1. bölüm / 9
Dost SırrıGizem gecesi
Bölümler 9Şu an: Gizem gecesi
Arkadaşının sırlarını saklar mıydın?
Öğlenin yaz güneşi, Jemma'nın odasını aydınlatıyordu. Telefonun alarmı, buluşma için çalmaya başlamıştı. Her 2 hafta da bir grup buluşması için 20:00'de filmler seçilir, yemekler yenir ve muhabbet edilirdi.
Ama bugün… içini kemiren o huzursuzluk hissi farklıydı.
Alarmı susturmak için telefona uzandı.
Ses çok yüksek değildi ama nedensizce sinirini bozuyordu... üzerini değiştirdi ve hafif bir makyaj yapıp evin kapısını araladı.Havanın ılık yaz rüzgarı üzerine vuruyordu; dalgalı saçları rüzgarın esintisinde serbest kalıyordu. Üzerindeki beyaz tişört ve mini siyah şortuyla aynı sitede oturan lena'nın evine doğru yürümeye başladı. Lena’nın evine ulaşması uzun sürmedi.
Kapı açıktı.
Jemma duraksadı.
Kaşları hafifçe çatıldı ama yine de içeri girdi. Klima soğuğu yüzüne vurdu.
Lena mutfakta duruyordu. Onu görür görmez gülümsedi.
“Hoş geldin, Jemma.”
Saçları her zamanki gibi dümdüz, kusursuzdu. Gülümsemesi fazla rahattı.
Jemma gözlerini kapıya kaydırdı. “Hoş buldum da… kapı neden açık?”
Sorusu havada asılı kalmıştı ki... Delila'nın oturduğu inci beyazı koltuktan cevap vermesi bir oldu. Gerçi cevap vermeye pek niyeti yoktu. Jemma ile arasındaki kopukluklar, dostça sohpeti engelliyordu.
Delila:" Aa... unutmuşum, dalgınlık işte. Okul falan bilirsin," dedi
O kadar umursamaz söylemişti ki Jemma'nın suratından yalandan bir tebessümden başka bir duygu oluşturmamıştı. Son zamanlarda farklı kutuplarda olan bir mıknatıs gibiydiler ikiside bir birlerine tahammül edemiyorlardı.
Jemma, merdivenden inen bir çift ayak sesi ile irkildi
"JEMMAA!! "
Lilith'in sesini tanımıştı. Merdivenden inerken üzerinde pembe bornozu, ıslak turuncu saçları onu çekici hâle getiriyordu. Merdivenden son adımı attığında kollarını açarak Jemma'ya koşmaya başladı. Islak ayakları, yerde gıcırdayan rahatsız edici bir ses ortaya çıkarıyordu.
Delila'nın gözlerini üzerinde hissediyorlardı; Soğuk,Sabit, İzleyen. Lilith ve Delila'nın arasının iyi olmadığı, ortadaki enerjileriniden belli oluyordu. Birbirinden nefret eden iki insan gibi davranıyorlardı; sanki hiç arkadaş değillermiş gibi... Bir şey saklıyorlar gibi.
"Jemma, seni ne kadar özlediğimi kelimelerle açıklayamam, " Lilith'in güler yüzü, ablasını andırıyordu.
Ama jemma'nın zihni, Lilith'in içinde bir şeylerin yolunda olmadığına dair bir hisle kaplandı.
"ben de..." demekle yetindi Jemma, arkadaşını soru yağmuruna tutmak istememişti.
Lena'nın sesi ile aklındaki düşünceler kayboldu
"sen benim arkadaşımsın, Lilith'in değil " dedi, şaka olduğunu belli etmek için fazla alaycı bir ses tonuyla
"Abla, o benim de arkadaşım senden çalmıyorum," Lilith, ablası ile oldukça iyidi. tabi yakın zamana kadar... Jemma, Lena'ya sormasına rağmen ikisinin ağzından da en ufak bir şey çıkmıyordu. İkisi de:
"aramızda gerginlik yok,sana öyle gelmiş," diye geçiştiriyorlardı
Lilith, Jemma'nın kulağına yaklaştı. Jemma arkadaşının soğuk nefesini kulağında hissetti:
"sana bir şey söylemem lazım, Delila uyuzu ile ilgili,"
Jemma, yüzünü buruşturup biraz geri çekilde ve Lilith'e baktı:
" tamam, üst kat uygun mu? "
Lilith cevap vermeden jemmanın kolunu tuttu soğuk duşun suyu hâlâ etkisini koruyordu teni soğuktu. Üst kata çıktıklarında Lilith’in yüzündeki ifade değişmişti. Gerginlik, yerini karanlık bir ciddiyete bırakmıştı.
Jemma’yla paylaşmaktan başka şansı yoktu. Eğer birine söylerse, bu sorun çözülürdü. Söyleyebileceği en güvenilir kişi Jemma’ydı. Özeldi onun için. Anneleri babsını terk ettiğinde, yanında sadece Jemma vardı. Sadece o ve Jemma...
Lilith, alçak bir ses tonuyla yaklaştı:
"Delila’yla ilgili bir şey fark ettim… ama önce şunu söyle.”
Jemma sessizce ona baktı.
“Sence de… son zamanlarda fazla rahat değil mi?”
Duraksadı.
“Yani… o normalde böyle davranmazdı.”
Jemma başını yavaşça salladı. “Farkındayım. Ama… hiç bu kadar mutlu da olmamıştı.”
Kendi söylediklerine kendisi bile inanmıyordu.Lilith devam etti. Sesi daha da alçaldı: “O gün… sen gelmemiştin. Fred’in olduğu gün. Delila’nın çantasından kıyafet alıyordum.”
Durdu.
“Çantanın içinden haplar düştü. Çoğu boştu.”
Jemma’nın kalbi hızlandı.
Lilith’in gözleri karardı.
“Sonra odasında aradım. Her yeri. Ve… çöpte buldum.”
Yutkundu.
“Hepsini atmıştı. Hiçbirini içmemiş.”
Sessizlik.
Ağır.
Boğucu.
Lilith bir adım yaklaştı. “Eğer kendini kaybederse… ilk zarar vereceği kişi ablam olur.”
Gözleri doldu.
“…ve buna izin vermem.”
Jemma nefesini tuttu.
Lilith’in sesi fısıltıya dönüştü: “Ona bir şey yaparsa…”
“…onu öldürürüm.”
Jemma cevap veremedi.
Sadece: “Her şey düzelecek,” diyebildi.
Ama ikisi de bunun yalan olduğunu biliyordu. Jemma arkasını dönüp yürümeye koyuldu.Aşağı inerlerken Lilith arkasından seslendi: “Ona dikkat et!”
Ama jemma'nın aklı zaten yeterince doluydu.
"Siz kaç saattir bu kadar önemli ne konuşuyorsunuz be!"
Lena, merdivenden inen Jemma’ya söyleniyordu.
"Hiç... yeni aldıkları şeyleri gösterdi falan. Klasik, Lilith işte."
Jemma, ağzından hiçbir şey kaçırmamaya özen gösterdi, kız kardeşler arasındaki gerilimin farkındaydı büyük ihtimal sebebi Delilaydı.
Lena, mutfakta tezgâhın üzerindeki tepsiyi alıp salondaki geniş sehpaya götürüyordu.
"Hey hadi film seçin! Korku mu, komedi mi, gerilim mi?.."
Delila’nın sesi yarıda kesildi,
"Gerilim!" diye hep bir ağızdan bağırdılar.
Delila, filmler arasında uzun uzun gezinip sonunda “izle” tuşuna bastı.
Gizem gecesi başlamıştı.
"Jemma, ışığı kapat!"
Jemma, gülümseyip göz devirerek yerinden kalktı, her zamanki gibi yine lambaya en yakın o oturuyordu.
"Işığa yakın oturmaktan nefret ediyorum. Bundan sonra orta koltuk benimdir!"
Klasik arkadaş şakaları, film gecesine renk katıyordu. Filmin bitene kadar neredeyse hiç sohbet etmediler.
Lilith, cam kenarındaki iki beyaz tekli koltuğa doğru yürüdü. Ablasına selam vermek niyetiyle başına hafifçe dokundu.
Lena, filme o kadar kaptırılmıştı ki, kardeşinin dokunuşuyla çığlık attı. Lilith ise şakacı bir tavırla;
"Her şeye bu kadar çabuk adapte olma, abla!"
Bununla birlikte hepsi birden kahkahaya boğuldu. Lena korkunca çok komik görünüyordu.
Kahkaha tufanını, Jemma’nın telefonunun tiz sesi böldü.
"Kim o, gecenin ikisinde?"
Delila, merakla Jemma’ya ve çalan telefona baktı. Jemma telefonunu beyaz mermer sehpağın üzerinden aldı ve telefon ekranındaki yazdıyı okudu arayan Freyaydı.
"Alo, Freya?"
Jemma telefonu kulağına götürdü. Freya eskiden bu dostça ortamda bulunurdu fakat lenanın sevgilisi ile yattığı ortaya çıkınca bu dostane ortam savaş alanına dönmüştü, jemma çok sevdiği iki dostunun bir birine savurduğu çirkin sözleri duymak zorunda kalmıştı.
Delila, kısık bir sesle ortaya atıldı:
"Hâlâ bu şerefsizle mi konuşuyor?"
Jemma’nın telefonundan sadece uğultular duyuluyordu.
"Gece saat iki, farkındasın değil mi? Önemli bir şey mi oldu?"
Freya’nın sesi endişeliydi:
"Aslında pek umurumda olmayan biri ama... benimki, yani Tom... ee… evinde ölü bulunmuş."
Jemma’nın gözleri yerinden fırlayacakmış gibi açıldı.
Sadece,
"Ne? Ne zaman? Neden?"
diyebildi.
Freya bilmediğini söyledi.
Polislerin sorgu için gelip gelmeyeceğini bilmiyordu
Bölüm etkileşimi
