DARK CORRİDORS kitap kapağı

9. bölüm / 11

𝑪𝒉𝒂𝒑𝒕𝒆𝒓 𝑰𝑿 Geri Dönüş Yok

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 11Şu an: 𝑪𝒉𝒂𝒑𝒕𝒆𝒓 𝑰𝑿 Geri Dönüş Yok

Laboratuvarı kaplayan sessizlik artık sessizlik değildi.

Canlıydı.

Duvarların arasından dolaşıyor, nefes alıyor, beni dinliyordu.

Karanlığın içinde beliren dört solgun göz, birkaç saniye boyunca bana bakmaya devam etti.

Ne yaklaşıyorlardı...

Ne de geri çekiliyorlardı.

Sadece bekliyorlardı.

Fenerimi iki elimle daha sıkı tuttum. Parmaklarım uyuşmuştu. Avuçlarım terden kayıyor, ışık huzmesi titriyordu.

"Kim var orada?"

Sesim laboratuvarın içinde yankılandı.

Cevap gelmedi.

Ancak birkaç saniye sonra aynı sözler karanlığın içinden geri döndü.

"Kim var orada?"

Bu benim sesimdi.

Ama ben konuşmamıştım.

Bir adım geri çekildim.

Boynumdan aşağı buz gibi bir ürperti indi.

Bu yankı değildi.

Birisi...

Benim sesimi taklit ediyordu.

Tam o anda laboratuvarın tavanındaki eski hoparlörlerden cızırtılar yükseldi.

Krrrtt...

Ardından boğuk bir erkek sesi duyuldu.

"Deney Kaydı 47...
Tarih: 18 Kasım...
Baş denek gözlem altında..."

Ses birkaç saniye kesildi.

Ardından telaşlı bağırışlar duyuldu.

Cam kırılma sesleri...

Koşan insanlar...

Ve sonra...

Bir çığlık.

O kadar gerçekti ki istemsizce kulaklarımı kapattım.

Kayıt tekrar devam etti.

"Denek kontrolünü kaybetti!
Güvenlik ekibini çağırın!
Kapıları kapatın!"

Son cümleden sonra sadece derin bir metal sesi duyuldu.

Sanki devasa bir kapı kapanıyordu.

Kayıt sustu.

Laboratuvar yeniden sessizliğe gömüldü.

Tam önümde duran eski bilgisayar bir anda kendi kendine çalıştı.

Siyah ekran yavaşça aydınlandı.

Beyaz harfler tek tek belirmeye başladı.

YETKİSİZ GİRİŞ TESPİT EDİLDİ

Altına yeni bir satır eklendi.

KİMLİK DOĞRULANIYOR...

Kaşlarımı çattım.

Bu sistemin yıllardır elektriği yoktu.

Nasıl çalışıyordu?

Ekran birkaç saniye boyunca titredi.

Sonra yeni bir yazı çıktı.

HOŞ GELDİN ETHAN CARTER

Kalbim sıkıştı.

Adımı...

Bu bilgisayar nereden biliyordu?

Henüz şaşkınlığımı atlatamamışken ekran tekrar değişti.

Bu kez eski bir güvenlik kamerasının görüntüsü açıldı.

Tarih yirmi yıl öncesini gösteriyordu.

Koridorda doktorlar koşuşturuyor, hemşireler kapıları kilitliyor, alarm sesleri bütün binayı dolduruyordu.

Kamera ana laboratuvara döndü.

Ortadaki metal yatağa kalın zincirlerle bağlanmış biri vardı.

Yüzü seçilmiyordu.

Doktorlardan biri bağırdı.

"Dozu azaltın!"

Bir diğeri panikle cevap verdi.

"Artık çok geç!"

Monitörlerde kalp ritmi hızla yükseliyordu.

BİP... BİP... BİP...

Sonra...

Tek bir çığlık duyuldu.

Kameranın görüntüsü şiddetle sallandı.

Elektrikler kesildi.

Görüntü karardı.

Ama ses kaydı devam ediyordu.

Metal bükülme sesleri...

Bağırışlar...

Ardından tek tek kesilen çığlıklar...

Ve son olarak...

Derin bir hırıltı.

Bilgisayar kendiliğinden kapandı.

Odadaki tek ışık yine elimdeki fenerdi.

Nefes alışım hızlanmıştı.

Bulduğum her kayıt aynı şeyi söylüyordu.

Blackwood'da yaşananlar bir hastalık değildi.

Bir deney felaketiydi.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

12okunma 7beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…