Bölümler 11Şu an: 1. Bölüm
O gün gelmişti; Diyar'la tanışacaktım ve bu 25 senelik ömrümde onu hiç ama hiç görmemiştim. Belki bazıları bunu çok garip karşılayabilirdi ama artık bana oldukça normal geliyordu.
Annem ben henüz küçük yaştayken ölmüştü. O dönem annemin acısını çekerken, ölümünün üzerinden daha bir yıl bile geçmemişti ki babam annemin üzerine kuma getirmişti. Bu benim için o kadar büyük bir hayal kırıklığıydı ki üç gün üç gece durmadan ağlamıştım. Ama sonunda ağlamamın annemi geri getirmeyeceğini anladım ve sustum. Çocuk aklı işte...
Kadın, yani Bengüzar Karahan, babamın ikinci eşi, babamın yanında bana melek gibi davranıyor; babam yokken ise bütün öfkesini benden çıkarıyordu. Ben ise ona karşı çıkamıyordum çünkü ne zaman sesimi çıkarsam beni aç ve susuz bırakıyordu. Babam geldiğinde ise "Amara odasında yemek yiyor." diyerek bana yemek vermiyordu. Babam zaten umursamaz bir insandı; "Tamam." deyip geçiyordu.
Amcam bana çok düşkündü çünkü onun ilk yeğeni bendim ve beni çok seviyordu. Annem öldüğünde ve babam kuma getirdiğinde amcam yurt dışında çalışıyordu, bu olanlardan haberi yoktu. Döndüğü gün ilk işi beni görmek istemek olmuştu. Ancak eve geldiğinde karşısında Bengüzar'ı, yani sözde benim cici annemi görünce kanı donmuştu.
Eve girip babama:
— Hande nerede? diye sordu.
Babam:
— Öldü, dedi.
Bu söz üzerine büyük bir şoka girmişti. Tam o sırada Bengüzar bağırdı:
— O pislik kadının adı benim evimde geçemez!
Amcam yengemle birlikte gelmişti. Yengem anneme çok düşkündü. Ölüm haberini aldığında ağlamaktan perişan olmuştu. O cümleyi duyunca gidip Bengüzar'ı iyice dövmüştü.
Babam bunun üzerine:
— Sen ve o aptal karını al git! diye bağırınca amcamın gözü dönmüştü.
Belindeki silahı çıkarıp babamı vurmuştu.
Ben o an şoka girdim ve bayıldım. Ondan sonra ne yaşandığını bilmiyorum.
Yıllar sonra, ben sekiz yaşındayken, amcam beni konağa götürdü ve yengemle birlikte büyüttü. Sonra çok iyi hatırlıyorum; bir gün konağa bir adam geldi ve amcamı çağırdı.
— Koral Bey sizi çok özlemiş. Sizi onun yanına gönderiyorum, dedi.
Ardından amcamı vurdu.
O günden sonra bir daha o konağa ayak basmadım. Geçen sene de Bengüzar Hanım'ın ölüm haberini aldım. Çok mutlu olmuştum.
Şimdi ise Diyar'la tanışmaya gidiyordum.
Uçağa bindim ve bir saatlik yolculuğun ardından Mardin'e indim. Bir taksi çağırdım ve konak yardımcısından aldığım konumu taksiciye gösterdim. Adam adresi hemen tanıdı ve beni on beş dakika içinde Karahan Konağı'na götürdü.
İndim ve kapıyı açmalarını istedim.
— Kim o? diye sordular.
— Amara Karahan.
Bu cevabı duyunca şoka girdiler ve hemen kapıyı açtılar.
Konağa girdim ve avluda bağırdım:
— Diyar Karahan!
Konak merdivenlerinden yakışıklı mı yakışıklı, karizmatik mi karizmatik, kara kaşlı ve kara gözlü bir adam indi. Kim olduğunu çıkarmaya çalışıyordum ama onu hiç görmediğim için tanıyamamıştım.
Tam o sırada bütün avluda yankılanan kalın bir ses duyuldu:
— Benim, bir şey mi istedin Amara?
Sesi o kadar kalındı ki istemsizce bağırıyormuş gibi geliyordu. Ama anlamadığım bir şey vardı...
Adımı nereden biliyordu?
Bölüm etkileşimi
