5. bölüm / 9
Dost SırrıTolerans
Bölümler 9Şu an: Tolerans
GÜNLÜK 3
Saatlerdir aynada kendim ile konuşuyorum. Bu siktiminin evinde kafayı yiyiyorum. Tom benim tek ümidimdi beni sevebilecek tek kişiyidi ama yapmadı.
Jemma yola çıkmış, silikleşmiş asfalt üzerinde yürüyordu. Freya arkasından seslenmemişti bile. Bazen Jemma, Freya ile neden bu aralar bu kadar yakın olduklarını anlayamıyordu. İki yıl önce yaşanan olaydan sonra araları doğal olarak açılmıştı; fakat Freya bir şekilde Jemma’ya bağlı kalmıştı ve Jemma da onu bırakamamıştı. Lena’nın yanında olduğu zamanlarda Freya onu arardı; Jemma kendini kötü hissedip aramaları reddeder, okulda onu görünce yüzünü çevirirdi. Freya onları yarı yolda bırakmıştı. Peki gerçekten bu suçların sebebi olan olay yaşanmış mıydı, yoksa Lilith’in dediği gibi bu bir iftira mıydı? Lilith mi yalan söylüyordu; Delila’yı sevmediği için Jemma’yı da kendi yalanlarıyla mı dolduruyordu?
Yaklaşık bir yıla yakın küslükten sonra Jemma, Freya ile görüşmeyi kabul etmişti. Arkadaşının evinin önündeki parka gitmiş, oturup sohbet etmişlerdi. Bu bir kavga veya tartışma değildi; Freya, Tom ile yatmadığını, sadece Tom’un onu öpmeye çalıştığını söylemişti. “yattıkları” ile ilgili tek kanıt Delila’nın kafasındaki bellekteydi. Freya kendini savundu; Jemma bunu Lena ile paylaşmasını söyledi ama Freya inatla tek kelime dahi etmedi. Yıl içinde çok az görüşür olmuşlardı; aynı okulda olmalarına rağmen artık konuşmazlardı. Lena freyayı görünce onu görmezden gelmek yerine gözlerinin içine bakıyordu. Freya bir taraftan bu durumdan mutlu gibi gözüküyordu. Jemma, freyanın tom yüzünden bu pis işlere karıştığını yeni öğrenmişti; öğrendiğinde büyük bir şok ve kırgınlık yaşadı. Zaten araları açık olan dostların arasına gizlenmiş bir sır daha eklenmişti.
Jemma yürümeye devam ettikçe gözleri doluyordu. Delila, psikopat bir manyağa dönüşmüştü; Freya pisliğin tekiydi ve Lilith delirmeye başlamıştı. Tam o sırada Jemma ona doğru gelen adamı fark etti; Adamın kolu ona çarptı ama ayrılmadı. Adam jemmanın kolunu sertçe tuttu, sol cebinden çıkardığı cüzdanı açtı. İçindeki polis kartı Jemma’nın korku dolu, sulu gözlerine yansıdı. Jemma’nın üzerinde başkasının kıyafeti ve tınaklarının arasına dolan çamurlar vardı. O anda elindeki boşluğun farkına vardı ve Tanrı’ya şükretti. Kanlı tişörtünü Delilanın evinin önündeki çöp konteynırına atmıştı; ama boynundaki çizikler hâlâ onunla birlikteydi.
“Merhaba küçük hanım, isminiz Jemma değil mi?” dedi adam. Jemma başını sallayarak adamın gözlerine baktı.
“Korkmanıza gerek yok, sanırım bir yanlış anlaşılma var. Bunun düzelmesi için karakola gelip ifade vermelisiniz. Lütfen, zorluk çıkarmadan arabaya binin.” Adam ellerini Jemma’dan çekmedi; hâlâ eli Jemmanın koluna sıkıca bağlıydı.
Jemma kısık bir sesle, “Ne yanlış anlaşılması peki?” diye sordu kapısı yarı açık olan sivil polis arabasına binerken.
Kumral ve dağınık saçlı polis, “Tom Barvy cinayeti,” dedi. Jemma mosmor kesildi. Onun bu cinayetle alakası mı vardı? Jemma başını eğip polis aracına oturdu, Suratsız polis kapıyı hızla kapattı ve ön koltuğa geçti. Direksiyondan kumral saçları geriye doğru savduluyordu; polis Jemma’ya bakıp ona bir göz gezdirdi. Sonra gaza basıp karakola doğru yola koyuldular.
---
“Abla, kes şunu!” Lilithin sesi evde yankılandı; ablası çok bilmiş bir tavırla kardeşine bağırıyordu. “Ölmek mi? Freya ile bir gün mü? bütün ömrünü riske atabilirsin!” Lena bembeyaz koltukta Fred ile yan yana oturuyordu. Fred, Lena’nın elini sıkıca tutup ona destek olmak ister gibi davranıyordu.
“Ablacım, bak, Freya Tom ile ilişkiye girdi. Sence ben o kadınla muhatap olur muyum?” Lilith, etrafında dönmeyi bir anda kesip kısık gözlerle ablasına bakmaya başlamıştı.
“Kendi ağzından söyledin, Tom’u hiç sevmedim diye. Şimdi mi aklına geldi, Delila uyanır da gelirse...” Lena ayağa kalktı ve elleri titreyerek Lilith’in karşısına geçti. “Kapa çeneni — olay Tom değil, olay Freya. Biz dosttuk; Tom beni fiziksel olarak aldattı evet ama beni ayakta uyutan Freya tamam mı" Lilith, ablasının sözleri bitince pat diye, “Tom da beni aldattı,” dedi; sesi incecik ve söylediklerine pişman gibi çıkmıştı.
Lilith dışarıya yöneldi ama ablası onu tuttu. “Ne dedin sen?” diye sordu; gözleri şüphe doluydu. Lilith ablasından uzaklaşmayı başardı " seni aldatan beni de aldatmış sayılır." Dedi ve evin kapısını açtıp dışarı çıktı; kapıyı çarpıp dışarıda, çitlerle çevrili süs bahçesine ulaştı havada garip bir kasvet hakimdi. Kapının yanında bulunan ahşap sandalyeye oturdu, cebinden bir sigara çıkarıp yaktı. Ablasının onu görmesini umursamıyordu; çünkü ablasının yanına çıkamayacak kadar korkak olduğunu biliyordu. Lena, kardeşinin arkasından bakakaldı. Evin içini loş sarı abajurlar aydınlatıyordu; kapalı kepenkler güneşin ışığını ve sıcağını engelliyordu. Fred, kapıya baka kalan kız arkadaşının yanına gidip iki eliyle Lena’nın yanağını kavradı. “Sıkıntı yok, ben seni biliyorum Lena. Açıklama yapmana gerek yok” dedi. Lena Fred’e sarıldı; gözyaşları mavi üstünü küçük damlacıklarla ıslattı. “Kız kardeşinin bile seni haklı görmemesi ne demek, bilemezsin,” dedi Fred, Lena’yı sarıp sarmalayarak. “Seni seviyorum, Lena.” Lena ses vermedi, sadece hafif hıçkırıkları duyuldu.
---
Jemma sorgu odasına girdi. Odada iki adet ahşap sandalye ve bir adet masa vardı. Polis memuru karşısındaki sandalyeye oturdu ve Jemma’ya da oturması için eliyle işaret etti. Sol tarafta camdan bir pencere vardı; filmlerde gördüğü gibi, bu arka taraf görünmeyen camın arkasında birilerinin onu dinlediğini biliyordu. Normal olarak bu durum onu germişti.
“Ben neden buradayım? Tom ile ilgili hiç bir şey bilmiyorum ki,” dedi Jemma.
Polis, elindeki dosyayı masaya bıraktı ve Jemma’ya baktı. “Ona biz karar vereceğiz hanımefendi,” dedi.
Polis: “İsminiz Jemma Pox. Finiton Sokağı 09 numarada oturuyorsunuz, kimlik numaranız ********* doğru mu?”
Jemma: “Evet.”
Polis: “Söylediğiniz her bir söz kayıt altına alınmaktadır. Sorgu sırasında kimsenin baskısı altında kalmadan, kendi iradenizle soruları cevaplayınız.”
Jemma: “Peki.”
Polis: “Olay günü, saat öğlen 16:00’da neredeydiniz?”
Jemma: “Wentai’ye geçmiştim. Arkadaşım bir haftalığına teyzesiyle birlikteydi; teyzesi Wentai’de yaşıyor. Ben de arkadaşımı görmek için gelmiştim.”
Polis: “Yani Tom ile aynı semtte bulundunuz, doğru mu?”
Jemma: “Evet, ama Tom’un evini bile bilmiyorum.”
Polis: “Size bilip bilmediğinizi sormadım. Arkadaşınız hangi evde kalıyordu, bir fikriniz var mı?”
Jemma: “Hayır, oraya bu zamana kadar neredeyse hiç gitmedim.”
Polis: “Hangi yollardan, hangi araçları kullanarak gittiniz peki?”
Jemma: “Kendi arabamla gittim. Bizim bir arkadaş grubumuz var ve hepimizin telefonlarında takip uygulaması vardır. Bu yüzden evine yakın bir konuma arabamı bırakıp yürüdüm. Sokaklar dardı ve yeni ehliyet almıştım; arabamın zarar görmesini istemedim.”
Polis: “Peki Tom’un evinin önünde ne işin vardı?”
Jemma: “Affedersiniz, ne?”
Polis: “Tom’un kız arkadaşı ile konuşmuşsunuz; sebebi ne? O kızı tanıyor muydunuz? Cinayeti onunla mı işlediniz?” (Bunları söylerken Jemma’nın önüne bulanık bir kamera kaydının fotokopisini koydu.)
Jemma: “Öncelikle ben cinayet işlemedim. Tom’u neredeyse tanımıyorum bile. O kadınsa benim eski bir dostum; hâlâ ara sıra nadiren görüşürüz ama aramız açık. Orasının Tom’un evi olduğunu bilmiyordum; ama arkadaşımın konumu yakınlarda gösteriyordu, belirsizdi. Delila’yı aramaya çalıştım ama hep meşguldü. Fotoğraftaki kadın, bir anda yanıma geldi ve sohbet ettik. Bu kamera kayıtlarında benim o eve girmediğim gözükür. Zaten Delila’yı bulamayıp geri döndüm.”
Polis: “O güne ait o bölgedeki kamera sayısı küçük bir semt olduğu için çok az. Yani senin eve girip girmediğini gösteren bir kayıt yok.”
Jemma: “Nasıl yani? O zaman beni nasıl buldunuz?”
Polis: “Bölgede yaşayan hiçbir ev sahibi apartmanlara kamera taktırmamış. Kameralar sadece bakkal ve fırınlarda var. Bana o gün o evde bulunmadığınıza dair kanıt sunabilir misiniz? O eve kimlerin girdiğini gördünüz mü?”
Jemma: “Anladım. O eve arkadaşımın girdiğini kendi gözlerimle gördüm ama o birini öldüremez; kandan vahşetten çok korkar. Benimse o gün eve girmediğim dair… kanıtım...... VAR. Dönerken benzin almak için benzinliğe uğradım; fiş duruyor, saat kaçta alındığı yazmalı, değil mi?”
Polis, Jemma’ya, “Araba senin üstünde mi kayıtlı nerde bulunuyor?” diye sordu. jemma arabanın lenada olduğunu söyledi, polis cebinden telsizi çıkarıp: “Jemma Pox, Finiton Sokağı 09 numara, kimliği ******** numaralı kişinin üzerine kayıtlı *** model aracı incelemeye alın. İçinde fiş bulmaya çalışın; eğer kayda değer bir şey görürseniz getirin. Araba 11 numaranın garajında bulunuyor.”
Bölüm etkileşimi
