İki dünya iki kalp tek kader kitap kapağı

8. bölüm / 11

8. Bölüm

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 11Şu an: 8. Bölüm

Benim aileme dokunmanın bedelini ödeyeceksin."
Diyar'ın sesi bütün avluda yankılandı.
Herkes susmuştu.
Beni kaçıran adam birkaç saniye ona baktı, sonra alaycı bir şekilde güldü.
"Demek ölmedin."
Diyar yüzünü bile değiştirmedi.
"Senin kadar şanslı değilim."
Adam silahına uzanırken Diyar'ın adamları da silahlarını kaldırdı.
Bir anda ortalık yeniden gerildi.
Ben ise gelinliğin içinde, olduğum yerde kalakalmıştım.
Kalbim deli gibi atıyordu.
Bir yanım koşup Diyar'a sarılmak istiyor, diğer yanım yeniden vurulmasından korkuyordu.
Tam o sırada avluya başka araçlar girdi.
Araçlardan inen kişileri görünce şaşırdım.
Önde Elçin vardı.
Arkasında ise birkaç kişi daha.
"Elçin..." diye fısıldadım.
Beni görünce hızlı adımlarla yanıma geldi.
"İyi misin?" diye sordu.
Başımı salladım.
Gözlerim dolmuştu.
"Beni zorla evlendireceklerdi."
Elçin'in yüzü bir anda sertleşti.
Arkasını dönüp beni kaçıran adamlara baktı.
"Bu kadar ileri gitmeniz gerekmiyordu."
Adamlardan biri öfkeyle bağırdı:
"Sen karışma bu işe!"
Elçin cevap vermeden önce Diyar konuştu.
"Karışır."
Herkes ona döndü.
Diyar yavaşça öne çıktı.
"Çünkü o da bu ailenin bir parçası."
Avludaki sessizlik daha da ağırlaştı.
Tam o sırada malikânenin üst katından bir kadın çığlığı duyuldu.
Herkes irkildi.
Ardından ikinci çığlık geldi.
Sonra silah sesi...
Bu ses aşağıdakilerden gelmiyordu.
Üst kattan gelmişti.
Herkes şaşkınlıkla birbirine baktı.
"Yukarıda biri var!" diye bağırdı adamlardan biri.
Birkaç kişi koşarak içeri girdi.
Diyar da hareket etmek istedi ama omzundaki yara yüzünden sendeledi.
İstemeden ona doğru bir adım attım.
O an göz göze geldik.
İlk kez yüzündeki yorgunluğu fark ettim.
Ama buna rağmen geri çekilmiyordu.
Dakikalar sonra yukarı çıkan adamlardan biri nefes nefese geri geldi.
Yüzü bembeyazdı.
"Abi..."
"Noldu?" diye bağırdı ev sahibi.
Adam yutkundu.
"Odadaki kasayı boşaltmışlar."
Bir anda herkes dondu.
"Ne demek boşaltmışlar?"
"İçindeki bütün evraklar gitmiş."
Evraklar mı?
Ben hiçbir şey anlamıyordum.
Ama yüzlere baktığımda bunun çok önemli bir şey olduğunu anladım.
Beni kaçıran adam küfür ederek içeri koştu.
Diyar'ın gözlerinde ise ilk defa küçük bir gülümseme belirdi.
Şaşkınlıkla ona baktım.
Sanki olacakları önceden biliyormuş gibiydi.
Yanına yaklaştığımda alçak sesle konuştu:
"Sence ben buraya sadece seni almak için mi geldim?"
Şaşkınlıkla yüzüne baktım.
"Ne demek istiyorsun?"
Bu sefer gülümsemesi biraz daha büyüdü.
"Bu iş bugün bitecek güzelim."
Ama o anda hiçbirimizin bilmediği bir şey vardı.
Kasadan çalınan evraklar, yıllardır saklanan öyle bir sırrı ortaya çıkaracaktı ki...
O sır öğrenildiğinde ne benim hayatım, ne Diyar'ın hayatı, ne de bütün ailenin kaderi bir daha eskisi gibi olacaktı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

7okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…