Bölümler 12Şu an: Aptallaşmak
- 1 Gizem gecesi938 kelime
- 2 Fare suçu2.864 kelime
- 3 Yara2.760 kelime
- 4 Belirsizlik1.323 kelime
- 5 Tolerans1.389 kelime
- 6 Kabuk1.205 kelime
- 7 Aptallaşmak941 kelime · Okuduğun bölüm
- 8 Tek başına1.370 kelime
- 9 Yabancı1.390 kelime
- 10 Varsayım1.322 kelime
- 11 Randevu1.650 kelime
- 12 İstasyon1.370 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Lena arabanın kornasına hışımla bastı.
"Düttttttt!"
"Lena, kes şunu!"
"Dütttttt!"
"Lena!"
"Dütttttt!"
"Lena dedim!" Jemma ellerini Lena'nın inatla kornaya basan ellerine doladı ve geri çekti. Freya boş gözlerle eski dostuna bakıyordu. Neden gelip bir anda yola atlamıştı? Tesadüfe hiç benzemiyordu. Jemma arabanın camını açtı ve kafasını dışarıya uzattı: "Derdin ne Freya? Daha yeni konuştuk, ne var?"
Freya'nın gözleri hâlâ Lena'ya kilitliyken "Yeni değil, 2 saat oldu bile kuşum," dedi. Nihayet ölüm saçan gözlerini Jemma'ya doğrultabilmişti. Kirpikleri gözlerine ağırlık yapıyor olmalıydı; onları taşımak kesinlikle acı vericiydi. "Yardımına ihtiyacım var Jemma," dedi fakat istediği sonucu alacağını sanmıyordu.
"Sana yardım edemem Freya, çekil yoldan!" dedi ve kafasını içeri alıp camı kapatmak için otomatik siyah tuşa basılı tuttu.
Freya, Lena'ya alev saçan gözlerini doğrulttu: "Jemma'nın aklına mı girdin sen? O bana her zaman yardım eder!" diyerek kaputa vurdu. Ardından bir daha, "Cevap ver Lena, kaçma!" dedi. Lena cevap olarak susmayı tercih etti.
"Dütttttt!"
Ve tekrar:
"Dütttttt!"
Bu sefer Freya yoldan çekildi. Direksiyonun ve Lena'nın olduğu tarafa doğru yürüyen Freya, "O aptal eski sevgilini ben öldürmedim! Tek kalan dostumu bencil düşüncelerin ile zehirleme!" dedi. Cama tükürür gibi konuşuyordu. Hava fazla mı sıcaktı? Camları açsalar iyi olurdu çünkü Lena kıpkırmızı olmaya başlamıştı. Ama sanırım nedeni sıcak değildi, öfkeydi. Lena, "Canın cehenneme!" dedi ve gaza bastı.
Freya arkalarından tekrar arabaya vurdu ve olduğu yerde sol ayağını zemine çarptı; tekrar ve tekrar... Jemma elleriyle koltuğu kavrayıp arkasını döndü. Freya'nın sinirli çığlıklarını işitebiliyordu. Freya kısa gri şortunun cebinden telefonunu çıkarıp kulağına götürdü. Ağzından "Alo!" dediği okunuyordu.
Lena, "Bu kızdan nefret ediyorum," dedi. Gözlerinden yaşlar süzülüyordu. "İftira atma konusunda Delila'dan daha iyi, ha Jem?"
Jemma dostunun akan yaşlarına baktı. Güneş ışığı arabaya vuruyor ve Lena'nın gözünden akan yaşları parlatıyordu. "Arabayı kenara çekmek ister misin?"
Lena başını iki yana salladı ve elinin tersi ile akan yaşlarını silip burnunu çekti. "Hayır," demekle yetindi.
"Özür dilerim." Bunu diyen Jemma'ydı. Lena gerçekten bir özrü hak ediyordu. "Onunla görüşmeye devam ettiğim için üzgünüm ama beni anla; onu Delila'dan önce de tanıyordum. Tamam, deli deli hareketleri var ama asla sana bunu yapmaz. Delila o gün fazla şüpheliydi, ona güvenemedim."
Lena burnunu bir kez daha çekti: "Peki ya sonra? 2 yıl boyunca Tom'laydı Jem."
Jemma bir dirseğini arabanın camına yasladı ve gözlerini kapattı. "Biliyorum ama 2 yılda toplasan 2 kez görüştük. Ama dünden beri peşimden düşmüyor."
Lena sonunda evine gelmişti. Arabayı garaja sokarken Jemma susmuştu; kendini savunamazdı çünkü Lena haklıydı, görüşmemesi gerekirdi. Lena dikiz aynasını kontrol ederek bu sefer güzel bir park yaptı. Kesin ehliyet sınavında da böyle park yapmıştı; eğer karakoldaki gibi park yadsaydı şu an bu arabayı kullanıyor olamazdı.
Lena kapısını açıp arabadan indi ve uzaktan kumanda ile garajın sürgülü kapısını kapattı. Jemma hemen ardından onunla beraber garajdan eve bağlanan kapıyı araladı. 3 basamaklı merdivenden çıktılar ve evlerinin salonuna geldiler.
"Sana kırgınım ve sinirliyim Jem, ama kahveye ne der..."
Jemma, Lena'nın baktığı yere doğru baktı. Delila, Fred'in omzuna başını koyup uyuyakalmıştı. Fred ise Lena'ya doğrulttuğu keskin yeşil gözlerini panikle kapatıp açıyordu. Lena salona, onların tam önüne geldi. "Öhm!" diye bağırdı. Sesi alçak olduğu için tekrarlaması gerekti: "ÖHM!"
Delila uyanıp kafasını kaldırdı: "Ne... Ah... Selam..." demesiyle Fred'in kalkıp kız arkadaşının yanına koşması bir oldu.
"Hayatım, ben onu uyandırmak istemedim," dedi ama Lena elini kaldırıp ona durmasını işaret etti. Ama Fred'e değil, Delila'ya bakıyordu.
"ÇIKIN EVİMDEN!"
Fred araya girdi: "Hayatım, ben..."
"ÇIKIN!!!"
Bu lafını da tekrarladı. Ah! Gerçekten illa duyulması için her şeyi iki kere mi söylemeliydi? Jemma, Lena'nın arkasında dikilmiş, sağ eli ile kapıyı gösteren bedenine bakıyordu. Zaten sinirliydi, artık siniri iyice katlanmıştı.
Fred kalakaldı. Jemma onu kolundan tutup hafifçe sarstı ve kapıya götürdü. Delila koca kıçını anca bembeyaz koltuktan kaldırmış, arkalarından geliyordu. "Abla?" diye seslenen Lilith'i görmezden gelen Lena kapıyı çarptı ve dostların arasına ahşap kapı girdi.
Kapının dışında kalan Jemma; Fred ve Delila'ya dönüp, "SİZ KAFAYI FALAN MI YEDİNİZ!" diyerek kükredi. Delila'nın hiçbir şeyi umursamayan yüzü ile karşılaşınca iyice delirdi ve Delila'nın yakasına yapıştı: "Sen bu kızın yarasını mı deşmek istiyorsun?"
Delila, bu sabah öldürmeye kalktığı arkadaşının sıkı ellerini kavrayıp geri ittirdi: "Abartma Jem, her zamanki gibi kafada kuruyorsun."
Jemma elini yumruk yapıp dişlerinin arasında ezdi. "Tom olayını tekrarlamak istiyorsun sanırım, he Delila?"
Fred saçlarını karıştırıp duruyordu. Gözlerini ezilmiş çimlerden kaldırıp Jemma'ya, ardından da Delila'ya dikti: "Tom şu ölen çocuk mu?"
Delila, "Evet. Şu an ne alaka Jem?"
Jemma, Delila'ya yaklaştı: "Sen ne alaka olduğunu gayet iyi biliyorsun, o yüzden kapa çeneni!"
Fred arkasını dönüp gitmeye yeltenen Jemma'nın kolunu tuttu: "O ne demek? Bunun ölen çocukla ne ilgisi var?" dedi.
Jemma ona değil, Delila'ya bakıyordu. "Sakın bunu Delila'ya sorma. O yalancı kaltak olayı farklı anlatır. Lena doğru bir zamanda sana söyler Fred. Delila'dan uzak dur," dedi. Bunu o kadar kısık sesle söylemişti ki kuşların cıvıltısından zor duyuluyordu. Umarım Fred cümlenin tümünü anlayabilmiştir.
Fred ellerini gevşetip Jemma'nın gidişini izledi. Çok geçmeden Delila'ya döndü.
"Hey Fred, arabanla beni bıraksana. Evim buraya uzak kalıyor. Beni yormak istemezsin, değil mi?"
Fred tekrar saçlarını kaşıdı ve oflayarak kızın karşısına dikildi: "İlk olarak seni bırakamam çünkü anahtarlar, az önce omzumda uyuduğun için beni evden atan kız arkadaşımda. İkinci olarak; şu Tom kim ve benim karımla ne alakası var?"
Delila kahkaha attı: "Karın mı? Sevgili olalı 1 yıl bile olmadı."
Fred'in yanakları hafif kızardı ama bozuntuya vermedi: "Tom kim?" diye sordu yine.
"Tom, senin karının onu yakın arkadaşı ile aldatan sevgilisi." Delila soğuk bir tonla cevap verdi.
Fred'in gözleri büyüdü ve "Kim? Hangi yakın arkadaşı?" dedi. Bunu kekeleyerek söylemişti. Hayatının aşkının canını bu derece nasıl yakabilirlerdi? Bu haksızlıktı.
"Freya," dedi Delila. Bu ismi o kadar iğrenerek söylemişti ki bir an kusacağını sanan Fred gerilmişti.
"Freya... Freya... Ben onu tanıyorum, okulda aynı kulüpteydik."
Delila yaslandığı kiremit rengi duvardan çekilerek Fred'e doğru yürüdü: "İyi, ne güzel. Lena seni ararsa bana ulaş," diyerek çekip gitti.
Bölüm etkileşimi
