Dost Sırrı kitap kapağı

6. bölüm / 9

Dost Sırrı

Kabuk

Vaveyla Yazarı: Gaye Çetin

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 9Şu an: Kabuk

"Ablan nerede?"
Delilah, ayık bir şekilde arkadaşının kapısının önüne gelmişti. Lilith elindeki sigaradan bir duman çekti ve ağzındaki pis dumanı gökyüzünün güzelliğine saldı:
"Sana ne ablamın nerede olduğundan?"
Delilah paniklemiş gibi duruyordu. Üzerinde alkol damlalarının lekeleriyle dolu yeşil gömleğini çıkarmadan gelmiş, delicesine gözlerini kaçırıyordu.
"O iyi mi? Yani ablan..."
Lilith yarısı kalmış sigarayı parmağıyla bahçenin dışına fırlattı. Ellerinden güç alarak bedenini itti. "Ablam iyi de, ne oldu? Paniklemişsin. Gecenin köründe kendi kafana göre evden ayrılıyorsun; e, sabah da kan izlerini görünce panikledin tabii."
Delilah kan lekeleri denince gözlerini kaçırmaktansa ona yaklaşmayı tercih etti. Lilith'in gözlerinin içine kilitlendi: "Sen yaptın, değil mi!"
Lilith bu hayattaki en nefret ettiği insanın bir adım uzağında duruyordu.
"Ben mi? Ha! Ben yapmışım! Kendinin ne durumda olduğunu görmüyorsun ve sonra gelip bana mı suç atıyorsun?" Lilith, Delilah'yı elleriyle itti. "Kendini kontrol edemiyorsun işte. Uzak dur benden de ablamdan da!"
Delilah tam Lilith'in üzerine atılacakken gelen siren sesleri ve mavi-kırmızı ışıklarla irkildi ve adımlarını geri çekti. "Bu ne şimdi? Beni şikayet mi ettiniz?"
Lilith boğazını ovalayarak, "Kimse seni şikayet etmedi, en azından şimdilik," diyerek dış kapının önüne arabasını koyan polis memurunun yanına yürüdü.
"Jemma Pox'un arabası adına arama kararı var, zorluk çıkarmayın."
Lilith cevap veremeden polis kapıyı açıp bahçeden içeri girdi. Havadaki güneş gittikçe sıcaklığını serin esintilere bırakmıştı; ya da Lilith o kadar kötü hissetti ki yazın ılık saatleri ona buzdan bir cehennem edası vermişti.
"Bakın, bir saniye bekleyin, neler oluyor? Neden Jemma'nın arabasını arıyorsunuz?"
Polis, Lilith'i dinlemeden birkaç ekip arkadaşı ile arabanın yanına gitti. "Küçük hanım, bu sizi ilgilendirmez."
Polis umursamazdı. Kapıyı açtılar, arabanın her yerini didik didik edene kadar aramaya başladılar.
"Ne demek beni ilgilendirmez? O kız kardeşim gibidir!"
Lilith'in bağırış sesleri, içeride bulunan ablasının ve ablasının erkek arkadaşının durumdan haberdar olmasına vesile oldu. Kapı açılınca güneşin ışığı salonun karanlığını aydınlattı.
"Lena!" Delilah ona koşarak sarıldı, bütün bedenini sardı. Ama Lena'nın odaklandığı tek şey Jemma'nın arabası ve yanında duran kardeşiydi. Lena kollarıyla Delilah'ya yalandan bir sarılma verdi ve ona hiçbir şey demeden koşarak kardeşinin yanına gitti. Fred ve Delilah evin kapısının eşiğinde kalakalmışlardı. Fred kollarını kendine dolamış, sırtını kapıya yaslamış, kız arkadaşının koşarak kardeşine gitmesini izliyordu. Delilah kendini yine görünmez gibi hissediyordu. Arkasında duran Fred'e bakıp gülümsedi.
"Lilith!" Kardeşi, ablasının sesinin yaklaşmakta olan kaynağına baktı.
"Neler oluyor? Neden bu kadar polis var?"
Lilith ablasının kollarının arasına girdi. "Bilmiyorum," demekle yetindi.
"Fiş bulundu, yanında kanlı bir peçete var." Polis elinde tuttuğu siyah telsize seslendi. Telsizin cızırtı sesleri rahatsız ediciydi.
"Kanlı peçete derken?" Lilith ablasının açık kahve gözlerine baktı. "Sabah kullandığım peçete olmalı. Nereden bileyim polisin gelip Jemma'nın arabasında arama başlatacağını? O an çöpe atmak için fazla kafam karışıktı."
Lena'nın kaşları çatıldı, gözleri acı ile kırıldı. Polis memurlarının yarım saate yakın incelemesinden sonra nihayet kendi arabalarına dönmek için yürümeye başlamışlardı. Lilith ve Lena soğuk kaldırımın üzerinde oturmuş, aptal aptal etrafa göz gezdiriyorlardı. İkisi de içeri girmek istememişti çünkü orada Delilah vardı. Bir an Lena, "Acaba kardeşimi gerçekten dinlemeli miyim?" diye düşündü. Lilith bu sabah ona geceyi Freya'da geçirmeyi teklif etmişti. Sonuçta şu an en güvende olan kişi Freya'ydı. Delilah'nın kendini kaybedip Freya'nın evine gidecek hali yoktu ya; ya Lena'ya gelirdi ya da Jemma'ya.
Lena, "Ben arkalarından gideceğim," dedi ve eve girip sol tarafta bulunan askılıktan Fred'in arabasının anahtarını aldı. Otoparktan arabayı çıkarıp polisin peşine takıldı.
Lilith ablasının gidişini izledi. Yüzünde hiçbir ifade yoktu; suratı duygudan mahrumdu. Arkasını dönüp bu aptal evin kapısını açtı. Ev hâlâ karanlıktı. Bu sıcak günde buz gibi ve karanlık salonda Delilah ağlayarak Fred'e sarılmıştı.
Lilith sadece, "Bu sefer iftirayı bana mı atacaksın?" deyip yüzünü bile çevirmeden merdivenlerden üst kata çıktı. Ayak sesleri art arda dökülen mermiler gibiydi; hiddeti gün geçtikçe artan bu öfke iyi değildi.
Fred yüzünü Delilah'ya çevirdi ama tek görebildiği Delilah'nın kıvırcık saç telleriydi. "Lilith ne demek istedi?"
Delilah omzunu "bilmiyorum" anlamında salladı ama anlamını gayet iyi biliyordu.
Lena polisleri takip edip karakola kadar gelmişti. Arabasını stop edip arabadan hışımla indi, kapıyı çarptı. Arabayı öyle bodoslama park etmişti ki ona bu beceriyle ehliyet vermeleri garip kaçıyordu. Lena karakolun kapısına kadar yürüdü, akıllı sensörler otomatik kapıyı açtı. Tam içeriye girecekken...
"Lena?" diye tanıdık bir ses duydu.
"Jem!"
Jemma dostuna sıkıca sarılmış, onu kendine bastırmıştı. Saçları yumuşacık ve mis gibi kokuyordu. "Neden buradasın? Neden haber vermedin?"
Lena kendini Jemma'dan hafifçe uzaklaştırdı, gözlerinde korku ve endişe vardı. Jemma, "Beni alelacele götürdüler, yazmaya vaktim olmadı. Bak, hemen aşırı tepki verme. Olanları anlatacağım ama burada değil, uzaklaşalım," dedi.
Lena "olur" anlamında başını salladı. Jemma kolunu Lena'nın koluna doladı ve yavaş yavaş arabaya yürümeye başladılar. Koyu mavi arabanın gıcırtılı kapısını aralayıp koltuğa yerleştiler. Lena gaza basıp arabayı sürmeye koyuldu.
Karakoldan uzaklaştıktan sonra Jemma, "Tom... Onun cinayet davasıyla ilgili," dedi.
Lena Jemma'ya bakıp arabayı ani bir frenle durdurdu. Tekerlekler eski asfaltta kulak tırmalayıcı bir ses çıkarmıştı.
"Ne!" dedi sadece. Soru soramadı çünkü hangisine şaşırması gerektiğini bilmiyordu: Tom'un bir cinayete kurban gittiğine mi şaşırmalıydı, yoksa bu cinayeti işleyen şüpheliler arasında kan kardeşinin olmasına mı?
"Ani tepki verme bana! Bu cinayetle alakam yok."
Lena emniyet kemerini açıp bedenini Jemma'ya döndürdü ve "Alakan olmadığını biliyorum, olamaz zaten. Ama neden sorguya alındın Jem? Cinayet berbat bir suç!" dedi.
Jemma başını sallayıp "Önce şu arabayı sürmeye devam eder misin?" diye sordu, yolu işaret parmağıyla göstererek. Ama Lena sadece Jemma'nın gözlerine bakıyordu; bir an önce sorusuna cevap istiyordu.
"Tamam, tamam... Freya yüzünden."
Lena'nın gözleri tekrar sonuna kadar açıldı ve minik ellerini kendi kafasına vurdu. "Neden ya, neden? Onun yüzünden girdiğimiz hallere bak!"
Jemma, "Tamam, özür dilerim ama o gün onunla şans eseri karşılaştık, planlı değildi. Wentai'ye Delilah'yı aramak için gitmiştim, biliyorsun. Ama konum sabit bir lokasyon vermedi," dedi.
Lena olumlu anlamda başını salladı ve "Sana beraber gidelim demiştim," dedi. Ardından devam etti: "Freya'yı gördün ve ne oldu? Konuştunuz mu? Öldüğü eve mi girdiniz, ne oldu söyle!"
Jemma iki elini "yavaş" der gibi aşağı yukarı salladı: "Onu bir evin kapısında gördüm ve konuştum."
Lena kafasını cama doğru çevirdi ve iç çekti. Jemma devam etti: "Bak, bilmiyordum tamam mı? Tom'un o apartmanda yaşadığını..."
Lena sesini yükseltti fakat o kadar ince bir desibeli vardı ki yüksek sesi bile incecik çıkıyordu: "Ama Freya biliyordu! Ve sen de Freya'nın 2 yıl önce Tom ile yattığını biliyordun. Ve komik olan ne, biliyor musun? Benim kan kardeşim, en güvendiğim dostum hâlâ benim erkek arkadaşımla yatan o kızla konuşuyor ve onun yüzünden karakolluk oluyor!" Lena Jemma'ya döndü, bir ayağını diğer ayağının altına aldı. "Delilah bile onunla konuşmuyor Jem!"
Jemma yolu seyrederken o sürtüğün ismini duyunca Lena'ya döndü: "Bana sakın Delilah'yı savunma! 2. kez beni öldürmeye çalıştı o kaltak!"
Lena gözlerini fazla kapayıp açıyordu, gerilmişti: "O hasta!"
"O zaman akıl hastanesine yatıp tedavi olsun! Benim bugün sorgulanmamın sebebi Freya değil, tam anlamıyla Delilah!"
Lena arabanın gazını kökleyip hızlı bir kalkış yaptı: "Benim de aylarca ağlamama sebep olan kişi Freya!"
Jemma gözlerini devirerek, "Bak, Delilah'ya 2 yıl boyu inandık ama hiç kardeşini dinlemeyi düşündün mü? Ya gerçekten iftiraysa? O gün neden bizimle gelmek istemedi ya da o saatte neden evde değil de dışarıdaydı? Delilah bunu hiçbir zaman açıklamadı," dedi.
Lena gaza basmaya devam ederek "O an iftira olsa bile bunu devam ettiren Freya'ydı," dedi.
Jemma konuşmaya devam edecekti fakat Lena'nın bir anlık freni ile "Ama..." sözü yarıda kesildi ve ellerini camdan fırlamamak için kullandı. "Sen ne yapıyorsun? Camdan çıkacaktık! Ne... Ne oldu Lena?"
Lena sinirli ama bir o kadar da ürkek gözlerle ön camdan arabanın kaputuna ellerini yaslamış sarışın kıza bakıyordu: "Freya, sen ne..."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.