Esrarengiz Mezar kitap kapağı

10. bölüm / 15

Esrarengiz Mezar

10

Vaveyla Yazarı: Murat Kesgin

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 15Şu an: 10

"Nasıl beğendiniz mi kasabamızı?" diye sordu çayını yudumlarken.

"Güzel güzel..." diye yalan söyledim. Bir müddet sessizce çaylarımızı içtik. Yarıladığımızda, "Veli abi nedir bu mezarın olayı?" diye sordum.

"Şimdi Elif kardeşim nereden nasıl başlanır bilmem. Ben o zamanlar daha doğmamıştım. Bize de sonradan anlattılar. Şimdi bu Celal denen it, Aliye teyzeye tecavüz ediyor. Tabii teyze diyorum ama o zamanlar genç, güzel bir kızcağız. Sonra namus davası bilmem ne derken Aliye'yi Celal ile evlendiriyorlar."

Defalarca kez duyduğumuz şey, bir kadını zorla tecavüzcüsüyle evlendirip namusunun temizlendiğini zannetmek...

"Eee abi sonra?"

"Sonra evlenir evlenmez bunların ilk çocukları oluyor, Cenk abi. Benden birkaç yaş büyük. Belki görmüşsünüzdür genelde kafede oturur, kitap okur."

Gözlerim fal taşı gibi açılmıştı. Hayretler içerisinde Mete ile birbirimize baktık.

"Evet biz tanıştık Cenk abiyle. Demek bu kızın abisiymiş."

"Üvey abisi. Celal tam üç evlilik yapmış. Bu küçük kız son karısından, aslında değil de anlatacağım hepsini, biraz karışık."

"Buyur abi çok özür dilerim böldüm."

"Yok yok estağfurullah. Ne demiştim? Bu arada çayları tazeleyim mi?"

"Yok abi ya. Sen istersen iç tabii de ben şu olayları merak ettim. Celal, Aliye ile evlendi ve Cenk doğdu. Sonra ne oldu?"

"Aliye teyzeyi herkes çok iyi anlatır. Temiz kalpli örnek bir insanmış. Gel gelelim talihsizmiş. Celal iti koyuyor bunu işe, kendi yiyip içip yatıyor. Kadının çalışıp kazandığı parayı da alıyor elinden. Kumarda yiyor, karı kızla yiyor. Ya, Cenk abi o zaman bebek, çocuğun bez parasını bile yiyor herif. Sonunda Aliye teyze bir şekilde para saklamayı başarıyor Celal'den. Ufak ufak biriktiriyor. Dolar alıyor, altın alıyor... Kadının şansına da yaptığı yatırımlar hep değerleniyor. Kısa sürede arsa falan alıyor kendine düşün."

"Sonra ne oluyor?"

"Celal'in evi babasından kalma. Evdeki eşyalar falan da. Celal'in borçlarından ötürü haciz geliyor eve. Aliye mecbur söylüyor arsası olduğunu. Celal'den bir güzel dayak yiyor. Celal arsayı satıyor, borcu kapatıp kalan kısmı da bir güzel yiyor. Aradan bir süre geçiyor, Aliye teyze gene azmedip, birikim yapıp bir arsa daha alıyor. Fakat bu sefer arsanın tapusunu annesinin üzerine yapıyor."

"İyi bari akıllılık etmiş."

"Yok be kızım nereye?"

"Hayda! Neden?"

"Şimdi bu Aliye teyzeler toplam beş kardeş. Kendi haricinde dört çocuğu daha var yani annesinin. Babaları da bunlar küçükken ölmüş. Aliye teyze bu Celal iti yüzünden arsayı annesinin üzerine yapıyor. Diğer dört kardeşin dördü de bunu biliyor. Hatta ablasına bizzat akıl danışmışta öyle yapmış. Bir zaman sonra anneleri ölüyor. Ne oluyor biliyor musun? Dört kardeşin dördü de arsada hak talep ediyor."

"Yok daha neler ya!"

"Öyle Elif kardeşim... Bak hepsi biliyor ha o arsanın Aliye'ye ait olduğunu. Ama gene de hepsi hak talep ediyor."

"E ablasına danışmış demiştin?"

"Asıl kahpeliği o yapıyor zaten. Neymiş o arsa annelerininmiş, kanunen eşit dağıtılacakmış, hak varmış hukuk varmış falan..."

"Hiç adil değil..."

"Değil ama kanun belli. Kadıncağızın arsa satılıyor ve beşe bölünüyor. Bu arada bu bahsettiğim arsalar nerede biliyor musun?"

"İstanbul deme sakın!"

"Aynen öyle. Tabii o zamanlar İstanbul boş, arsalar çok ucuz. Zaten nasıl alacak kadıncağız, kazancı durumu belli. Şimdi kim bilir hangi alışveriş merkezini dikmişlerdir oraya..."

"Doları altını anladım da arsayı kimin vasıtasıyla almış ki Aliye hanım?"

"Onun dayısı emlak işleriyle uğraşıyormuş o zamanlar. O da hakkın rahmetine kavuşmuş. Belki o zamanlar hayatta olsa bir şeyler yapardı ama ölüm yarım bırakıyor bazı hikayeleri."

Ölüm yarım bırakıyor bazı hikayeleri. Bak bu lafını sevmiştim. Ama anlattıkları çok sinir bozucuydu. Kadıncağıza çok üzüldüm. Resmen ikimiz de adamın anlattıklarını hazmetmeye çalışıyorduk.

"Abi çok kötüymüş ya..."

"Daha bunlar ne ki Elif kardeşim? Yalnız az biraz müsade et bir turlayıp geleyim. Gece vakti köpekler falan üşüşüyor çok."

Hakikaten dışarıdan havlama sesleri geliyordu. Olan biteni gerçekten çok merak ediyordum. Fakat hem Mete'nin esnemeleri, hem de adamı sık boğaz etmek istemediğim için, "abi çok geç oldu. Eğer müsaitsen yarın uğrayalım biz" dedim.

"Sen bilirsin. Yarın öğle namazına tekabülen Hüseyin amcayla, Neriman teyzeyi defnedeceğiz. Sonra müsaitim."

"Onlar çoktan gömülmüştür diye düşünmüştüm ben."

"Normalde ölü çok bekletilmez. Aynı gün ya da ertesi gün gömülür. Fakat bu adli vaka biliyorsun. Otopsi motopsi mi yaptılar artık bilmiyorum. Bir de burası göç veren yer. Şehir dışından, yurt dışından gelenler oluyor. Ani ölüm... Zeynep de tek kaldı. Tek tek milleti arayacakta haber verecek uzun iş anlayacağın. Konu komşu yardımcı olmaya çalışıyor. Teyzesi var bunun o alakadar oluyor."

"Abi sen o iş için ne diyorsun ya? Kudret sevgilisi öldürmüştür falan demişti hatırlarsın. Var mıydı sevgilisi?"

"Kudret çok konuşur, çokta boş konuşur. Atıp tutuyor ama hiç demiyor ben bu kıza talip olmuştum diye."

Mete ile kaçıncı göz göze gelişimizdi sayamamıştım. Bu da beklenmedikti. Kıç kadar yer bizi sürekli şaşırtıyordu.

"Nasıl yani? Kaç yaş büyük adam talip mi oldu kıza?"

"Evet. Birkaç sene önce. Zeynep o zaman daha reşit bile değil düşün. 16 yaşında falan. Almış bu Celal'i, kızı istemeye gitmişler."

"Sonra abi?"

"Kıyamet koptu. Bir temiz dövdüler Kudret'i."

"Yoksa cinayetleri Kudret işlemiş olmasın" dedim göz ucuyla Mete'ye bakarak. Onun çok daha karmaşık bir teorisi vardı. Benim söylediğim şey ise onun hikayesine göre çok daha basitti.

"Yok yok imkansız. Kudret o yediği dayaktan sonra değil bir daha Zeynep'in adını anmak, kapılarının önünden bile geçmedi. Ta ki düne kadar işte. Öldü gitti insanlar bunun da çenesi açıldı."

"Anladım abi. O zaman yarın görüşürüz. Hatta cenazeye de katılırız. Sorun olmaz değil mi?"

"Yok olmaz. Ne sorun olacak? Ben şu itleri kovayım."

"Tamam kolay gelsin."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.