6. bölüm / 13
Ddlc fanfictionBirşeylerin farkına varmak
Bölümler 13Şu an: Birşeylerin farkına varmak
- 1 İlk toplantı312 kelime
- 2 Şiirler ve tartışmalar283 kelime
- 3 Aynı masada253 kelime
- 4 Beklenmedik bir ortaklık223 kelime
- 5 Merak260 kelime
- 6 Birşeylerin farkına varmak280 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 Kırılma Noktası325 kelime
- 8 Eksik sandalye280 kelime
- 9 Sessizliğin ardında250 kelime
- 10 Sessizliğin ardından 2197 kelime
- 11 İsim bulamadım xd161 kelime
- 12 İsim yok yıne447 kelime
- 13 İsim yok332 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bölüm 6 — Bir Şeylerin Farkına Varmak
Ertesi gün kulübe girdiğimde Natsuki çoktan gelmişti.Masasında oturmuş, kollarını bağlamış şekilde kapıya bakıyordu.“Yuri hâlâ gelmedi mi?”Natsuki bana baktı.“Ne?”“Yuri’yi beklemiyor musun?”“Hayır.”“Ben daha bir şey demedim.”“Yüzünden belli.”“Gergin görünüyorsun.”“Değilim.”“Tamam.”“Gerçekten değilim.”“Tamam dedim ya.”Natsuki homurdandı.“Sinir bozucusun.”Kapı açıldı.Yuri içeri girdi.Elinde dün Natsuki’den aldığı kitap vardı.Natsuki hemen ona baktı.“Okudun mu?”Yuri kitabı masaya bıraktı.“Yarısını.”“Ve?”“Beklediğimden daha iyiydi.”Natsuki’nin yüzünde gururlu bir ifade oluştu.“Ben demiştim.”“Fakat bazı karakterlerin davranışlarını pek gerçekçi bulmadım.”Natsuki’nin ifadesi değişti.“Başlama.”“Eleştiri yaptım sadece.”“Senin eleştirilerin hiç bitmiyor.”Yuri hafifçe gülümsedi.“Sen de her eleştiriyi saldırı olarak algılıyorsun.”“Çünkü saldırıyorsun!”“Belki biraz.”Natsuki birkaç saniye sustu.Sonra gülmeye başladı.Yuri de istemeden güldü.İkisi de bir an durdu.Sanki yaptıkları şeyin farkına yeni varmışlardı.Natsuki hemen yüzünü çevirdi.“Her neyse.”Yuri de kitabına baktı.“Evet. Her neyse.”Tam o sırada Sayori içeri girdi.“Monika, bugün—”Monika onun arkasından geldi.“Yine hızlı yürüyorsun.”“Çünkü geç kalmak istemiyorum!”“İki dakika erken geldin.”“İki dakika çok önemli.”Monika güldü.Sayori çantasını bırakıp yanına oturdu.“Bugün ne yapıyoruz?”“Şiirlerimizi paylaşacağız.”Sayori’nin yüzü aydınlandı.“Tamam!”Bir süre sonra herkes şiirlerini çıkardı.Önce Sayori okudu.Monika dikkatlice dinledi.Şiir bittiğinde birkaç saniye sessizlik oldu.“Bu seferki diğerlerinden farklı,” dedi Monika.Sayori merakla baktı.“İyi anlamda mı?”“Evet. Daha kişisel hissettirdi.”Sayori hafifçe gülümsedi.“Sen fark ettin.”“Tabii ki fark ettim.”“Teşekkür ederim.”Monika başını salladı.“Ne demek.”Sonra Monika kendi şiirini verdi.Sayori okumaya başladı.Bir süre sonra kaşlarını çattı.“Bu biraz…”“Ne?”“Üzücü.”Monika’nın gülümsemesi hafifçe kayboldu.“Öyle mi?”“Evet.”Sayori şiire tekrar baktı.“Ama güzel.”Monika ona baktı.“Teşekkür ederim.”Sayori kâğıdı uzattı.“Bir gün bana neden böyle şeyler yazdığını anlatırsın.”Monika birkaç saniye sustu.“Belki.”Sayori gülümsedi.“Tamam. Beklerim.”O sırada Natsuki ile Yuri birbirlerinin şiirlerini okuyordu.Natsuki kağıdı kaldırdı.“Bu çok fazla kelime içeriyor.”Yuri iç çekti.“Senin şiirlerin de çok az kelime içeriyor.”“En azından okuyup bitirebiliyorsun.”“Senin şiirinin altındaki boşluklar da oldukça etkileyici.”Natsuki birkaç saniye ona baktı.Sonra kahkaha attı.“Tamam, bu iyiydi.”Yuri de gülümsedi.Belki de aralarındaki şey değişmeye başlamıştı.Henüz ikisi de bunu kabul etmiyordu.Ama artık birbirlerine sadece sinir oldukları için bakmıyorlardı.Birbirlerini merak ediyorlardı.Ve bazen…Merak, nefret sandığın şeyin başlangıcı değil, sonu olabiliyordu.
