DARK CORRİDORS kitap kapağı

6. bölüm / 11

𝑪𝒉𝒂𝒑𝒕𝒆𝒓 𝑽𝑰 B-47

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 11Şu an: 𝑪𝒉𝒂𝒑𝒕𝒆𝒓 𝑽𝑰 B-47

Arşiv odasının sessizliği üzerime çökmüştü.
Elimde tuttuğum paslı anahtarı avucumun içinde çevirdim.
Üzerindeki kazınmış yazı artık çok net görünüyordu.
B-47
Bu numara...
Sanki bütün hastane boyunca beni takip ediyordu.
Doktorun günlüğünde...
Güvenlik kayıtlarında...
Bulduğum raporlarda...
Ve şimdi de elimdeki anahtarın üzerinde.
Derin bir nefes aldım.
"Bütün bunlar tesadüf olamaz..."
Cebimdeki telefonu çıkardım.
Saat gece yarısını geçmişti.
00:18
Hâlâ sinyal yoktu.
Ama ekran kendi kendine aydınlandı.
Yeni mesaj.
"Henüz geri dönebilirsin."
Mesajı okurken kaşlarımı çattım.
İkinci mesaj neredeyse aynı anda geldi.
"Kapıyı açarsan hiçbir şey eskisi gibi olmayacak."
Ekrana uzun süre baktım.
Bu kişi beni neden uyarmaya çalışıyordu?
Eğer gerçekten bana zarar vermek isteseydi...
Neden beni durdurmaya çalışsın?
Telefonu cebime koydum.
"Gerçeği öğrenmeden buradan gitmeyeceğim."
Sözlerim boş koridorlarda yankılandı.
Sanki hastanenin kendisi beni duymuştu.
Arşiv odasından çıkıp yeniden bodrum koridoruna yöneldim.
Koridor eskisinden daha karanlıktı.
Fenerimin ışığı yalnızca birkaç metre ötesini gösterebiliyordu.
Duvarlardan akan su damlaları yere düşerken yankılanıyor...
Eski floresan lambalar ise arada sırada kısa süreliğine yanıp sönüyordu.
Bir süre yürüdükten sonra ilk kapıya ulaştım.
Kapının üzerinde paslanmış metal bir tabela vardı.
MORG
İçim ürperdi.
Normalde böyle yerlere girmekten çekinmezdim.
Ama Blackwood'da hiçbir oda sıradan değildi.
Kapıyı yavaşça ittim.
Gıcır...
Kapı açılır açılmaz ağır ve keskin bir koku yüzüme çarptı.
Yıllardır açılmamış gibi hissediliyordu.
Fenerimi içeri tuttum.
Paslanmış sedyeler...
Duvar boyunca dizilmiş metal dolaplar...
Tavanın bazı yerlerinden sarkan kablolar...
Her şey zamanın içinde çürümeye bırakılmıştı.
Bir sedyenin üzerine beyaz bir örtü serilmişti.
Ayaklarım istemsizce durdu.
"Burada biri mi var?"
Sessizlik...
Yavaşça sedyeye yaklaştım.
Elim örtünün ucuna gitti.
Bir...
İki...
Ve tek hamlede örtüyü çektim.
Altı bomboştu.
Derin bir nefes verdim.
Tam arkamı dönecekken...
Tak...
Metal dolaplardan biri kendi kendine kapandı.
Olduğum yerde donup kaldım.
Feneri hızla sese çevirdim.
Dolap hareketsizdi.
Belki eski menteşeler...
Belki de rüzgâr...
Kendimi buna inandırmaya çalışıyordum.
Tam çıkacakken yerde eski bir kimlik kartı gördüm.
Üzerinde hastane logosu vardı.
Tozunu sildim.
Kartın üzerindeki yazılar hâlâ okunabiliyordu.
Dr. Emily Carter
Adli Tıp Uzmanı
Kartın arkasında kurumuş kanın üzerine aceleyle yazılmış tek bir cümle vardı.
"Morga güvenme."
Kalbim hızlandı.
Kim yazmıştı bunu?
Ve neden?
Kartı cebime koyup morgdan çıktım.
Koridora döndüğüm anda hastanenin elektrikleri bir anlığına geri geldi.
Floresan lambalar birer birer yanmaya başladı.
Koridor birkaç saniyeliğine gündüz kadar aydınlandı.
O anda...
Koridorun sonunda birinin durduğunu gördüm.
Uzun boylu.
Beyaz önlüklü.
Başı öne eğikti.
Hiç kıpırdamıyordu.
"Neredesin?"
Sesim istemsizce titredi.
Cevap vermedi.
Bir adım attım.
Lambalar tekrar söndü.
Her yer yeniden karanlığa gömüldü.
Fenerimi aynı noktaya tuttum.
Kimse yoktu.
Sadece boş koridor...
Ve duvardaki eski yön tabelası.
B-47 →
O okun gösterdiği yön...
Hastanenin en karanlık kısmına gidiyordu.
Elimdeki anahtarı daha sıkı kavradım.
Artık geri dönmek için çok geçti.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

11okunma 7beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…