Bölümler 12Şu an: Kabuk
- 1 Gizem gecesi938 kelime
- 2 Fare suçu2.864 kelime
- 3 Yara2.760 kelime
- 4 Belirsizlik1.323 kelime
- 5 Tolerans1.389 kelime
- 6 Kabuk1.205 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 Aptallaşmak941 kelime
- 8 Tek başına1.370 kelime
- 9 Yabancı1.390 kelime
- 10 Varsayım1.322 kelime
- 11 Randevu1.650 kelime
- 12 İstasyon1.370 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"Ablan nerede?"
Delila ayık bir şekilde arkadaşının kapısının önüne gelmişti. Lilith elindeki sigaradan bir duman çekti ve ağzındaki pis dumanı gökyüzünün güzelliğine saldı:
"Sana ne ablamın nerede olduğundan?"
Delila paniklemiş gibi duruyordu. Üzerinde alkol damlalarının lekeleriyle dolu yeşil gömleğini çıkarmadan gelmişti, delicesine gözlerini kaçırıyordu.
"O iyi mi? Yani ablan..."
Lilith yarısı kalmış sigarayı parmağıyla bahçenin dışına fırlattı, ellerinden güç alarak bedenini itti:
"Ablam iyi de, ne oldu? Paniklemişsin. Gecenin köründe kendi kafana göre evden ayrılıyorsun; eee, sabah da kan izlerini görünce panikledin tabii."
Delila, kan lekeleri denince gözlerini kaçırmaktansa ona yaklaşmayı tercih etti. Lilith'in gözlerinin içine kilitlendi:
"Sen yaptın, değil mi!"
Lilith, bu hayatta en nefret ettiği insanın bir adım uzağında duruyordu:
"Ben mi? Ha! Ben yapmışım! Kendinin ne durumda olduğunu görmüyorsun, sonra gelip bana mı suç atıyorsun!" Lilith, Delila'yı elleriyle itti. "Kendini kontrol edemiyorsun işte. Uzak dur benden de ablamdan da!"
Delila tam Lilith'in üzerine atılacakken gelen siren sesleri ve mavi-kırmızı ışıklarla irkildi, adımlarını geri çekti:
"Bu ne şimdi, beni şikâyet mi ettiniz?"
Lilith boğazını ovalayarak, "Kimse seni şikâyet etmedi, en azından şimdilik," diyerek dış kapının önüne arabasını koyan polis memurunun yanına yürüdü.
Polis memuru, "Jemma Fox arabası adına arama kararı var, zorluk çıkarmayın," dedi.
Lilith cevap veremeden polis kapıyı açıp bahçeden içeri girdi. Havadaki güneş gitgide sıcaklığını serin esintilere bırakmıştı ya da Lilith o kadar kötü hissetti ki yazın ılık saatleri ona buzdan bir cehennem edası vermişti:
"Bakın, bir saniye bekleyin! Neler oluyor? Neden Jemma'nın arabasını arıyorsunuz?"
Polis, Lilith'i dinlemeden birkaç ekip arkadaşı ile arabanın yanına gitti:
"Küçük hanım, bu sizi ilgilendirmez."
Polis umursamazdı. Kapıyı açtılar, arabanın her yerini didik didik edene kadar aramaya başladılar.
"Ne demek beni ilgilendirmez? O kız kardeşim gibidir!"
Lilith'in bağırış sesleri, içeride bulunan ablasının ve ablasının erkek arkadaşının durumdan haberdar olmasına vesile oldu. Kapı açılınca güneşin ışığı salonun karanlığını aydınlattı.
"Lena!" Delila ona koşarak sarıldı, bütün bedenini sardı. Ama Lena'nın odaklandığı tek şey Jemma'nın arabası ve yanında duran kardeşiydi. Lena kolları ile Delila'ya yalandan bir sarılma verdi ve ona hiçbir şey demeden koşarak kardeşinin yanına gitti.
Fred ve Delila evin kapısının eşiğinde kalakalmışlardı. Fred kollarını kendine dolamış, sırtını kapıya yaslamış, kız arkadaşının koşarak kardeşine gitmesini izliyordu. Delila kendini yine görünmez gibi hissediyordu. Arkasında duran Fred'e bakıp gülümsedi.
"Lilith!"
Kardeşi, ablasının sesinin yaklaşmakta olan kaynağına baktı:
"Neler oluyor, neden bu kadar polis var?"
Lilith, ablasının kollarının arasına girdi:
"Bilmiyorum," demekle yetindi.
"Fiş bulundu, yanında kanlı bir peçete var." Polis elinde tuttuğu siyah telsize seslendi. Telsizin cızıltı sesleri rahatsız ediciydi.
"Kanlı peçete derken?" Lilith, ablasının açık kahve gözlerine baktı:
"Sabah kullandığım peçete olmalı... Nereden bileyim polisin gelip Jemma'nın arabasında arama başlatacağını? O an çöpe atmak için fazla kafam karışıktı."
Lena'nın kaşları çatıldı, gözleri acı ile kırıldı.
Polis memurlarının yarım saate yakın incelemesinden sonra nihayet kendi arabalarına dönmek için yürümeye başlamışlardı. Lilith ve Lena soğuk kaldırımın üzerinde oturmuş, aptal aptal etrafa göz gezdiriyorlardı. İkisi de içeri girmek istememişti çünkü orada Delila vardı. Bir an Lena, "Acaba kardeşimi gerçekten dinlemeli miyim?" diye düşündü. Lilith bu sabah ona geceyi Freya'da geçirmeyi teklif etmişti. Sonuçta şu an en güvende olduğu kişi Freya'ydı. Delila kendini kaybedip Freya'nın evine gidecek hâli yoktu ya; ya Lena'ya gelirdi ya da Jemma'ya...
Lena, "Ben arkalarından gideceğim," dedi ve eve girip sol tarafta bulunan askılıktan Fred'in arabasının anahtarını aldı. Otoparktan arabayı çıkarıp polisin peşine takıldı.
Lilith ablasının gidişini izledi. Yüzünde hiçbir ifade yoktu, suratı duygudan mahrumdu. Arkasını dönüp bu aptal evin kapısını açtı. Ev hâlâ karanlıktı. Bu sıcak günde buz gibi ve karanlık salonda Delila, ağlayarak Fred'e sarılmıştı.
Lilith sadece, "Bu sefer iftirayı bana mı atacaksın?" deyip yüzünü bile çevirmeden merdivenlerden üst kata çıktı. Ayak sesleri art arda dökülen mermiler gibiydi. Hiddeti gün geçtikçe artan bu öfke iyi değildi.
Fred yüzünü Delila'ya çevirdi ama tek görebildiği Delila'nın kıvırcık saç telleriydi:
"Lilith ne demek istedi?"
Delila omzunu "Bilmiyorum," anlamında salladı ama anlamını gayet iyi biliyordu.
Lena polisleri takip edip karakola kadar gelmişti. Arabasını stop edip arabadan hışımla indi, kapıyı çarptı. Arabayı öyle bodoslama park etmişti ki ona bu beceri ile ehliyet vermeleri garip kaçıyordu. Lena karakolun kapısına kadar yürüdi. Akıllı sensörler otomatik kapıyı açtı. Tam içeriye girecekken...
"Lena?" diye tanıdık bir ses duydu.
"Jem!"
Jemma dostuna sıkıca sarılmış, onu kendine bastırmıştı. Saçları yumuşacık ve mis gibi kokuyordu.
"Neden buradasın, neden haber vermedin?"
Lena kendini Jemma'dan hafifçe uzaklaştırdı, gözlerinde korku ve endişe vardı.
Jemma, "Beni alelacele götürdüler, yazmaya vaktim olmadı. Bak, hemen aşırı tepki verme; olanları anlatacağım ama burada değil, uzaklaşalım," dedi.
Lena olur anlamında başını salladı. Jemma kolunu Lena'nın koluna doladı ve yavaş yavaş arabaya yürümeye başladılar. Koyu mavi arabanın gıcırtılı kapısını aralayıp koltuğa yerleştiler. Lena gaza basıp arabayı sürmeye koyuldu. Karakoldan uzaklaştıktan sonra Jemma:
"Tom... Onun cinayet davasıyla ilgili," dedi.
Lena, Jemma'ya bakıp arabayı ani bir frenle durdurdu. Tekerlekler eski asfaltta kulak tırmalayıcı bir ses çıkarmıştı:
"Ne!" dedi.
Sadece soru sormadı, çünkü hangisine şaşırması gerektiğini bilmiyordu. Tom'un bir cinayete kurban gittiğine mi şaşırmalıydı, yoksa bu cinayetin şüphelileri arasında kan kardeşinin olmasına mı?
"Ani tepki verme bana, bu cinayetle alakam yok!"
Lena emniyet kemerini açıp bedenini Jemma'ya döndürdü:
"Alakan olmadığını biliyorum, olamaz zaten! Ama neden sorguya alındın Jem? Cinayet berbat bir suç!"
Jemma başını sallayıp, "Önce şu arabayı sürmeye devam eder misin?" diye sordu yoldan işaretparmağı ile göstererek. Ama Lena sadece Jemma'nın gözlerine bakıyordu; bir an önce sorusuna cevap istiyordu.
"Tamam tamam, Freya yüzünden!"
Lena'nın gözleri tekrar sonuna kadar açıldı ve minik ellerini kendi başına vurdu:
"Neden ya, neden onun yüzünden girdiğimiz hâllere bak!"
Jemma, "Tamam, özür dilerim ama o gün onunla şans eseri karşılaştık, planlı değildi. Wentai’ye Delila'yı aramak için gitmiştim, biliyorsun. Ama konum sabit bir lokasyon vermedi," dedi.
Lena olumlu anlamda başını salladı:
"Sana 'Beraber gidelim,' demiştim," dedi, ardından devam etti: "Freya'yı gördün ve ne oldu? Konuştunuz mu? Öldüğü eve mi girdiniz, ne oldu söyle?"
Jemma iki elini "Yavaş," der gibi aşağı yukarı salladı:
"Onu bir evin kapısında gördüm ve konuştum."
Lena kafasını cama doğru çevirdi ve iç çekti. Jemma devam etti:
"Bak, bilmiyordum tamam mı Tom'un o apartmanda yaşadığını!"
Lena sesini yükseltti fakat o kadar ince bir desibeli vardı ki yüksek sesi bile incecik çıkıyordu:
"Ama Freya biliyordu! Ve sen de Freya'nın 2 yıl önce Tom'la yattığını biliyordun. Ve komik olan ne biliyor musun? Benim kan kardeşim, en güvendiğim dostum hâlâ benim erkek arkadaşımla yatan o kızla konuşuyor ve onun yüzünden karakolluk oluyor!" Lena, Jemma'ya döndü, bir ayağını diğer ayağının altına aldı: "Delila bile onunla konuşmuyor Jem!"
Jemma yolu seyrederken o sürtüğün ismini duyunca Lena'ya döndü:
"Bana sakın Delila'yı savunma! İkinci kez beni öldürmeye çalıştı o kaltak!"
Lena gözlerini fazla kapayıp açıyordu, gerilmişti:
"O hasta..."
"O zaman akıl hastanesine yatıp tedavi olsun! Benim bugün sorgulanmamın sebebi Freya değil, tam anlamıyla Delila!"
Lena arabanın gazını kökleyip hızlı bir kalkış yaptı:
"Benim de aylarca ağlamama sebep olan kişi Freya!"
Jemma gözlerini devirerek:
"Bak, Delila'ya 2 yıl boyu inandık ama hiç kardeşini dinlemeyi düşündün mü? Ya gerçekten iftiraysa? O gün neden bizimle gelmek istemedi ya da o saatte neden evde değil de dışarıdaydı? Delila bunu hiçbir zaman açıklamadı."
Lena gaza basmaya devam ederek:
"O an iftira olsa bile bunu devam ettiren Freya'ydı!"
Jemma konuşmaya devam edecekti fakat Lena'nın bir anlık freni ile "Ama..." sözü yarıda kesildi. Ellerini camdan uçmamak için kullandı:
"Sen ne yapıyorsun? Camdan çıkacaktık! Ne... Ne oldu Lena?"
Lena sinirli ama bir o kadar da ürkek gözlerle ön camdan arabanın kaputuna ellerini yaslamış sarışın kıza bakıyordu:
"Freya... Sen ne..."
Bölüm etkileşimi
