Gökyüzü Günlükleri kitap kapağı

5. bölüm / 18

4.Bölüm

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 18Şu an: 4.Bölüm

🎶🎧Sana Ne Kime Ne
Ajda Pekkan

Güneş gibi bir gün de
Yine gördüm seni aynı yerde
İçinde hâlâ o eski çocuk
Gülüp geziniyor yine o eski mahallede

Hava güzeldi. Uzak da olmadığı için yürüyerek ırmak kenarına geldik. Standın önünde anneannem termosuna doldurduğu kahveyi içiyordu galiba.
"Kız zilli arıyorum arıyorum yoksun hayırdır?"
"Yaa Allah aşkına sus bi anneanne zaten sabaha kadar ara ara uyudun. En son da zaten seni saat ikiden sonra hatırlamıyorum. Dalmıştın bile. "
"He valla Özge anneanne sabaha kadar tek tek Ada kuşumla ben dizdim o boncukları."
"İyi iyi çok konuşmayın stand size emanet ürünler bitmiş olsun. Akşam nöbeti de dedenizin artık."
On dk, yarım saat, bi saat kimse tık yok standa gelen dahi yok. Ne yapsak ki bunlar bitmezse anneannem üzülür daha festivalin ilk gününden.
"Ada"
"Ece"
"Bağırsak mı"
"Ne bağırsağı be"
"Ya onu mu dedim. Yüksek sesli konuşma olan bağırmak."
"Her şu rezil olunan bağırmak."
"Aynen öyle izle bak beni."
"Teyze de bakem kaçıncı geçişin? De sırf sizin için kalktık Sinoplardan geldik."
Harbi iyi gidiyordu kurdelem benim bende mi bağırsam acaba? Biz bazen Sinop'ta sahil konserlerine katılırdık. Küçük etkinliklerdi o yüzden yanımızda küçük mikrofonlar olurdu benimki çantamda kalmış.
"Ses... Ses. Sevgili Amasya halkı. Tezgahımızdaki tüm ürünler doğal taş olup sizler için anneannemizin yanına festivalde ki yoğun ilginizi bildiğimiz için kalktık ve Sinoplardan geldik buralara. Yapacağınız ilk alışverişe özel olarak seçtiğiniz bir çift küpeyi de yanına hediye etmek isteriz. Talepleriniz için festival boyunca buradayız. İyi eğlenceler!"
"Oha kızım mikrofon nerden çıktı. Ben deliyim ama sen harbi benden de delisin."
"Eyvallah kurdelem"
Yani o kadar saat bekledik. Bir iki müşteri gelsin isterken millet bütün sıraya girdi. Fiyatı normal olan ürünün fiyatını azıcık şişirdim ve bummmm!
Bizim stantdaki ürünler bitti bile yarım saate sonradan ek kutu bile açtık. Bence herşey mikrofon konuşmamdan sonra oldu. Gelen geçen kuyruğa girdi. Kantin bile bu kadar sıra görmemiştir.
........................

"Lan Demir sarısı"
"Ne var be abi yaaa. Rahat rahat yemek programı da mı izlemeyeceğiz. Boşuna mı geldik biz buraya."
"Oğlum bıraksan mı çocuğu bak daha Demir bana yemek programındaki yemeği yapcak. Bırakda iyi izlesin tarifi."
"Yaa anneanne saçmalama Demir yemek mi yapacak bize?"
"Ya bi sus sen git bana biraz kapya biber, yeşil tatlı biber, çok az acı biber, birazdaaa tavuk baharatı şu kasaplarda olur tavuğu mangala koymadan üzerine sürdüklerinden."
"Hadi oğlum bak çözdü Demirciğim benim."

..............................
Ya abi ben niye gidiyorsam malzeme almaya? Yemeği yapacak olan alsın ben niye gidiyom? Neyse şurda bı manav var bı soruyum bakıyım.
"Amca kapya biber, yesil biber , acı biber
var mı?"
"Oooo delikanlı ne yaptın fırtına gibi? Ne kadar olsun?"
"Kapya ile yeşil biberden birer kilo, acı biberden de beş altı tane ver yeter herhalde."
"Al bakalım delikanlı. İkiyüz versen yeter."
"Eyvallah amca"
.............................

"Demir oğlum Berk geldi aç kapıyı."
"Aldın mı lan istediklerini?"
"Aldım be abartma sarı kafa."

Önce biberleri yıkayıp blendırdan geçirdim sonrada içine biraz bir yemek kaşığı kadar kıyma bide o tavuk baharatını ekledim. Dolapta da kuşbaşı et vardı. Önce blendırdan çektiğim ve baharat eklediğim biberlerin içine biraz salça kattım. Ardından tencerenin içine biraz yağ ekledim biberlerle hazırladığım sosu temcereye ekleyip biraz çevirdim. Biraz daha salça ekledim ardından kusbaşıları da ekleyip biraz daha çevirdim. Sonrada üzerine üç dört bardak kadar su ekledim. Bı yarım saate hazır olurdu herhalde.
"Anneanne masayı kursun mu Berk?"
"Benim anneannemi benden çok benimsedi ya herife bak."
"Kursun oğlum bende iki dk bakkala gidip geliyim."
Ekmek gelene kadar benim yemek olmuştu. İlk tadımı tabiki ben yaptım oğlum ben bu kadar güzel yemek yapabilir miydim be.

..................................

"Dede yaa nerdesin biz bittik burda?"
"Kuzum sence geldim kuyruktan gelemiyorum ki ne kuyruğu kız bu? Siz anneannenizi batırmaya yemin mi ettiniz? Bedava mı kız bunlar?"
"Şşş dede biraz sus Ada fiyatları şişirdi. Şimdi de normal fiyatına indirimli satıyor. Yanına da küpe veriyoruz birer çift. Geldiğimizden beri dört koli ürün açtık hadi biz toplanalım eve geçelim geç olmadan tezgahı kitlerken iyice kontrol et anneanne çok sıkı uyardı."
"Aynen dedecim hadi öptümmmm."
Eceyle beraber çantalarımızıda alıp eve doğru yola çıktık. Gece Amasya iyi oluyordu. He Sinop gibi değildi ama yinede iyiydi.
" Acıktım."
"Deli gibi hemde."
"Dürüm?"
"Bayılırım."
"Hesap senden."
"Ya Ece hesabın tartışması mı olur?"
Biz Amasyanın meşhur dürümcüsüne doğru ilerlerken anneanneme mesaj atmayı da unutmadım. Telefonla o kadar ilgilenememişim ki. Telefon kendini bataryayı korumak adına uyku moduna almış.
Biz dürümcüye ulaşınca şöyle bol soslu güzel turşulu bir dürüm aldık. Tabii iki tane.
"Aşkım o kadar açılışım ki sağol."
"Ne demek bizim boş adamlar ne yaptı acaba?"
..........................
"Oyyyy Demirim bu nasıl güzel bir yemek ne var bunun içinde sanki başka şeyler de var?"
"Orası da işin sırrı kalsın?"
" Olum harbiden bunda ne var?"
" Bişey yok ki?"
"Var var "
" Ya az biraz kekik ve defne yaprağı başka bişey yok he bide limon bu kadar."
" Eline sağlık oğlum çok sevdim bı ara tarif defterine yaz tarifi."
"Yazarım tabiii"
........................

"Kız zilliler nerdesiniz?"
"Özge anneanne bi hoşgeldiniz yok mu?"
"Yok tabi siz dükkanı batırmak adına bide küpe mi hediye ettiniz millete?"
"Anneanne fiyatları şişirdik sonrada festival boyunca indirimde diyerek normal fiyata satmaya karar verdik. Yanına da küpe verdik işte ne olmuş zaten kardayız. Yarın küpe işini bırakıp başka bir şey yaparız limonata felan"
"İyi iyi hadi ben çok yoruldum bugün yatıyorum sizde televizyona bakmak isterseniz kapıyı kapatın yeter geç yatmanızda da sıkıntı yok şekerler."
Anneannem odasına gidince kapıyı kapattık ve televizyonda dolaşmaya başladık. Güzel bir yaz dizisi bulduk ilk bölümü olduğu için şanslıydık. Önceki bölümde ne olduğunu merak etme derdimiz yoktu.
"Ada"
"Efendim."
"Yarın hani festivalin ikinci günü ya."
"Evvet"
"Yarın erken çıkıp gezsek mi önce bizim ordaki stantları sonra çarşıyı felan."
"Olur. Beni Burcu anneanne aradı dürümleri alırken."
"Hahahhaa erkekkeri mi şikayet etti."
"Hahahha yok be yeğeninin düğünü varmış biz gelmezsek evdeki erkekleri ikna edemezmiş"
"Oofff neyse kimse tanımıyor zaten gideriz."
"Aynen gideriz balım."
Biz güzelce dizimizi izlerken dedem geldi standı iyice kitlemiş ama ürünlerin çoğu bitmiş o yüzden sabah erken gidip önce dükkandan stok alacaklarmış.
Dedeme de iyi geceler diledikten sonra filmi gece yarısına kadar oturup jelibonla izledik.
Kısa bir cilt bakımının ardından da yataklara.
En nefret ettiğim şey bir sabah saat erken olmasına rağmen gözüme çarpan güneşle birlikte uyanmak. İki çalan telefon sesi ile uyanmak. Sabah sabah kim arar mi.
"Efendim"
"Daha uyanmadın mı Ada?"
"Uyandım uyandım da biraz daha uykum var sen neden aradın?"
"Evde ki çalışma odasında ki bilgisayar dan birkaç dosyaya ulaşabileceğini sanmıyorum ama denesen mi bu?"
"İyi anne kapat ben bu ayılıyım bakarım."

Böyleydi işte günler. Annem beni hep iş için arardı. İş ev iş ev. İşkolikti, bende hep iş için yardımcı olurdum.

"Ece"
"Hı"
"Kalk"
"Niye?"
"Saat dokuz."
"Tamam sen git geliyom ben"
" Yaa hadi kalk işte krep yaptırcam sana, seninki daha güzel."
"Tamam peyniri suya koy tuzu çıksın ben de hemen geliyorum."
Ece yadırgamazdı beni. Anneme desem ne o öyle çocuksu şeyler der geçiştirirdi. Ama Ece başkaydı. Hepsi bı başkaydı. Gidip Berkten de istesem krep yapardı. Böyleydik biz birarada sıkılmaz. Ayrı bir gün geçiremezdik.

Bölüm nasıldı? Biraz kısa oldu ama En çok nereyi sevdiniz???

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

162okunma 89beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…