3. bölüm · Çilek kokusu

BÖLÜM 3: SKANDAL VE SEVGİLİ OYUNU

Beritan Naz acar

Bodrum geceleri tüm ışıltısıyla devam ederken, Aslı ve Gonca yoğun geçen bir mesainin ardından otelin personel kumsalına yakın, popüler bir kulübe kafa dağıtmaya gittiler. Aslı, gündüz yaşanan gerginliği ve Burak’ın sinir bozucu laflarını arkasında bırakmak istiyordu.Ancak mekanın kalabalığı içinde işler planladığı gibi gitmedi. Alkollü ve ısrarcı bir adam, Aslı’yı rahatsız etmeye ve kolundan tutarak kendi masasına çekmeye çalıştı. Aslı’nın "Bırak kolumu!" demesine aldırış etmeyen adama karşı Aslı daha fazla dayanamadı. Masadaki bardağı kaptığı gibi adamın üzerine savurdu ve kulübün ortasında büyük bir arbede koptu.Tam o sırada, mekanın VIP kısmında kulübün sahibi ve arkadaşlarıyla eğlenen Burak olayı fark etti. Kızın başının dertte olduğunu görünce bir an bile düşünmeden kalabalığın arasına daldı ve adamı tek hamlede geriye itti. Olay iyice büyüdü; itiş kakış dışarıya, mekanın kapısına kadar taştı.Kötü haber ise kapıda bekliyordu: Magazin basını!Flaşlar ardı ardına patlamaya başladı. Gazeteciler, "Burak Mazharoğlu yine kulüp çıkışı kavgaya karıştı!", "Yanındaki gizemli kadın kim?" sorularıyla etraflarını sardı.Burak, ertesi gün gazete manşetlerinde yer alacak bir skandalın babası Nihat Bey’i çıldırtacağını ve tüm haklarının elinden alınacağını an an fark etti. Üstelik Burak’ın sosyetik ve kıskanç sevgilisi Çağla da tam o sırada mekana giriş yapıyordu ve patlayan flaşları görüp koşarak yanlarına geldi.Çağla, öfkeyle Aslı’yı göstererek bağırdı: "Burak! Kim bu kız? Yine ne işler çeviriyorsun sen?"Burak, köşeye sıkıştığı o birkaç saniyede aklına gelen ilk (ve en tehlikeli) yalanı ortaya attı. Çağla’yı tutup basının da duyabileceği bir sesle konuştu:"Sakin ol Çağla! Yanlış anlıyorsun. O kız benim değil... Volkan’ın sevgilisi!"Aslı duydukları karşısında donakaldı. "Ne?!" diyecek oldu ama Burak hemen Aslı’nın koluna girip fısıltıyla, "Sus ve oyuna uy, yoksa ikimiz de biteriz," diye gözdağı verdi.Olayın ertesi sabahı Mazharoğlu Otel’e bomba gibi düştü. Gazetelerde "Volkan Mazharoğlu’nun Gizli Aşkı" başlıkları atılmıştı. Volkan, magazin haberlerini gördüğünde neye uğradığını şaşırdı. Burak, durumu kurtarmak için hemen kuzeninin yanına koştu ve olayı anlattı: Babasının gazabından kaçmak ve Çağla’nın kriz çıkarmasını engellemek için bu yalanı söylemek zorunda kalmıştı.Volkan, hem ailesinin imajını korumak hem de Burak’ın başını daha büyük bir belaya sokmasını önlemek için istemeyerek de olsa bu planı kabul etti. Aslı ise bir yanda hayallerini süsleyen Volkan, diğer yanda nefret ettiği Burak ile kendini sahte bir sevgili oyununun tam ortasında buldu.Artık Aslı ve Volkan, herkesin gözü önünde sevgili taklidi yapmak zorundaydı. Fakat bu oyun, üçü arasındaki dengeleri ve gizli duyguları hiç beklenmedik bir yöne sürükleyecekti.

Kulübün önündeki magazin basını dağıldıktan ve Çağla ikna edildikten sonra, asıl büyük kriz otelin personel odasında patlak verdi.Aslı, odaya adım attığı an sinirden elleri titriyordu. Gonca şaşkınlıkla kapıyı kapatıp arkadaşının peşinden koştu."Aslı, sen ne yaptın? Yalan dünyada meşhur oldun! Tüm magazin sayfaları Volkan’la seni konuşuyor!""Ben bir şey yapmadım Gonca!" diye bağırdı Aslı, çaresizlikle ellerini yüzüne kapatarak. "O ukala züppe kendi başını kurtarmak için adımı ortaya attı! Üstelik... üstelik Volkan da bu yalanı kabul etti! Ben ne yapacağım şimdi?"Tam o sırada personel odasının kapısı tıklatıldı ve içeri Volkan girdi. Yüzünde mahcup ama bir o kadar da nazik bir ifade vardı."Aslı... Konuşabilir miyiz?"Gonca hemen ikisini yalnız bırakmak için dışarı çıktı. Volkan, Aslı’nın karşısında durup derin bir nefes aldı."Biliyorum, Burak senin başını çok büyük bir belaya soktu. O tamamen kendi sorumsuzluğu yüzünden bu saçma yalanı söyledi. Amcam haberi duysaydı Burak’ı otelden de aile şirketinden de silerdi. Çağla da ortalığı birbirine katacaktı.""Peki ya ben Volkan Bey?" dedi Aslı, gözlerinin içine bakarak. "Benim gururum ne olacak? Ben burada garsonluk yapıyorum, yarın insanların yüzüne nasıl bakacağım? Annem bu haberleri görse ne der?"Volkan, Aslı’nın ellerine doğru bir adım attı ama dokunmadı. "Haklısın, sonuna kadar haklısın. Ama senden ricam... Bir süreliğine bu oyunu oynamamız. Söz veriyorum, basının ve Çağla’nın dikkati üzerimizden çekildiği an bu işi sessizce halledeceğiz. Hem bu süre boyunca otelde hiç kimse sana bir çalışan gibi kötü davranamayacak. Seni korumama izin ver."Volkan’ın o yumuşak sesi ve korumacı tavrı Aslı’nın gardını biraz düşürdü. Zaten öteden beri ona karşı bir şeyler hissediyordu ama bu şekilde bir "sevgili oyunu" hayal ettiği en son şey bile değildi.Ertesi sabah otelde durum tam anlamıyla değişmişti. Aslı mutfağa girdiğinde, dün ona bağıran başaşçı bile son derece nazik bir dille konuşmaya başladı. Artık o sıradan bir mutfak elemanı değil, "patronun yeğeni Volkan Mazharoğlu’nun sevgilisi"ydi.Fakat bu durum Burak’ın hiç ama hiç hoşuna gitmiyordu.Planı kendisi kurmuştu ama Aslı ile Volkan’ı otel bahçesinde yan yana, el ele yürürken gördükçe göğsünde garip, tanımlayamadığı bir sıkışma hissediyordu. Volkan’ın Aslı’ya o nazik bakışları, Aslı’nın da Volkan’ın yanında kızarması Burak’ı deli etmeye yetiyordu.Burak, kumsaldaki barın arkasında dikilen Aslı’nın yanına yanaştı. Yüzünde her zamanki o alaycı tebessümünü takınmaya çalıştı."Nasıl gidiyor 'yenge' hanım? Halinden memnun gibisin. Kötü pastacıydın, iyi oyuncu çıktın."Aslı, elindeki bardağı sertçe tezgaha koydu ve Burak’a doğru eğildi. "Senin o kirli yalanların yüzünden bu haldeyiz Burak Bey. Sakın karşıma geçip alay etme. Çünkü bu oyunu bozan ilk kişi ben olursam, babanın karşısında ne hale geleceğini en iyi sen biliyorsun."Burak bir an kızın kararlı gözlerine bakakaldı. Aslı arkasını dönüp giderken Burak kendi kendine fısıldadı:"Neye bulaştım ben böyle..."

Aslı, tezgaha bıraktığı bardağın çınlamasını arkasında bırakıp hızla personel koridoruna yöneldi. Burak’ın lafları canını yakıyordu ama Volkan’ın yanındaki o huzurlu anlar zihnini kurcalamaya devam ediyordu.Aynı günün akşamı otelde büyük bir yaz partisi düzenlendi. Bodrum’un en gözde isimleri, sosyete basını ve otelin özel konukları havuz başındaki ışıklandırılmış alanda toplanmıştı.Aslı, Volkan’ın ısrarıyla bu geceye bir çalışan olarak değil, onun "sevgilisi" olarak katılmak zorundaydı. Gonca’nın yardımıyla hazırladığı uçuşan mavi elbisesi ve sade makyajıyla salona adım attığında, etraftaki bakışlar bir anda ona döndü.Volkan, Aslı’yı görünce gözlerindeki hayranlığı gizleyemedi. Hızla yanına gelip kolunu Aslı’ya uzattı:"Çok güzel olmuşsun Aslı. Hazır mısın?""Sanırım hiç değilim..." diye fısıldadı Aslı heyecanla. "Herkes bize bakıyor.""Merak etme, ben yanındayım," dedi Volkan güven veren bir sesle.İkili kalabalığın arasına karışıp davetlilerle sohbet etmeye başladığında, alanın diğer ucundaki Burak gözlerini Aslı’dan alamıyordu. O sade mavi elbisenin içinde Aslı, Burak’ın etrafında görmeye alışık olduğu yapmacık kadınların hepsinden farklı ve büyüleyici duruyordu. İçindeki o anlamsız huzursuzluk ve kıskançlık hissi giderek büyüyordu.Çağla ise Burak’ın koluna girmiş, gözlerini Aslı ile Volkan’ın üzerinden ayırmıyordu."Hala inanamıyorum Burak," dedi Çağla şüpheci bir sesle. "Volkan böyle sıradan bir kızla nasıl birlikte olur? Aralarında hiç o tutkulu enerji yok gibi."Burak, Çağla’nın bu şüphesini duyunca panikledi. Eğer Çağla inanmazsa olay babasına kadar giderdi. Bir şeyler yapması gerekiyordu."Yoo, gayet aşıklar," dedi Burak, sesindeki gerilimi saklamaya çalışarak. "Hatta bak, sana kanıtlayayım."Burak elindeki kadehi masaya bırakıp hızla Volkan ve Aslı’nın yanına yürüdü. Müziğin ritmi değişmiş, romantik bir dans parçası çalmaya başlamıştı."Volkan, sevgilini pistte dansa kaldırmayacak mısın?" dedi Burak alaycı bir gülüşle. "Basın da tam karşıda, harika bir kare olur."Volkan bir an tereddüt etse de oyunu sürdürmek için Aslı’nın elini tuttu ve piste doğru ilerlediler. Aslı, Volkan’ın ellerini omuzlarında hissettiğinde kalbi hızla çarpmaya başladı. Yıllardır uzaktan imrendiği adamla şimdi herkesin gözü önünde dans ediyordu.Fakat pistin kenarında onları izleyen Burak için bu görüntü çekilmez bir hal almıştı. Kendi kurduğu tuzağa kendisi düşmüş gibi hissediyordu. Karşısında duran kız, kafasına pasta döküldüğü gün ona bağıran o gururlu kızdı; ama şimdi başka bir adamın kollarında gülümsüyordu.Dansın ortasında müzik aniden durdu ve mikrofonu alan otel müdürü bir konuşma yapmaya başladı. O kargaşada Burak, Aslı’nın havuz kenarındaki tenhada durduğunu fark etti. Volkan bir iş insanıyla konuşmak için yanından ayrılmıştı.Burak fırsatı kaçırmadı ve Aslı’nın yanına yanaştı."Çok çabuk alıştın patron gelini rolüne," dedi Burak, sesi bu kez alaycı değil, garip bir şekilde gergindi.Aslı arkasını dönüp ters bir bakış attı. "Senin eserin Burak Bey. Sayende bu rolü oynamak zorundayım. Şimdi izin verirsen Volkan’ın yanına döneceğim."Aslı tam adım atacakken Burak aniden kolundan tutarak onu durdurdu. İkisi ilk kez bu kadar yakın, göz göze geldiler."Ya bu bir oyun değilse?" diye fısıldadı Burak, gözlerinin içine bakarak. "Ya Volkan gerçekten senden hoşlanmaya başladıysa?"Aslı, Burak’ın elini hızla çekip kurtardı. "Bu seni hiç ilgilendirmez!"İkisi arasındaki gerilim havuz kenarında adeta kıvılcım saçarken, biraz ötede duran Çağla’nın gözleri ikisinin üzerindeydi. Şüphe tohumları çoktan ekilmişti ve Bodrum gecesi henüz bitmemişti.
Çağla’nın şüphe dolu bakışları üzerlerinde süzülürken, Aslı’nın aklı sadece Bodrum’daki bu sahte oyunla değil, İstanbul’daki annesi Emine Hanım’dan gelen sevindirici ama detaylarını tam bilmediği bir haberle de meşguldü.İstanbul’da ev sahibiyle sorun yaşayan ve kirayı ödemekte zorlanan Emine Hanım, tam da bu çaresiz anında büyük bir şans eseri İstanbul'daki varlıklı bir ailenin malikanesinde özel aşçı olarak iş bulmuştu. Üstelik iş verenler öyle bonkör ve düşünceli davranmıştı ki, sadece mutfağın başına geçmekle kalmayıp malikanenin geniş bahçesindeki sevimli müştemilata taşınmasına da izin vermişlerdi.Aslı, telefonda Gonca’yla konuşurken bu habere mutluluktan havalara uçarak sevindi."Gonca, duyduklarına inanmayacaksın!" dedi Aslı heyecanla. "Annem harika bir ailenin yanında özel aşçı olarak iş bulmuş. Üstelik evin bahçesindeki müştemilatı da anneme vermişler. Bodrum’dan dönünce artık kiralarda sürünmeyeceğiz, ben de annemin yanında o güzel evde yaşayacağım!""Çok sevindim Aslı," dedi Gonca gülümseyerek. "En azından İstanbul’a dönünce kafanızı sokacak huzurlu bir yeriniz olacak."Aslı, annesinin yanında çalışmaya başladığı bu "zengin ve iyi kalpli ailenin" aslında Bodrum’da hayatını zindana çeviren Burak Mazharoğlu’nun ailesi olduğundan; taşınacağı o müştemilatın da Mazharoğlu Malikanesi’nin bahçesinde yer aldığından tamamen habersizdi.Bodrum’daki partinin ertesi günü, Çağla’nın şüpheleri iyice tırmandı. Burak ile Aslı arasındaki o havuz başındaki gerilimi ve elektriklenmeyi fark eden Çağla, Volkan’ı köşeye sıkıştırdı."Volkan, bana doğruyu söyle," dedi Çağla, kollarını kavuşturup gözlerini Volkan’a dikerek. "Aslı ile senin aranda gerçekten bir şey var mı? Yoksa Burak yine bir pisliğini kapatmak için senin arkanıza mı saklanıyor?"Volkan bir an duraksadı. Aslı’ya duyduğu gerçek hisler ile Burak’a verdiği söz arasında kaldı. "Çağla, bizim ilişkimiz hakkında şüphe duyman çok anlamsız. Aslı benim için çok özel biri," diyerek durumu geçiştirmeye çalışsa da Çağla ikna olmamıştı.Günün ilerleyen saatlerinde Burak, otelin sahilinde tek başına yürüyen Aslı’yı gördü. Yanına adımlarken yüzünde o alışıldık kibirli gülüşü vardı ama gözlerinde derin bir karmaşa okunuyordu."Nasıl gidiyor 'yenge' hanım?" dedi Burak, Aslı’nın tam yanında durarak. "Volkan’ın sevgilisi rolüne iyice alıştın bakıyorum. Bodrum bitince ne yapacaksın, İstanbul'a dönüp o çilekli pastaları yapmaya devam mı?"Aslı adımlarını durdurup Burak’a döndü. Gözlerindeki gururlu ifade bir milim bile gerilememişti."Sana hesap verecek değilim Burak Bey," dedi Aslı, başını dik tutarak. "Senin o kibirli dünyan ve zorla beni soktuğun bu sahte oyun Bodrum’da kalacak. İstanbul’a döndüğümde annemle birlikte tutunduğumuz o yeni, huzurlu evimizde kendi rızkımın peşinde koşacağım. Ne senin parana ne de senin yalanlarına ihtiyacım var."Burak, kızın bu kendinden emin ve dik duruşu karşısında bir kez daha duraksadı. Karşısında parasından, gücünden ya da soyadından etkilenmeyen tek kadın duruyordu.Aslı arkasını dönüp giderken, Burak onun arkasından bakıp iç çekti. İkisi de İstanbul’a döndüklerinde aynı malikanenin bahçesinde, aynı çatının altında karşı karşıya geleceklerini ve kaderin onlara nasıl bir sürpriz hazırladığını henüz bilmiyordu.