İki dünya iki kalp tek kader kitap kapağı

9. bölüm / 11

9. Bölüm

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 11Şu an: 9. Bölüm

Diyar'ın son söylediği sözler aklımda dönüp duruyordu.
"Bu iş bugün bitecek, güzelim."
Ama ben hiçbir şey anlamıyordum.
Hangi evraklar?
Hangi sır?
Neden herkes bu kadar telaşlanmıştı?
Tam o sırada içeri koşan adamlardan biri elinde birkaç dosyayla geri döndü.
"Nerede?" diye bağırdı malikânenin sahibi.
"Bulamadık!"
Adam öfkeden deliye dönmüştü.
Masanın üzerindeki her şeyi yere fırlattı.
Ben istemsizce geri çekildim.
O sırada Diyar yavaşça yanıma geldi.
Omzundaki yara yüzünden hareket ederken zorlanıyordu ama belli etmemeye çalışıyordu.
"İyi misin?" diye sordu.
O kadar şey yaşanmıştı ki bu soruya ne cevap vereceğimi bilmiyordum.
"Sen iyi misin?"
Dudaklarının kenarı hafifçe kıvrıldı.
"Kurşun yiyen benim, sorguya çekilen de ben oldum."
İlk defa istemsizce güldüm.
Sonra aklıma babaannem geldi.
Gülüşüm anında silindi.
Diyar bunu fark etmişti.
Bir şey söylemedi.
Sadece birkaç saniye sustu.
Çünkü ikimiz de ne düşündüğümü biliyorduk.
O sırada avlunun girişinden başka bir araç girdi.
Bu sefer gelen kişiyi kimse tanımıyordu.
Araçtan takım elbiseli bir adam indi.
Elinde siyah bir çanta vardı.
Doğrudan malikânenin sahibine doğru yürüdü.
"Geç kaldın." dedi adam öfkeyle.
Gelen kişi başını salladı.
"Hayır. Tam zamanında geldim."
Sonra çantasını açtı.
İçinden kalın bir dosya çıkardı.
Herkes sessizleşmişti.
Adam dosyayı havaya kaldırdı.
"Aradığınız evraklar burada."
Bir anda herkes ayağa kalktı.
Ben bile nefesimi tuttum.
Malikânenin sahibi dosyaya ulaşmak için bir adım attı.
Ama adam geri çekildi.
"Önce anlaşmamız."
"Ne anlaşması?"
"Gerçeği anlatacağız."
Diyar'ın yüzü sertleşti.
Elçin ise ilk defa dikkatle adama bakmaya başladı.
Sanki onu tanıyormuş gibiydi.
Adam dosyayı açtı.
İçinden sararmış birkaç belge çıkardı.
Sonra doğrudan bana baktı.
"Neden bana bakıyorsun?" dedim.
Adam derin bir nefes aldı.
"Çünkü bu evrakların en çok ilgilendirdiği kişi sensin."
Kalbim hızlandı.
"Ne demek bu?"
Adam elindeki ilk belgeyi açtı.
"Babanın ölümünden önce yazılmış bir ifade."
Dizlerimin bağı çözülecek gibi oldu.
Babam...
Yıllardır onun ölümüyle ilgili onlarca şey duymuştum.
Ama hiçbir zaman gerçeği öğrenememiştim.
Adam okumaya başladı.
Avludaki herkes susmuştu.
Rüzgârın sesi bile duyulmuyordu.
Belgedeki satırlar okundukça yüzler değişmeye başladı.
Özellikle beni kaçıran adamın yüzü.
Bir anda bembeyaz kesilmişti.
Sonunda dayanamadı.
"Yalan!" diye bağırdı.
Ama kimse onu dinlemiyordu.
Çünkü herkes aynı şeyi fark etmişti.
Babamı öldüren kişi sandığımız kişi değildi.
Gerçek katil...
Bunca yıl aramızda yaşamıştı.
Ben şaşkınlıktan konuşamazken Elçin bir adım öne çıktı.
"Ben bunu yıllardır araştırıyordum." dedi.
Diyar ona döndü.
"Sen biliyor muydun?"
"Şüpheleniyordum."
Ben ise ikisine de bakıyordum.
Dünyam başıma yıkılmış gibiydi.
Yıllardır inandığım her şey değişiyordu.
Tam o sırada silah sesi duyuldu.
Bir kez.
Sonra bir kez daha.
Avludaki herkes yere eğildi.
Çığlıklar yükseldi.
Silahı çeken kişi...
Beni kaçıran adamdı.
Ve doğrulttuğu kişi bendim.
Ama tetiğe ikinci kez basamadan önce biri önüme geçti.
O kadar hızlı olmuştu ki anlayamadım.
Sonra göğsünden kan sızan beyaz gömleği gördüm.
Nefesim kesildi.
"Diyar!"
Avlu bir anda karıştı.
İnsanlar bağırıyor, koşuyor, silahlar patlıyordu.
Ben ise sadece önümde dizlerinin üzerine çöken Diyar'a bakıyordum.
Bu kez vurulan gerçekten oydu.
Ve gözlerini bir saniye bile benden ayırmıyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

8okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…