3. bölüm · İki dünya iki kalp tek kader
3. Bölüm
Şoka girdim; çünkü bana dün gece işe gideceksin demişti, ama şimdi de boş yer olunca gidecekmişsin diyordu. Sofradan kalktım, odama geçtim. Sonra Mardin'de yaşayan arkadaşım Sibel'i aradım. Bir buluşma ayarladık ve saat 15.00 gibi evden çıktım. Ama hesaba katmadığım bir şey vardı: Bu saatlerde Mardin alev alev yanıyordu. Bu havayı görünce kısa bir elbise giyerek konaktan çıktım.
Konak kapısında Diyar'la karşılaştım. İlk önce beni baştan aşağı süzdü, sonra "İçeri gir." diye uyardı. Tabii ki dinlemedim. "Sana ne?" diyerek geçiştirdim. Ama beni kolumdan tuttuğunda canım çok acımıştı. Küçük bir çığlık attığımda, "Ne oldu?" dedi ve telaşlandı. O acıyla kızdım.
"Ne olacak, kolumu acıttın."
"Kusura bakma, istemsizce oldu." dedi.
Ne kadar kaba olsa da kadınlara asla el kaldırmaz, bağırmazdı.
"Nereye?" diye sordu.
Arkadaşımla buluşacağımı söylediğimde, "Hangi arkadaşın?" diye sordu. Kolayca cevapladım. Bana, "Seni ben bırakacağım." dedi. Kabul ettim. Bu Mardin sıcağında hiç otobüse binemezdim zaten. Hemen kabul ettim, sonra arabaya bindik.
Sebepsizce araba kullanışı çok hoşuma gitti. "Neyse." dedim kendi kendime; çünkü âşık olacak değildim ya!
Kısa bir süre sonra oturacağımız kafeye geldik.
"Burada dur." dedim.
"Tamam." dedi ve hemen durdu.
Arabadan indim ve karşımda Sibel'i gördüm. Hemen koşarak sarıldım. Hâlâ çok güzeldi, hem de eskisinden daha güzel. Oturduk, istediklerimizi sipariş ettik ve hasret giderdik.
Saat geç olmuştu. Artık konağa gitmem gerekiyordu. Sibel'le vedalaştıktan sonra konağa geçmek için Diyar'ı aradım. Kısa bir süre sonra kapıya geldi. Sibel'i de davet etti ve onu da evine bıraktı. Sonra konağa geldik.
Hemen üstümü değiştirip aşağı indim. Çay içiyorlardı. Hoşuma gitti, ben de istedim. Aslında çok çay içen bir insan değildim ama o gece o kadar çay içmiştim ki karnım ağrımaya başladı.
Uyumak için odama gittim. Gece üç civarında uyandım. Lavabonun yerini arıyordum. Sonra pes edip rastgele bir kapıyı açtım. Ama o oda kimindi? Diyar'ın odası!
Bunu tabii ki sabah öğrendim. Meğer ben gece Diyar'ın odasına girmişim. Sonra oranın normal bir insanın odası olduğunu düşünüp çıkmışım. O sırada Diyar uyanıkmış, beni görmüş ama ben onu görmemişim.
Sofrada bunu anlatınca çok utandım. Hemen yemeğimi yiyip sofradan kalktım ve odama geçtim. Okulum bitmiş olmasına rağmen sürekli tekrar yapıyordum. Sonra Diyar bir anda odaya daldı. Korktum; çünkü dalıp gitmiştim.
"Ne oluyor?" diyerek ayağa kalktım.
Karşımda Diyar vardı.
