZLERİ834 kelime
- 6 6. BÖLÜM: KAHVEDEKİ FISILTILAR ve ESKİ HESAPLAR668 kelime
- 7 7. BÖLÜM: SAKLI BELGE463 kelime
- 8 8. BÖLÜM: FIRTINANIN GÖBEĞİ425 kelime
- 9 9. BÖLÜM: SORGU ODASINDAKİ ÇATLAKLAR455 kelime
- 10 10. BÖLÜM: GECE OPERASYONU VE KANLI MANŞET543 kelime
- 11 11. BÖLÜM: Çifte Sorgu Ve Maskeler463 kelime
- 12 12. BÖLÜM: Adaletin Soğuk Yüzü418 kelime
- 13 13. BÖLÜM: YOLUN SONUNA DOĞRU (FİNALE SON 2)541 kelime
- 14 14. BÖLÜM: SON VİRAJ (FİNALE SON 1)575 kelime
- 15 15. BÖLÜM: YOLUN SONU (FİNAL)780 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gece – Saat 02.15
Nişantaşı’nın yağmurla yıkanan kasvetli caddesi, polis otolarının acı siren sesleriyle sarsıldı. Yılmaz Komiser’in talimatıyla harekete geçen üç ekip aracı, Nevin Sancaktar’ın oturduğu apartmanın önünde durdu.
Yılmaz Komiser araçtan inip şapkasını düzeltti; Demir ve sivil ekipler hızla ahşap bina kapısına yüklendi. Gecenin bir yarısı yankılanan sert bot sesleri ve kapı gürültüleri, apartman sakinlerini yataklarından fırlattı. Üst katların ışıkları birer birer yanıyor, meraklı komşular kapı aralıklarından dehşet içinde polislere bakıyordu.
"Emniyet! Herkes dairesinde kalsın!" diye gürledi Demir, merdivenleri üçer beşer tırmanırken.
Yılmaz Komiser, Nevin’in dairesinin kapısına dayandı. Demir’in sert vurmasıyla ahşap kapı inledi. "Nevin Sancaktar! Açın kapıyı, emniyet!"
Kapı yavaşça aralandı. Nevin, ipek sabahlığı içinde, yüzünde kocasını kaybetmiş o hüzünlü ve mağdur kadın maskesiyle belirdi. "Komiserim? Bu saatte ne oluyor? Neden bu kadar polis..."
Yılmaz Komiser hiç lafı uzatmadı. Yanındaki kadın polise işaret etti. "Nevin Sancaktar, Ferit Haznedar cinayeti ve Selim Sancaktar’a iftira atmak suçundan tutuklusunuz!"
Nevin’in yüzündeki o kırılgan ifade dondu. "Ne? Saçmalamayın! Ben mağdurum, kocam tutuklandı benim!"
Kadın polis memuru Nevin’in kollarını arkaya kıvırıp soğuk kelepçeyi bileklerine geçirdiği an, koridordaki komşulardan çığlıklar yükseldi. Nevin ilk kez kontrolünü kaybetti; saçları dağıldı, gözleri büyüdü. "Bana dokunamazsınız! Ben bir şey yapmadım! Selim yaptı!" diye bağırdı.
Apartmanın merdivenlerinden aşağı indirilirken, komşuların "Aha! Meğer katil kadınmış!", "Kocasını ateşe atmış!" fısıltıları caddede yankılanıyordu. Nevin polis otosuna bindirildiğinde camdan dışarıya son kez baktı. Yolun sonuna gelmişti.
Karakol Sorgu Odası – Gece 03.30
Sorgu odasındaki tek ışık kaynağı masanın üzerindeki çıplak ampuldü. Masada gri renkli o Alman malı teyp duruyordu.
Nevin sandalyede oturuyordu ama o kibirli duruşunun arkasında köşeye sıkışmış bir vahşi hayvanın gerginliği vardı. Yılmaz Komiser masanın karşısına oturdu, bir sigara yaktı ve dumanı ağır ağır üfledi.
"Oynat Demir," dedi Yılmaz Komiser.
Demir "PLAY" tuşuna bastı. Odada kasedin cızırtısı yankılandı. Ardından Ferit ile Selim’in kavgası, yumruk sesleri ve Selim’in kapıyı vurup çıkışı...
Ve ardından kasetten topuklu ayakkabı tıkırtıları süzüldü: Tık-tık-tık... Tık-tık-tık...
Hoparlörden Nevin’in o buz gibi, soğukkanlı sesi döküldü:
— "Kocam seni öldüremedi Ferit... Ama suçunu onun üzerine atmak benim için hiç zor olmayacak."
Teyp cıssss diye durduğunda Yılmaz Komiser sigarasını küllükte ezdi. "Anlat Nevin. En başından, hiç atlamadan anlat."
Nevin derin bir nefes aldı. Gözlerindeki o yaşlar kurudu. Yüzündeki mağdur kadın gitti; yerine nefretle bilenmiş bir yabancı geldi. Yüzünde tüyler ürpertici bir gülümseme belirdi.
"Evet..." dedi Nevin, sesi kasetten dökülen ses kadar soğuktu. "Ben öldürdüm."
Sorgu odasında çıt çıkmıyordu. Nevin arkasına yaslandı, gözlerini Yılmaz Komiser’e dikti.
"Selim beni yıllarca bir süs eşyası gibi gördü Komiser. Beni aşağıladı, kenara itti. Ferit Haznedar ise o fotoğraflarla karşıma geçip benden servet istedi. İkisi de beni zayıf sanıyordu. Ama o gece bardak taştı..."
Nevin konuşurken parmaklarıyla masaya ritmik bir şekilde vurdu:
"O gece Selim’in öfkeyle evden çıktığını gördüm. Ferit’e gideceğini anladım. Bir süre sonra Selim’in dönmesini beklemek için kapının merdiven deliğinden bakmaya başladım. Derdim, kocamın eve gelmesini beklemekti... Ama bir de ne göreyim? Selim, Ferit’in kapısından bağırıp çağırarak çıktı, yumruğunu attı. Ama eve dönmek yerine... merdivenleri tırmanıp en üst kata, o resim öğrencisi Leman’ın dairesine çıktı!"
Nevin’in gözlerinden nefret kıvılcımları saçıldı:
"Ben kapı deliğinden izlerken kocamın aşağılanmamın üstüne bir de o kadının koynuna gitmesini izledim! Zaten sinirlerim tepemdeydi, gözüm döndü! O an kafamda şimşekler çaktı. Selim’in Ferit’le kavga ederken düşürdüğü kol düğmesi merdiven başındaki paspasın üzerine düşmüştü. Cebime attım. Şantajcı Ferit’in kapısına dayandım."
Nevin heyecanla öne eğildi:
"İçeri girdim. Ferit burnunun kanını siliyordu. Beni görünce kıkırdadı, 'Kocan kaçtı, parayı sen mi getirdin?' dedi. Onu sakinleştirmiş gibi yaptım. Masadaki antika vazoya gözüm kaydı. Ferit arkasını dönüp masanın üzerindeki mendile uzanmak isterken, vazoyu kavradım ve var gücümle kafasına patlattım! Yere yığıldığında cebimdeki Selim’in kol düğmesini çıkarıp berjerin altına koydum. Selim Leman’ın koynundayken, ben onun müebbetini hazırlamıştım!"
Nevin acı bir kahkaha attı. "Ama Ferit’in gizli kasada teyp çalıştırdığını hesap edemedim... Ferit geberirken bile bana kazık attı."
Yılmaz Komiser ayağa kalktı. Kelepçeyi alıp Nevin’in önüne koydu. "İtirafın tamamlandı Nevin Sancaktar. Yolun sonu."
Ertesi Gün – Sabah 10.30
Emniyetin kapıları açıldığında Selim Sancaktar özgürlüğün soğuk havasını ciğerlerine çekti. Üzerindeki suçlamalar düşmüş, aklanmıştı. Ancak yüzünde zaferden eser yoktu; karısının kumpası ve kendi hatalarının yükü altında ezilmişti.
Yılmaz Komiser ve Demir merdivenlerde durmuş, Selim’in gidişini izliyorlardı.
"Her şey bitti komiserim," dedi Demir. "Bir hırs, kaç hayatı kararttı..."
Yılmaz Komiser şapkasının siperliğini indirdi. İstanbul’un üzerine doğan güneş ışığına baktı.
"Karanlık niyetlerle yola çıkanlar Demir, eninde sonunda kendi kazdıkları kuyuya düşerler. Nevin kusursuz bir cinayet işlediğini sandı ama unuttuğu bir şey vardı... Gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır."
"Nevin'in işlediği bu cinayet Bursa başkomiserinin dosyasını da kapatmamıza yardımcı oldu. Ve gizli bölmede bulduğumuz diğer dosyalar ve ses kayıtları kim bilir daha neleri ortaya çıkaracak."
Yılmaz Komiser cebinden sigarasını çıkardı, yaktı ve dumanı gökyüzüne saldı.
"Haydi Demir... Bu dosya kapandı. Yeni devriye vakti."
S O N
Lıke atıp yorum yapmayı unutmayın.❤️❤️
Bölüm etkileşimi
