10. bölüm / 15
İNTİKAM DUYGUSU (90'LAR İSTANBUL SERİSİ)10. BÖLÜM: GECE OPERASYONU VE KANLI MANŞET
Bölümler 15Şu an: 10. BÖLÜM: GECE OPERASYONU VE KANLI MANŞET
- 1 1. BÖLÜM: ZEMİN KATININ SIRRI334 kelime
- 2 2. BÖLÜM: SİREN SESLERİ VE ŞÜPHELER417 kelime
- 3 3. BÖLÜM: KAPALI KAPILAR ARDINDA793 kelime
- 4 4. BÖLÜM: GECE YARISI ZİYARETÇİSİ537 kelime
- 5 5. BÖLÜM: GÖLGEDEKİLER ve BİNANIN GÖZLERİ834 kelime
- 6 6. BÖLÜM: KAHVEDEKİ FISILTILAR ve ESKİ HESAPLAR668 kelime
- 7 7. BÖLÜM: SAKLI BELGE463 kelime
- 8 8. BÖLÜM: FIRTINANIN GÖBEĞİ425 kelime
- 9 9. BÖLÜM: SORGU ODASINDAKİ ÇATLAKLAR455 kelime
- 10 10. BÖLÜM: GECE OPERASYONU VE KANLI MANŞET543 kelime · Okuduğun bölüm
- 11 11. BÖLÜM: Çifte Sorgu Ve Maskeler463 kelime
- 12 12. BÖLÜM: Adaletin Soğuk Yüzü418 kelime
- 13 13. BÖLÜM: YOLUN SONUNA DOĞRU (FİNALE SON 2)541 kelime
- 14 14. BÖLÜM: SON VİRAJ (FİNALE SON 1)575 kelime
- 15 15. BÖLÜM: YOLUN SONU (FİNAL)780 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Kaan’ın sorgu odasındaki ifadelerinin ardından karakolda hareketli saatler başladı. Kaan aklanmıştı ama babası Bursa Başkomiseri Turgut Karadağ’ın Bursa’daki makamını terk edip Yunanistan’a kaçmak üzere Ege’ye açılan bir yük şilebine bindiği istihbaratı Emniyet’e ulaştı.
Yılmaz Komiser bir saniye bile kaybetmeden Sahil Güvenlik Komutanlığı ile irtibata geçti. Gece yarısına doğru Ege karasularında dev bir operasyon başladı. Sahil Güvenlik botları, fırtınalı denizde ilerleyen yük gemisinin etrafını sardı. Dev projektörler geminin güvertesini aydınlatırken megafondan "Gemi kaptanı, makineleri stop et! Türk Sahil Güvenliği!" uyarısı yankılandı.
Deniz Polisi ve Sahil Güvenlik ekipleri gemiye bordaladı. Köşeye sıkışan Turgut Karadağ panikle kendisini Ege’nin soğuk sularına atmaya kalkıştı ancak ekipler onu son anda yakalayıp kelepçeledi. Turgut, sorgulanmak üzere İstanbul’a getirilmek üzere yola çıkarıldı.
Ertesi gün, soruşturmanın ikinci gününde Yılmaz Komiser evinde 1-2 saat dinlenip zihnini topladıktan sonra sabahın ilk ışıklarıyla karakola döndü. Tahtanın önüne geçip cinayet gecesinin saatlerini yeniden sıraya koydu:
23.35 - 23.42: Selim Sancaktar, Ferit'in dairesinde kavga etti, yumruk atıp kapıyı açık bırakarak kaçtı.
23.40: Kaan binaya girdi, içerideki bu kavgayı ve küfürleri duyup korktu, içeri girmedi.
23.45: Kaan yukarı çıktı.
23.48: Kaan binayı terk etti.
00.15: Kapıcı Halil’in karısı Fadime Hanım cesedi buldu.
Yılmaz Komiser tebeşirle 23.48 ile 00.15 arasındaki 27 dakikalık boşluğu daire içine aldı. "Demir... Katil bu 27 dakika içinde o odaya girdi."
Tam o sırada içeri Olay Yeri İnceleme amiri girdi. Elinde Adli Tıp ve olay yeri incelemeden gelen son detaylı rapor vardı.
"Komiserim, çok önemli bir gelişme var!" dedi polis amiri. "Cesedin hemen yanındaki berjerin altında, halının kıvrımına sıkışmış bir cisim bulundu. Üzerinde maktulün kanı olan, gümüş işlemeli bir kol düğmesi! Üzerinde 'S.S.' harfleri kazılı."
Demir heyecanla ayağa kalktı. "Selim Sancaktar! Baş harfleri!"
Polis amiri devam etti: "Sadece o da değil komiserim. Adli Tıp raporuna göre maktulün avucunda ve tırnak aralarında bulunan kumaş lifleri, Selim Sancaktar'ın o gece giydiği ve sorgusunda da belirttiği pahalı ipek gömleğin kumaşıyla %100 eşleşti. Ferit ölmeden hemen önce katilinin gömleğini yakalamış!"
Yılmaz Komiser tebeşiri masaya bıraktı. Gözleri kararmıştı.
"Selim bize 23.42'de binadan çıktığını, Ferit'in o sırada sağ olduğunu söylemişti..." dedi Yılmaz Komiser. "Demek ki yalan söyledi. Ferit'i yumrukladıktan sonra hızını alamadı, geri dönüp işini bitirdi ve kol düğmesini düşürdü!"
"Turgut Karadağ da tam şu an Emniyet nezarethanesine teslim edildi komiserim," dedi Demir. "Ne yapıyoruz?"
"Turgut zaten elimizde, kaçamaz," dedi Yılmaz Komiser ceketini giyerken. "Önce şu kol düğmesinin hesabını sormak için Selim Sancaktar'ın evine baskın yapıyoruz!"
Yarım saat sonra Yılmaz Komiser ve polis ekipleri Selim Sancaktar’ın dairesinin kapısını koçbaşıyla kırarcasına çaldı. Kapıyı şaşkınlık ve korku içinde Selim'in eşi Nevin açtı.
"Ne oluyor?" dedi Nevin geriye doğru çekilerek.
Yılmaz Komiser polis kimliğini çıkardı. "Polis! Selim Sancaktar içeride mi?"
İçeriden üstünü başını toparlamaya çalışan Selim çıktı. "Ne var komiserim? Ne bu gürültü?"
Yılmaz Komiser hiç vakit kaybetmeden ekibine talimatı verdi: "Alın bunu! Ferit Haznedar'ı kasten öldürmek suçundan tutuklusun Selim Efendi!"
Polisler Selim'in kollarını arkadan bağlayıp kelepçeyi vururken Selim avazı çıktığı kadar bağırıyordu: "Ben yapmadım! Yemin ederim ben çıktığımda yaşıyordu! Nevin bir şey söylesene!"
Nevin ise gözyaşları içinde polislerin önüne atıldı, kocasının koluna sarılmaya çalıştı: "Nereye götürüyorsunuz kocamı? Yapmayın! Onun ne suçu var? Selim bir şey yapmadı, bırakın kocamı!"
Polisler Selim’i sürükleyerek dışarı çıkarırken Nevin kapının eşiğinde gözyaşlarına boğulmuş bir halde arkalarından bakakaldı. Yılmaz Komiser ise Selim'in düşürdüğü o kol düğmesini cebinde sıkarak Nevin'e "Nevin Hanım sen de bizimle geliyorsun tekrar ifadene başvuracağız." dedi.
Bölüm etkileşimi
