GÖLGELER ALTINDA kitap kapağı

2. bölüm / 9

GÖLGELER ALTINDA

2. BÖLÜM - YERALTINDAKİ SIR

Vaveyla Yazarı: . ا

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 9Şu an: 2. BÖLÜM - YERALTINDAKİ SIR

2. BÖLÜM - YERALTINDAKİ SIR

Ali yeni görev yerine girdiğinde içerideki hareketlilik dikkatini çekmişti. Dosyalarla uğraşan memurlar, telefonların ardı ardına çalması, odalardan çıkan telaşlı insanlar...

Burası sıradan bir karakol değildi. Hissediyordu.

Kapıda kendisini karşılayan iri yarı, bıyıklı bir adam elini uzattı.
"Hoş geldin komiser. Ben Rauf, buranın amir yardımcısı."

Ali tokalaşırken kararlı bir sesle,
"Ali Demir. Göreve başlamak için hazırım," dedi.

Odada bulunan birkaç polis Ali'ye dikkatle bakıyordu. Özellikle genç bir kadın polis, uzun saçlarını topuz yapmış, gözleriyle sanki Ali'yi süzüyordu. O sessizliği Rauf bozdu:
"Biliyoruz, dosyaların sağlamdır. Disiplinin ve kararlılığın için seni buraya göndermişler. Ama bu şehir kolay değildir. Özellikle... son zamanlarda."

Ali kaşlarını çattı.
"Ne demek son zamanlarda?"
Genç kadın polis araya girdi:
"Son iki yılda kaybolan insan sayısı iki katına çıktı. Sanki insanlar yer yarılmış da içine girmiş gibi. Ne bir iz, ne de bir ceset."

Ali'nin içi ürperdi. Ama dışarı belli etmeden soğukkanlılığını korudu.
"O vakit bizde o yeri kazıyacağız." dedi.

Tam o sırada telsizden bir anons geldi.
"Merkez, merkeze! Şehrin doğu yakasında terk edilmiş bir apartmanda Cevdet Yanık'ın görüldüğü bildirildi. Acil ekipler yönlendirilsin."

Rauf hızlıca Ali'ye baktı.
"İşte ayağının tozuyla ilk görev. Hazır mısın?"

Gülümsedi, omuzlarını dikleştirdi.
"Her zaman."
Ali başını polis arkadaşlarına döndü ve şahsın kim olduğunu sordu.
Genç kadın polis :
" Az önce bahsettiğimiz kaybolan kişilerle bir bağlantısı olan biri" dedi.
Hafif sinirli bakışlarıyla
" Gidip tanışalım bakalım Cevdet Beyle"

Ekip hızlıca olay yerine intikal etti. Binanın içine girerken sessizlik içlerine işledi. Karanlık merdivenlerde yankılanan ayak sesleri,
Ali'nin kulaklarına uğursuz bir ritim gibi geldi. Yukarıdan gelen gürültüyle polisler hızla hareket etti.

Bir oda. İçeride yerde kelepçelenmiş bir adam bulundu. Üzerinde siyah kıyafetler, ellerinde garip semboller çizilmiş dövmeler...

Gözlerinde korku vardı.
Ali diz çöküp adamın gözlerinin içine baktı.

"Kim bu insanları kaçırıyor?"
Adam gülümsemeye çalıştı, dudakları titriyordu.

"Yer... yerin altında... ama asla bulamazsınız."

Bir anda boynunu arkaya doğru sertçe kırdı. Ekip şok içinde kalırken Ali yumruğunu sıktı.

"Allah kahretsin.."

Sinirli bir şekilde pencereden dışarıya baktı ve aklında cevaplanmayan sorular birikti.

Acaba bu olayların kızkardeşiyle bir alakası olabilir miydi?

" Alii "

Rauf'un seslenişiyle arkasına döndü.

" Olay yeri inceleme ekibi gelecek birazdan sen de yol yorgunusun hadi git dinlen yarın erkenden görüşürüz "
Kafasını tamam dercesine salladı ve oradan uzaklaştı.

Evde derin düşüncelere daldı. Kızkardeşini düşünüyordu.

Uzun kahverengi saçları, gülümseyen yüzü... En son onu iki yıl önce görmüştü.

Hatırlıyordu:
Bir kafenin önünde durmuş, kardeşi ona veda eder gibi bakmıştı. Arkadaşlarıyla küçük bir yolculuğa çıkacaktı. Gidiş o gidiş, geri dönüşü olmayan bir gidiş.

Kendi kendine fısıldadı:
"Buraya mı geldin? Bu şehir mi seni yuttu? Nerdesin Sıla?.."

Yeraltındaki Katlar - Deney Merkezi.

Soğuk duvarlar, metal kapılar, keskin ilaç kokusu... Bu yer, dışarıdan tek katlı bir ev gibi görünüyordu. Ama altına inildikçe bambaşka bir dünya açılıyordu.

Birinci kat: Laboratuvar. Cam tüplerin içinde kimyasal sıvılar, bilgisayar ekranlarında sürekli değişen grafikler...

İkinci kat: Deney odaları. Her odada metal yataklar, serum şişeleri, kablolarla bağlı insanlar...

Üçüncü kat: İzolasyon hücreleri. Karartılmış camlarla kaplı odalarda çığlıklar yankılanıyordu.

Dördüncü kat: "Merkez." Burada asıl karar vericiler, beyaz önlüklü doktorlar bulunuyordu.

Arya bir sedyenin üzerinde yatıyordu. İncecik kalmış bedeni beyaz, uzun bir elbisenin içinde kaybolmuş gibiydi. Siyah, düz saçları yastığa yayılmıştı. Kolunda iğne izleri kabuk bağlamış, damarları morarmıştı.

Başında duran doktorlardan biri not alıyordu:
"Denek 7... bağışıklık sisteminde olağan dışı güçlenme. Serumdan sonra nabız 190'a kadar çıkıyor, ama kalp durmuyor. Dayanıklılığı insan sınırlarını aşıyor."

Diğeri ekledi:
"Fakat zihinsel yan etkiler gözlemleniyor. Halüsinasyonlar, ani öfke patlamaları. Kontrol edilmesi zorlaşabilir."

Arya yarı baygın gözlerini araladı. Tavanı bulanık görüyordu. Vücudu ağırdı ama kalbinin derinlerinde bir şey hissediyordu: Yanıyormuş gibi bir güç. Sanki damarlarında kan yerine ateş akıyordu.

Fısıldadı:
"Beni... asla... tutamayacaksınız."

Doktorlar birbirine baktı. Birinin dudakları kıvrıldı.
"İşte bu, tam da aradığımız şey."

Yer altındaki gölgeler daha yeni hareketlenmeye başlamıştı. Ve Arya, farkında olmadan bu karanlık deneylerin merkezinde, hayatta kalmaya çalışıyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

19okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.