DALYA kitap kapağı

16. bölüm / 24

DALYA

~13.BÖLÜM~

Vaveyla Yazarı: Bulutlar Arası Yalnızlık

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 24Şu an: ~13.BÖLÜM~

HEPİNİZE MERHABA 🙈💐🌷🪷

Biliyorsunuz ki artık okullar açıldı ve benimde okulum var.

Bölümleri olabildiğince güzel ve okunaklı yazıp atmaya çalışacağım ama okullar olduğu için süresi biraz uzayabilir.

Umarım bu bölümü beğenirsiniz çünkü bu bölüm Duhan,eliz çifti ve Atakan,özüm çiftinin ağır bastığı bir bölüm.

BÖLÜME OY ATMAYI VE YORUM ATMAYI UNUTMAYIN🥳

İYİ OKUMALAR.🪷

Bulutların arasından süzülen güneş,arabaya vuruyordu. Abim sakince arabayı sürüyor ben ise yerimde kımıldanıp duruyordum. Telefonumu elime kenetlemiş,sessize almıştım çünkü egemen bey sürekli beni arayıp duruyordu.

Birgün hanımın oğlu olması beni zerre ferahlatmadığı gibi attığı mesajlarda beni tedirgin ediyordu.

Abime ve duhana bir şey çaktırmadan hemen egemen beyle konuşmam gerekiyordu ama bunu nasıl yapacağımı dair hiçbir fikrim de yoktu. Kebapçıya gelene kadar idare etsem benim için çok iyi olurdu. En azından lavaboya gider gizlice konuşabilirim ama becerebileceğimden pek emin değildim.

Attığı mesajlar sürekli birgün hanımla ilgiliydi ama Egemen bey annesine hiçbir zaman bu kadar ilgili değildi. Hastaneye sürekli kızı ile gelir onunla giderdi.

Elim pencereyi açmak için düğmeye gittiğinde,pencereden giren hava beni direkt ferahlattı ama telefonuma gelen mesaj ferahlatıcı hissi söküp attı.

Telefonu elime alıp gelen mesaja baktığımda anladığım tek şey birgün hanıma bir şeyler olduğuydu. Mesaj ekranına bakakalmışken abimin seslenmesiyle ona döndüm.

“Elizim habire mesaj atıp seni sinir eden şahsı öğrenebilir miyim?”

İyice abime dönüp konuşmaya başladım.

“Beni kimse sinirlendirmedi abi. Randevularla ilgili bir takım mesajlar geliyor o kadar.” Dedim sakince. Abim ise benim gibi sakince başını sallamakla yetindi.

Biraz daha yol gitmeye başladığımızda telefonumu kapatıp açmamaya karar verdim. Eğer biraz daha mesaj gelmeye devam ederse abim kesinlikle her şeyi öğrenecekti ve ben öğrenmesini katiyen istemiyorum.

Derin nefes alıp yolu izlemeye başladığımda yolun ne kadar az kaldığına şahit oldum. Abimin bu kadar hızlı sürmesine alışık olsamda bir anlık garipsedim. Yolumuz bir benzinlikte durduğunda abimden bir şişe su istedim. Abim arabadan su almak için indiğinde,duhanla baş başa kalacağım için gerginlik aniden üstüme çöktü.

“Eliz sen iyi misin?” Dedi duhan. Cevap vermek istemesem de cevap vermek için kendimi zorladım.

“İyiyim duhan abi sen nasılsın?” Dediğimde duhanın bakışları sertçe bana döndü. Göz bebeklerinin rengi kahverengiydi ve ben bunu bana koskocaman açtığı gözlerinden anlamıştım.

“Eliz sen iyi değilsin. İyi olsaydın bana abi demezsin. Senin abin sana su almaya gitti. Ben nerden abin oluyorum senin. Ben mi abi olacağım? Hayatta olmaz.”

Kendi kendine,bana bakarak konuşurken onun sözünü kestim.

O arabada benim sözümü kestiği gibi.

“Evet,sen benim abimsin. Sen tam olarak abi olmalısın. Biz seninle anca abi ve kız kardeş oluruz duhan abi!” Dedim lakin derdemez duhanın küfürünü duymam bir oldu.

“Si!erler böyle işi! Ben senin abin olmaya layık değilim. Sen sadece abine abi de.”

Cevap vermeden duhanı dinlediğimde abim kapıyı açtığı anda direkt konuşmaya atıldım.

“Duhan abi sende su ister misin?” Abimin bakışları önce duhana ardından bana döndü. Arabaya bindi ve birden duhana bir su şişesi attı.

“Kim abi,duhan mı abi? Neden Duhan abi? Duhan nasıl abi? Niçin Duhan abi? Ben neden değilim abi?”

“Onur başladın yine zevzekliğe. Gerizekalı herif.” Duhan söylenmeye başlayınca,düzelen moralim ile iki elimle daha emniyet kemerini bağlayan abimin yanaklarını sıktım.

“Canım abim, ilk abim, yakışıklı abim,” dediğimde abim bana bakıp gülümsedi.

“Civcivim benim.” Dediğimde abim hemen gülüşünü soldurdu ama ben kahkaha atmaya başladım.

“Eliz sana kaç defa diyeceğim bana civciv deme diye”

“Muhtemelen ben ölene kadar söyleyeceksin abi çünkü ben sana civciv demeyi kesmeyeceğim.”

“Eliz sakın bana ölümden bahsetme. Senin için ölüm yok. Sen daima yaşayan bir çiçek olacaksın. Anladın mı beni pıtırcığım?”

Bıkkınca abime cevap verdim.

“Tamam abi ama bir an önce bu kebapçıya gitmezsek ben açlıktan öleceğim göreceksin o zaman pıtırcığı.” dediğimde kahkaha atıp arabayı çalıştırdı.

°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°

Uçak hareket ettiğinde özümün kalbi heyecanla kasılmaya başladı. İlk defa uçağa binmiyordu ama kalbi onu dinlemiyordu. Biraz morali bozuktu. Yeni aldığı kaplumbağasını uçağa almadıkları için üzgündü ama pırtığı komşusuna bırakmıştı. Ne kadar üzgün olsada elizin yanına gideceği için çok mutluydu.

Hava yolculuğunun hızla geçmesini dileyip pencereden gökyüzünü izlemeye başladı. Şanslıydı,yanındaki koltuklarda iki tane kadın oturuyordu. Rahat rahat uyuyabilirdi. Derin bir nefes aldı ve gözlerini kapatıp mutlu olacağı zamanları izledi ama o zamanlar hiçbir zaman olmadı. Bir yanı hep buruk kaldı. Bir yani sürekli acı içinde boğuldu. Çığlıklar atan kalbi,beynine söz geçiremedi. Çektiği her şey yanına kâr kaldı. Acıları mutlu olduğu her anı koparıp aldı.

Gözlerini açtığında yanında konuşan kadınları duyduğunda çok şaşırdı. Kadınlar en sevdikleri orkestra şefinin hakkında konuşuyorlardı. Bir kadın diğerine”kesin mükemmel bir eser çıkacak” ortaya diyordu. Diğeri ise” bence de çıkacak.” Dedi ama özümün aklı orkestra şefinde kalmıştı.

Bir anlığına kadınların konuşmasına daldı.

“Kusura bakmayın kulak misafiri oldum ama dediğiniz orkestra şefini tanıyorum. Eğer bilet ayırmadıysanız ben yardımcı olabilirim.” Dedi. İnsanlara yardım etmeyi çok seviyordu özellikle sanata ilgisi olanlara yardım etmeye bayılırdı.

Kadınlar şaşırarak özüme baktılar. Siyah saçlı kadın hemen kafa atladı.

“Çok memnun oluruz ama yanlış anlamazsanız bir sorum olacaktı.” Dedi, özüm direkt başını salladı ve kadının sorusunu sormasını bekledi.

“Siz bu işlerle ne kadar ilgilisiniz ki bize bilet almak için yardımcı olacaksınız?” Dedi.

Özüm gülümseyerek kadına çok kısa bir süre baktı,söylemekten gurur duyduğu cümleleri o kadınlara söyledi.

Belki bu cümleleri o kadınlar ilk defa duyuyorlardı ama özüm sayısız defa o cümleleri söylüyordu.

“Ben de orkestra şefiyim. Konservatuarda çello dersleri aldım ve şuan çello dersleride veriyorum.” Dedi. Kadınlar hayran hayran özüme bakarken,sarışın saçlı kadın konuşmaya başladı.

“Benim oğlumda çello dersleri alıyor. Çok sever müziği.” Dedi. Özüm sadece başını sallamakla yetindi.

Siyah saçlı kadın tekrardan söze atladı.

“Yolculuğun bitimine yaklaşık tanışmamız iyi olmadı ama tanıştığım için çok memnun oldum. İsterseniz numaramı size vereyim siz bize yardımcı olursunuz.” Dedi.

Özüm, numarasını verdikten sonra uçak inişe geçmeye başlamıştı. Bugünü o kadar güzeldi ki kimsenin bozmasına izin vermeyecekti. Uçak artık indiğinde kadınlarla vedalaştı ve uçaktan indi. Derin bir nefes çekti içine. Ardından valizini alıp havalimanından ayrıldı.

Taksiye durağına gitmesi için karşıdan karşıya geçmesi gerekiyordu. Bir elinde bavulu diğer elinde çantasıyla karşıdan karşıya geçmek için hazırlanmaya başladı ama tam geçeceği zaman telefonu çaldı elini çantasına atarken yaya geçidinden geçeceği zaman hızla gelen araba ona engel oldu.

Araba özüme çarptığında ani frenle durdu ama iş işten çoktan vazgeçmişti.

Özüm yerde baygın yatarken adam hemen kucağına alıp arabaya taşıdı. Valizini ve çantasını aldığında direkt hastaneye sürmeye başladı.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

Gaza basan Atakan sadece sert bir nefes almakla yetindi. Başında o kadar dert varken birde kaza yapmıştı. Görevi ise eliz erber'in en yakın arkadaşını havalimanından teslim almaktı ama aksilikler peşini bırakmıyordu.

Yada o öyle zannediyordu.

Kadın arka koltukta yatarken sertçe küfür savurup, direksiyona vurdu. Derin nefes alıp sakinleşmeye çalıştı. Hastaneye doğru sürerken yolun hızlı akması için elinden geleni yapmaya çalıştı.

Hastaneye geldiklerinde kadını sedyeye bıraktı ve hemşirelerin sedyeyi sürmesine izin verdi. O sırada telefonu çaldı ama açmak dahi istemedi.

Aradan yarım saat geçtikten sonra bir doktor müşahede odasından çıktı. Atakan doktora doğru yürümeye başladığında doktor konuşmaya başladı.

“Hastada herhangi bir ani komplikasyon yok. Sadece başını çarptığı için bayılmış. Hastanın kayıtlarının yapılması için isim,soyisim ve TC kimlik numarası lazım eğer biliyorsanız hastanızla ilgilenen hemşireye bilgileri verin .” Dedi ve çekip gitti. Arkasından mal gibi kalan atalan ne yapacağını bilmeden öylece durdu. Sonra aklına çantasında kimliği olacağı aklına geldi ve arabasını park ettiği yere doğru gitti.

Çantanın içini açıp cüzdanını buldu,ne kadar izinsiz almak istemesede zorundaydı.

Onun için izin ve sınırlar herşeydi.

Kimliği bulduğunda direkt onu bekleyen hemşirenin yanına doğru gitti.

Hemşire eline kimlik kartı aldığında bilgileri sisteme kayıt ederken atakan’a soru sordu.

“Doktorla konuşmuşsunuz zaten. Serum bitince çıkabilirsiniz ama özüm hanımın ilaçlarını düzgü-”

Hemen hemşirenin sözünü kesti Atakan. Az önce hemşire özüm demişti. Aklına gelen ihtimalin olmaması için herşeyi yapardı.

“Hastanın kimliğine bakabilir miyim hemşire hanım?” Dedi Atakan.

Hemşire hanım onaylarcasına başını salladı.

Atakan eline kimliği aldı ve okuduğu her harfte daha çok şaşırdı.

İsim: Özüm Soyisim:Yılmaz TC No: 270……

Atakan o an ne yapacağını bilmeyerek kimliği cebine geri koydu ve hastanenin bahçesine çıktı. Eline telefonunu alıp hemen mavzer dağmanı aradı.

“Mavzer abi ben özüm Yılmazı buldum. Ne yapacağım şimdi?”

“Ona sen karar vereceksin kan. Benim işim eliz,senin işin özüm. Özüm asla o düğüne gelmeyecek. Ne yaparsan yap engelle o kadını. O bizim en önemli kozumuz.” Dedi mavzer dağman.

“Tamam ama ben şuan hastanedeyim.”

“Niye lan ne oldu sana ?” dedi mavzer .

“Özüm Yılmaz'a çarptım” dedi Atakan.
Telefondan kahkaha sesi geldiğinde,Atakan'da gülmeye başladı.

“Kuşun kendi kanatlarıyla sana geldi desene. Şanslısın. Eliz tam bir vahşi.” Dedi mavzer.

Biraz daha konuştuktan sonra telefonunu kapatıp hastaneye geri girdi.

Hastane odasının kapısında beklerken bir hemşire odadan çıktı ve serumun bittiğini söyledi.

Gitme zamanı gelmişti ama buna ne Atakan ne de özüm hazırdı.

Atakan hemşireye gülümseyip odaya girdi ve yatakta yatan özümü görünce sadece bir iki dakika ona bakakaldı. Ardından özümü kucağına alıp arabasına geri koydu. Daha ilaçların etkisinden çıkamayan özüm daha yatıyordu.

Arabaya binen Atakan telefonunu çıkarıp bir numara tuşladı.

Ardından yavaş yavaş konuşmaya başladı.

“Adamlara söyle evi ayarlasınlar, akşama çok güzel bir misafirimiz var.”

Gaza basıp hastaneden ayrılan Atakan, mavzerin ayak işlerini yapmaktan bıkmıştı ama bu onun için iş bile değildi.

Kimse bilmezdi ama Atakan mavzerin kuzeniydi. Mimardı. Bir hastane işi olduğu için gelmişti ama başı beladan çıkmamıştı.

Lakin ilk defa bu kadar güzel belaya denk gelmişti.

°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°

Şuan abim acılı şalgam,Duhan acısız şalgam ben ise köpüklü ayran içiyordum. Abim bilmem kaçıncı dürümünü yerken ben daha yeni birinci dürümü bitirmiştim. Abim ve Duhan kendi aralarında konuşmaya dalmışken fırsattan istifade arabaya gidip Egemen beyle konuşabilirdim. Abim ve duhanın sohbet bir anda direkt abime seslendim.

“Abi arabanın anahtarını verir misin? Özümü arayacağım da.” Dedim.

Abim ellerini peçeteyle sildikten sonra arabanın anahtarını bana verdi, bende direkt arabaya doğru yürümeye başladım.

Arabaya gelince anahtarla kilidini açıp ön koltuktaki telefonumu alıp arabayı geri kilitledim. Kapalı olan telefonumu açıp arama bölümüne girdim. Kabak gibi ortada olduğumu anlayınca,telefonumu avucunda sıkıp hızlıca kebapçının kadın tuvaletine doğru yürümeye başladım. Hiç nezih durmadığını biliyorum ama kimsenin bir şey öğrenmesini istemiyordum.

Hemen kabinleri kontrol ettim ve hiç kimsenin olmamasıyla rahatladım. Telefonumu açıp arama bölümüne tekrardan girdim ve egemen akal’ı aramaya başladım.

İlk çalışta açılmayan telefon, ikinci çalışta açılınca konuşmaya kendimi hazırlamaya çalıştım.

“Egemen bey rahatsız ediyorum ama bana sürekli mesaj atmanızdaki sebeb tam olarak ne?”

“Sebebim tam olarak annem eliz hanım. Annem hiç iyi değil ve bunun sebebi sizsiniz.” Dedi.

“Birgün hanıma benim ne zararım olabilir ki.”

“Anneme biir zararınız yada faydanız yok. Kaç haftadır randevu almaya çalışıyorum ama alamıyorum çünkü doktor hanım zevki sefada.”

“Egemen bey siz ne dediğiniz farkında mısınız?” dedim ama arkamdan ufak bir ses geldi ama umursamamaya karar verdim.

“Gayet farkındayım. Annem ne bana nede kız kardeşime hiçbir şey anlatmıyor. Hep susuyor. Bunun tek sorumlusu sizsiniz. Daha annemin ne hastalığı var onu bile bilmiyorum.”

Derin bir nefes alıp elimi şakaklarımda gezdirdim.

“Bakın annenize hasta diye hitap edemezsiniz. Annenizin susmasında ki tek sebep konuştuğunda onu dinlememeniz,ayrıca annenizle ilgili konuştuklarımı asla sizlere anlatamam.” Dedim ama telefondan bağırma sesi geldiğinde bende onun gibi olmaya karar verdim.

“ELİZ HANIM SİZ BENİMLE DALGA MI GEÇİYORSUNUZ? ANNEM İYİ DEĞİL,EĞER MESLEĞİNİZİ İYİ YAPMAYACAKSANIZ İŞTEN ÇIK-”

Egemen beyin konuşmasını direkt kesip sessiz şekilde bağırmaya başladım.

“Sakın benim mesleğim hakkında konuşmaya dahi kalkmayın. Siz böyle saygısız ve küstah oldukça ben bile sizi dinlemem anladınız mı beni? Karşınızda ki kadınla nasıl konuşması gerektiğini öğrendiğiniz zaman beni arayın!” Dedim ve telefonu kapattım.

“Küstah herif!” Dediğimde arkamdan gelen ses ile dumura uğramam bir oldu .

“Özüm bu kadar küstah bir insan değil bence.” Diyen duhanı duyduğumda önümü ona dönmek istemedim. Şaşkın bakışlarımı yüzümden silip ona doğru döndüğümde tuvalet kapısının kapalı olduğunu gördüm.

“Senin ne işin var burada? Kadın tuvaleti burası?” Dedim kızgın bir halde. Bir adım atan Duhan önüme biraz daha yaklaştı.

“Benim işim sensin,bu yüzden buraya girdim. Telefonda konuştuğun o lavuk kimdi?” Dedi. Sesinde gerginliği anlamamak elde değildi. Gözlerinin en derinine bakarken konuşmaya başladım.

“Seni ilgilendirmez duhan abi” dediğimde kolumdan tutup beni kendisine doğru çekti.

“Telefonda konuştuğun kişinin erkek olduğunu sende bende çok iyi biliyoruz,sana saygısızlık yapan o lavuğun kim olduğunu soruyorum ve sen bana abi diyorsun. Sence ben buna inanır mıyım?” Sert nefesi yüzüme çarparken cevap vermeden yüzüne bakmaya devam ettim.

“Senin inanıp inanmaman umurumda mı Duhan. Kimle istersen konuşurum,kimle istersem gezerim kimseye hesap vermem. İşimede kimseyi karıştırmam.” Dedim. Bunu dediğim zaman kolumu bıraktı ve önümden çekilmeye başladı.

Tuvaletin kapısını açmak için kapı kolunu tuttuğum sırada duhan kapıyı itip kapattı.

“Benim amacım senin işine karışmak değil. Ben seni asla kısıtlamam,ona hakkım dahi yok. Ben sa-”

“Ben nasıl ki senin işine karışmayıp etrafında dolanmıyorsam sende benim etrafımda dolaşmayacaksın Duhan. Senin tek işin annen olsun.” Dedim ve kapıyı açıp tuvaletten çıktım.

ÖZÜM YILMAZDAN

Gözlerimi açtığımda bir yatakta yatıyordum. Başım feci derecede ağrıyo, şakaklarımdan minik minik terler dökülüyordu. Ayağa kalktığımda odanın içinde yatak ve tuvaletten başka birşey olmadığını gördüm. Şaşkınlıkla ayağa kalktığımda aklımda olan tek soru şuydu;

Ben neredeyim?

Kapının kolunu açmak için indirdiğimde kilitli olduğunu gördüm,işte o zaman anladım ki ben kesinlikle iyi bir yerde değildim. Kapının kolunu tekrardan açmaya çalıştığımda açılmayacınca sertçe kapıya vurmaya başladım. Başım biraz daha sızlamaya başladığı ama o anlık önceliklerimin arasında değildi. Kapıya vurmaya devam ederken aynı zamanda bağırmaya başladım.

“Açın kapıyı! Neden buradayım ben? Duymuyor musunuz siz?” diye bağırdığımda kapının kilit sesi geldiğinde kapıdan bir iki adım uzaklaştım. Odaya bir adam girdi ve ardımızda ki kapıyı kapattı. Gözleri ilk başta beni süzdüğünde bakışlarımı yüzüne çevirdim.
Panikle bir soru sordum.

“Ben neredeyim beyefendi? Kapı neden kilitli?”

“Neden kapıyı kırarcasına vuruyorsun?” dedi.

“Neden burada olduğumu söylerseniz bende kapınıza vurmam. Neden kapım kilitli? Yetişmem gereken bir yer var.”

Bakışlarını çatarak konuşmaya başladı.

“Size çarptım ve şimdi evimde ağırlıyorum.”

“Evinizde ağırlamak için kimden izin aldınız siz. Ben kalmak istemiyorum hem kalıyorsam neden kapıyı kilitliyorsunuz.”

Çatılan kaşları düzelen adam daha nazik konuşmaya başladı.

“Haklısın kapıyı kilitlemeyeceğim.”

Sinirlenip bağırmaya başladım.

“BEN BURADA KALMAK İSTEMİYORUM. BENİM İŞİM GÜCÜM VAR.” adam beni dinlemeden odadan çıktı ve ben yalnız başıma kaldım. Kapıyı bu sefer kilitlememişti. Sinirle bir soluk verip yatağa tekrardan oturup etrafı izlemeye başladım.

Akşam gidecektim çünkü burada kalmanın mantıklı bir açıklaması yoktu, olsa bile ben buna asla izin vermezdim. Bana arabayla çarpmış olabilirdi ama asla beni evinde kilitli şekilde bırakmanın hiçbir şekilde açıklaması olmazdı. Tamam kardeşim deyip yanında kalmamamı bekliyordu herhalde. Odadan hava giren tek eşya olan camdan dışarıyı izlerken akşamın bir an önce gelmesini istedim.

Aniden beliren güneş gülümsemeye sebeb verince gülmeye başladım. Hayatım her zaman olduğu gibi karmaşıktı. Ayaklarımı yatağa doğru kaldırıp uzandım ve yatmak için kendimi zorlamamaya çalıştım.

~4 Saat Sonra~

Esneyerek kalktığımda başucumdaki komidinde tepside olan yemekleri gördüm. Tepsideki not kağıdını gördüğümde şaşırarak elime aldım.

Notta “Seni uyandırmak istemedim. Afiyet olsun.” Yazıyordu. Hiçbir Şey yemeden tuvalete gittim. Elimi yüzümü yıkayıp odaya geri girdim. Etrafı kolaçan edip yavaşça kapının kulpunu indirdim. Açılan kapı ile yüzüme gelen zafer gülümsemesi ile yavaşça evin çıkış kapısını aramaya başladım. Koskocaman olan evde kapıyı bulmak bile zordu.

Yavaşça adım atarken dış kapıyı bulmamla hemen elimi kapının kulpuna attım lakin açnamla karşımda o adamı görmem bir oldu.

Kapının eşiğinde,omuz küreğine yaslanmış,ellerini göğüslerinde bağlamış bana bakıyordu. Sinirliydi bu gözlerinden belliydi. Kapının eşiğinden içeri girdi ve kapıyı kapattı. Beni kolumdan tutarak çıktığım odaya geri soktu. Kapıyı ardımızda kapattığında konuşmaya başladı.

“Bu kadar kolay kaçacağını mı zannettin özüm?”

“Sen benim ismimi nereden biliyorsun?”

“Konumuz bu değil.” Dedi. Yürüyerek bir adım attı.

“Konu ne zaman benim sorularıma gelecek? Ben neden buradayım?” dedim hiddetle.

“Sen burdasın,ben burdayım biz buradayız. Bunun başka bir açıklaması yok.” Dediğinde onun üzerine yürüdüm.

“Sen ne diyorsun gerizekalı herif. Ben bu evden gideceğim. Zamanımı çalmaktan başka birşey yapmadın sen.” Dedim. Aniden kahkaha patlatan adama mal gibi bakakaldım.

“Merak etme daha seninle geçireceğimiz çok zamanımız var. Eğer tanışmamızı iste-” sözünü olduğu gibi kestim.

“Zamanını sana geri iade ederim. Benim seninle geçirecek bir dakikam dahi yok. Seni tanımıyorum sende beni tanımıyorsun. Tanımadığım bir canavarın evinde bir dakika dahi durmam.” Dedim.

Sakince elini ensesine getirip sıvazladı ardından elini pantolonunun cebine koydu. Bakışları tekrardan gözlerime değdiğinde konuşmaya başladı.

“Tanışalım o zaman. Ben Atakan Yal. Bundan sonra zamanının her dakikasını harcayacağın o adamım. Buna alış çünkü ben sana dakikalarımı vermeye çoktan alıştım.” dedi ve odadan çıkıp kapıyı kilitledi.

BÖLÜM SONU

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

31okunma 4beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 144

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıkaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikapsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18